Sayfalar

12 Mart 2012 Pazartesi

DURU BANA KÜSMÜŞ :(

Cumartesi akşamı Duruşu aldık manzarasını çok beğendiğim Florya'da ki sosyal tesislere gidelim dedik. Duru daha yoldayken uyudu ve eve dönene kadarda hep uyudu:(
Pazar sabahı ise salona yeni duvar ünitesi geleceğinden elektrik tesisatı için yine duvarlar kırılacağından Duru'yu anneanneye bıraktık. Tabi yine çok ağladı peşimizden ama odası kırdığımızda Duruşun tüm tozu toprağı diğer odalara taşıması gibi bir tecrübe yaşadığımızdan busefer Duru 1-2 gün evden uzaklaştırma cezasını haketti:)
Gün içinde kaç defa aradıysam benle konuşmak istemedi. Akşam en son aradığımda yine istemedi anneme çok özledim zorlada konuşayım dedim. Ama Duru yinede konuşmadı benimle:( Telefon kapandıktan sonra annem neden annenle konuşmuyorsun diye Duruya sorduğunda buyrun şaşırtıcı yanıt;

- Deviçe küstüm o beni bılaktı eve gitti......

10 Mart 2012 Cumartesi

DURUCUĞA SÜRPRİZ

Evet kuzucuğuma oda siparişi verdik ve yaklaşık 1 aydır beklemedeyiz. Mart ortası gibi gelecek odamız bir aksilik olmazsa.
İkeadan çok güzel lambalar aldık bide şirin şirin biblolar merakla bekliyorum oda gelince nasıl olacak diye. Lambalar için duvarlar kırıldı ve lambalar özenle takıldı. Hazır Kuzucuğun odası tadilata girmişken tüm evi boyatalım dedik ve boyatıyoruz. Evin perişanlığını gören Duru her gelene duvarları gösterip ''baaaak imail kııııdı'' (bak İsmail kırdı) deyip duruyor panik panik. Hele ilk gördüğü gün ben işten gelir gelmez elimden tutup '' anne bak kıııldı '' dedi ağlamaklı. Nekadar seviyormuş odasını öğle.
Herşey geldikten sonra Duru bir iki gün anneannede kalsın ve biz herşeyini yerleştirdikten sonra ona sürpriz yapalım diyoruz. Zaten meleğim artık beşiğine sığmaz olmuştu. Benim gibi döne döne yatan kuzum yatağında hiç rahat değildi. Eeee artık zamanı gelmişti. Şimdi o çok sevdiği odasını daha bi sevecek kuzucuk.

9 Mart 2012 Cuma

Aadıma, Buunuma, Dırtıma.....

Duru doktor abla nerene baktı (dr ablamızda 45-50 yaşlarında);
aadıma,
Buunuma,
Badakıma bideeee
Dırtıma :) :)

ÇALIŞMAMAK EN DOĞRUSU MU ACEP....

Üzerimde büyük bir sıkıntı var son 2 aydır uğraştığım ama bir türlü neticeye vardıramadığım. Şu iş mevzu yine uğraştığım. Ne yapacağım bilemiyorum nasıl çıkacağım içinden. Baban çık evde otur artık Duru ile senin ilgilenmeni istiyorum deyip dururken, ben bu genç yaşımda istemiş olduğum kariyerin doruklarına çıkmışken neden bırakayım. Anlatamıyorum hiç kimseye kendimi yada herkes anlamak istemiyor. Bir şeyleri inşa edip ansızın yıkmak kolay mı? Emeğe saygı diye birşey olmalı değil mi?
Duru hiç bilmediğimiz kişilerin elinde değil ki akşama kadar diyorum. Yok anlatamıyorum. Hem orada çok mutlusun. Tek eksi anneanneye çok bağlandın ben tekrar işe döndükten sonra. Akşamları anneanne gelsin diye ağlıyorsun ki bu geçici bir durum bunu farkındayım. Sana hiç tanımadığımız biri baksa bile bu durumdaki tek çocuk sen değilsin ki yavrum. Ayrıca gelecek seneye kreşe gideceksin ben neyapacağım bu sürede. Ama yok çık iştende çık işten diyenler bitmiyor. Ben 16 yaşımdan beri çalışıyorum. Üniversiteyi de okurken bir yandan çalışıyordum evde yapamam. Seninle sıkılır mıyım asla güzeller güzelim. Seneye sen kreşe ben evde baban ve seni mi bekleyeyim akşama kadar. Yapım buna uygun değil. Hadi 2 yıl ingilizce kursu diyorum ya sonra. Bu sefer depresif takılıcam baban tamam hadi git çalış dediğinde yapmış olduğum bu başarı için tekrar mı uğraşayım. Bir beş yıl yeniden mi?
Oofff çok yorgun hissediyorum kendimi. 2 aydır aynı şeyleri duymaktan sıkıldım. Bakalım çalışma savaşımın sonu nereye varacak:(

