29 Eylül 2010 Çarşamba
Veeeee Babamız Evde
Evet eşimin kontrolü iyi geçmiş şuan evde. Film çekilmedi şimdilik gerek yok 2 hafta sonra film için tekrar gidilecek. Bakalım. Allah tüm hastaların yardımcısı olsun bizimde beraber. Kızım artık babasıyla. Çok mutluyum çok :)
27 Eylül 2010 Pazartesi
9.AYINDA DURU
Herkese iyi haftalar... Babamızı gördük ve pazar günü kızımla evimize döndük. Kuzucum cuma gününden beri hastaydı. Ateş yok ama kuru öksürük çok fena. Seside farklı çıkıyor bide burnumuz tıkalı. Buyüzden dün doktora gittik. Doktor teyzemiz bi güzel muayene etti ve üşütmüş dedi. Gitmişken 9.ay kontrolümüzde yapıldı. Maşallah Bebeğiniz çok sağlıklı dedi.
Gelişimi gayet iyi 9,5 kilo 75 cm. Diş geç çıkabilir endişelenmeyin emekleme sorununada cuma günü kalçalarına film çekelim dedi. İnşallah iyi çıkar dua ediyorum. Doktor teyzemiz kızıma bayıldı bol bol öptü. Çok güzel bi bebek deyip durdu. (bunu duymak hoşuma gidiyor :) ama önce sağlık tabi) Buarada doktorumuzuda değiştirdik. Diğeri hiç gülmüyor çok ciddi kızım doktorunu sevsin istiyorum.
Şirinliklerini yapmaya devam ediyor. Duru'yla hergün büyümek dünyanın en güzel şeyi. Onun masum bakışarı kadar şu dünyada daha güzel ne olabilir ki...Bana çok düşkün beni her gördüğünde kucağıma oturup kalkmıyor oyun oynadığında da bir eliyle beni tutuyor. Kızımın sürekli terk edilme duygusunu yaşamasını istemiyorum ama sanki Duru'da bu var. Babasına çok düşkündü şuanda onu görmüyor olması mı bana bukadar bağladı bilmiyorum babasını da unutmuş tanımıyor. Yarın eşimin kontrolü var İnşallah evimize döner. Allah tüm hastalara şifa versin eşimede beraber. Herkese iyi akşamlar ben kızıma gidiyorum.
Gelişimi gayet iyi 9,5 kilo 75 cm. Diş geç çıkabilir endişelenmeyin emekleme sorununada cuma günü kalçalarına film çekelim dedi. İnşallah iyi çıkar dua ediyorum. Doktor teyzemiz kızıma bayıldı bol bol öptü. Çok güzel bi bebek deyip durdu. (bunu duymak hoşuma gidiyor :) ama önce sağlık tabi) Buarada doktorumuzuda değiştirdik. Diğeri hiç gülmüyor çok ciddi kızım doktorunu sevsin istiyorum.
Şirinliklerini yapmaya devam ediyor. Duru'yla hergün büyümek dünyanın en güzel şeyi. Onun masum bakışarı kadar şu dünyada daha güzel ne olabilir ki...Bana çok düşkün beni her gördüğünde kucağıma oturup kalkmıyor oyun oynadığında da bir eliyle beni tutuyor. Kızımın sürekli terk edilme duygusunu yaşamasını istemiyorum ama sanki Duru'da bu var. Babasına çok düşkündü şuanda onu görmüyor olması mı bana bukadar bağladı bilmiyorum babasını da unutmuş tanımıyor. Yarın eşimin kontrolü var İnşallah evimize döner. Allah tüm hastalara şifa versin eşimede beraber. Herkese iyi akşamlar ben kızıma gidiyorum.
24 Eylül 2010 Cuma
NEREDEN BAŞLASAM....
Merhabalar... okadar birikmiş ki içimdeki herşey neye nereden başlayacağımı bilemiyorum. Eşim pazartesi günü hastaneden çıktı şimdi ablasında yatıyor. Karşıda Ataşehirde. ilk ameliyattan 9 gün sonra tekrar kalçadan ameliyat oldu. Kemik kaymış herşey silbaştan alındı. Şimdi bakalım 29 eylül ilk randevu inşallah bir aksilik çıkmaz. Eşim tekrar eski sağlığına kavuşsun. Buarada son ameliyat şansımızı kulandık tekrar aynı problem olursa protez kalça takılacak. 17 eylülde evlilik yıldönümüz idi hastanede kutladık daha sonra resimleri eklerim. Ayrıca 17 eylülde kızım 9 ayını doldurdu. Onunlada ilgilenemiyorum pek fazla yavrum benim affet beni. 5 gün görmedim onu annem alıp eve döndü. Şimdi beni gördüğünde kucağımdan inmiyor tekrar bırakacağımı sanıyor. gelişimine gelince;
9 ayı doldurduk hala diş ve emekleme yok. Ama yürüteçte baya ilerliyor. şimdilerde bitti diyor dün ilk kez teyze dedi. oyun oynayınca tey tey diyor. Birisinin onu öpmesini istemediğinde burun kıvırıyor. Şirinlikte üstüne yok ama. Tlf çaldığında işaret parmağıyla düğme arıyor ki açılsın. maşallah zamane çocukları gerçekten zekiler. En sevdiği oyuncağı benim telefonum. Elinden aldığımda kıyameti koparıyor. Buarada kuru öksürük var neyapıcam bilmiyorum.
Bugün kızımla babamıza gideceğiz. Bayramda bayramlıklarımızı giyemedik ilk bayramımız buruk ve birbirimizden ayrı geçti inşallah birdaha böyle bayram yaşamayız. Pazartesi babamız hastaneden çıkınca bayramlıklarımızı giyip karşıladık babamızı. Yalnız ya unutmuş babayı yada bandajlı olduğundan korkup yaklaşmıyor. Şimdilik bizden bukadar duaya çok ihtiyacımız var lütfen dua edin bizim için.
NOT: Canım kızım yıllar sonra bu blogu okuduğunda üzülmeni hiç istemiyorum ama malesef bunlar yaşayacaklarımızmış. İnsallah bu üzücü olayarı birdaha yaşamayız e sen hep keyif alarak okursun yaşadıklarımızı. İkinizide çok ama çok seviyoru melek kızım benim....
10 Eylül 2010 Cuma
KAZA.....:(
Eşim kaza yaptı. Şuan hastanede yatıyor. Sol omuz ve sol kalça kemiği kırık. pazartesi saat 16 sularında oldu. kızımı görmeye geldim tekrar çıkıyorum. Duru babasını özlemiş ama göremiyor. durmadan baba del del diyor. lütfen dua edin...
3 Eylül 2010 Cuma
BLOG DOSTLARIM BUDA SİZLERE VE TÜM ANNELERE...

ANNE OLMASAYDIM EĞER...Ben anne olmasaydım eğer... Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bil...meyecektim.
Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.
Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.
Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.
Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım. Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)