28 Şubat 2012 Salı

BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM......

Bende bugün doğdum. Her geçen yıl biraz daha yaşlanmıyorum ben işte. Durucukla biraz daha büyüyoruz sadece. İyi ki doğmuşum ve iyiki Durucuğun annesi olmuşum. Akşama dermi mi acaba iyiki doğdun annecim diye?? Sabırsızlıkla bekliyorum akşamı......

20 Şubat 2012 Pazartesi

E BUSEFERDE BEN

2012 okadar hızlı geldiki dönüp baktığımda yaşadıklarıma şaşıyorum desem inanırmısınız. ocak 30 da istifa ettim. İki hafta evde kaldıktan sonra tekrar aynı işyerine eski görevimle başladım. Neden çıktım; çok sinirlendirdiler beni, büyük bir haksızlık yaptılar bende kabul etmedim ve ayrımdım haklı olarak ama uzun sürmedi iki hafta içerisinde bolca çağırdılar ve iki hafta sonra bende kabul ettim. İnşallah hayırlısı budur hakkımda ve onu yapmışımdır.
Tabi bu süre zarfında olan yine Duruşa oldu. Çok mutluydu ben evdeyken sabah kalkıp beni yanında gördüğünde 'aaa anne buda' diyordu. Ahh be kızım ne çok üzüyorum seni her bırakıp gittiğimde. Ama maalesef hayat böyle artık. Kaliteli bir eğitim sana hazırlayabilmem için bu şart güzel yavrum.
Benim canım babacım tek başına çalışarak biz dört kardeşinde eğitimini sağladı şimdi düşünüyorumda ne çok şey yapmış. Bu bir gerçekmiş anne baba olmadan bu pencereden bakamıyor insan. Şuan bu kararımı baban onaylamıyor olsada ben bunu yapmak zorundayım ve yapmaya devam edicem. Gurur duymak tek taraflı olmuyor güzel kızım benim senden duyduğum gururu sende benim için duyabilmen için elimden geleni yapacağımı bilmeni isterim. Seni okadar seviyorumki güzel kızım bunu seni bazen severken yağtığım taşkınlıklarla, yüzündeki ya noluyoruz ifadeleriyle belli ediyorsun zaten :)
Dedimya herşey çok hızlı gelişiyor diğer şey ise 2007 den beri sırtımızda olan bir yükten kurtuldum. Bakalım daha neler bekliyor bizi Allahım ne verirsen hayırlısını ver güzel rabbim.
şimdilik sevgilerle...

EN TATLI ANILARIMIZ 1

Artık en şirin hallerimizi numaralandırmaya karar verdim. Bunlara dönüp dönüp okuyayım diye. Çünkü bazı hareketlerini her anımsadığımda yüzümde engel olamadığım tebessüm oluyor. İşte bunlar;
Geçen yaz Duruş elinde tahta maşayı yine mutfaktan almış tüm gücü ile ayırmaya çalışıyorken yakaladım yine. Diyalog şöyle;
Anne: Duru o öğlemi yapılır,
Duru: başlar saçını düzeltmeye (Saç maşası sanıp saçlarını düzeltmeye kalkar)
Başka bir gün;
Anneanne evi temizlemeye koyulmuştur. Duru ortalıkta yok ses solukta çıkmamaktadır. Anneanne merak eder başlar aramaya, bide ne görsün Duru dayısının odasında köşeye saklanmış ayakkabı boyası ile oje sürmektedir.
Bu da başka;
Anne bir bakar Duru yine yok banyoya giden anne ne görsün; Babasının mak3'ünü alan Duruş cadısı tıraş olmaya çalışıyor.