Sayfalar

14 Eylül 2011 Çarşamba

GÜZEL BİR TATİLİN ARDINDAN..........

Çoook güzel bir tatil geçirdik ve yuvamıza döndük pazar günü sabaha karşı.
Yolda giderken kuzucuk akşam 10 gibi uyudu sabah 7 ye kadar arada ufak mızıldamalar oldu tabi. Yolculuk beklediğimin çok üstünde geçti.
Otelimiz ilk yılında olduğundan her yer ışıl ışıldı. Temiz ve yeniydi her şey.
Duru tatil boyunca oteldeki çocuk parkının yüzüne bakmadı . Havuz ve deniz arasında mekik dokuyup durduk. Hava değişikliği yaradı kuzucuğuma, iştahı açıldı hatta tuvaletini bile söylüyordu orda ki istanbula döndüğümüzden beri söylemiyor yine.
Bizde eşimle balayımızdan beri bu kadar uzun tatil yapamamanın acısını çıkarttık desem yeridir. Çok güzel bir tatil daha böyle sona erdi.
Tatille ilgili diğer resimler bir sonraki postta........

2 Eylül 2011 Cuma

TATİL SIRASI BİZDE...




Bayram tatilimizle birleştirdiğimiz yıllık iznimiz sonunda başladı. Rezervasyonlarımız yaptırıldı sıra bavul hazırlamaya geçti.

İstikamet Antalya-Kemer. Duru doğduğundan buyana bu en uzun yolculuğumuz olucak Allah nasip ederse.Umarım yolda çok sıkılmaz kuzucuğumuz.

Otel Duruşa göre seçildi tabii tanıtımdaki herşey aynen karşımıza çıkarsa:))

Gelişmeler döndükten sonra.....









Not: Resim googleden alıntıdır.





GECİKMELİ OLARAK HERKESİN BAYRAMI KUTLU OLSUN.....



Geç oldu ama tüm İslam aleminin bayramı kutlu olsun. Bir ramazan ayını daha geride bıraktık:((
Güzel olan herşey nekadarda çabuk bitiyor. Şüphesiz ramazanın getirdiği huzur, bereket ve hoşgörüyle insan ne kadarda mutlu başlıyor her güne. Oysa ramazan başlamadan eminim bir çoğumuzu sarmıştı yazın oruç tutamama korkusu. Hiçte zor olmadı şükürler olsun 2 gece sahura kalkamamış olmama rağmen.
Çalışıyor olmam iftara misafir almama engel olmadı buyılda şükürler olsun. Koşturmacayla ama yüzümüzde hep bir tebessümle geçti ramazan.
Duru da maşallah Mukabeleye gittiğinden anneanneyle ellerini açıp hoca ablasının taklitini yapması, parmakları ile tesbih çekmesi görülmeye değer. Bizimle namaz kılışı ve sofrada ve her ezan okuduğunda dua edip amin demeside hepsinden güzel.
11 Ayın Sultanı 11 ay daha sana hasret kalıcaz. Rabbim tüm herkese Daha nice Mutlu bayramlar nasip etsin. HERKESİN BAYRAMI KUTLU OLSUN..........

18 Ağustos 2011 Perşembe

20.AYINDA DURU ECRİN

İhmal ettim uzun süredir bloğumu bu sefer tembellik değil tamamen teknik :) Binamızda elektrik tesisatı değişimi oldu ve yüksek wolt nedeniyle olan benim bilgisayara oldu:( İşyerinde yoğunluktan dolayı baktım ve çıktım bazen yorum bile yazamıyordum.
Gelelim Duru'ya.

Öyle aman aman iştah problemi yaşamadık ama şu böbrek taşından sonra malesef bizde artık iştahsızlık yaşıyoruz. Çokta kilo verdik uzun süredir tartılmıyoruz bu nedenle kilosunu bilmiyorum. Yemekte de ayrım yapmıyorum eskisi gibi, evde ne pişerse Duru da ordan karnını doyuruyor.

Şu günlerde kendi yemeğini kendisi yemek, yolda kimsenin elinden tutmadan yürümek, dışarıdan içeriye girerken bana el sallayıp sen git ben daha burdayım der gibi özgürlüğünü ilan etmek ister tarzında hareketleri çok sergilemeye başladı. Ama henüz çabuk vazgeçirilebiliniyor.

Kendisini süslemeyi çok seviyor. Çok bakımlı olcak bu kız galiba:)

Şarkı söylüyor bağıra bağıra. Bizde alkışla tempo tutmak zorundayız !

Kelimeler iyi sayılır. Kişileri isimleri ile çağırmaya başladı.

Oyuncakları ile oynamayı pek sevemedi bugüne kadar halada aynı. Mutfaktaki tencere kaşık çatal gibi eşyalar daha cazip geliyor.

Kitapları çok seviyor. Yazı yazmaya bayılıyor. Parmak boyası ve sulu boyaya başlamadık henüz, bu ay başlamak istiyorum.

Bu aydan itibaren odasını ayırdık. İlk gece ona haksızlık yapıyormuşum gibi hissettim. Gece ağlayarak geldi yatağımıza. Şimdilerde bir bakıyorum saçımı çekiyor biri, gözümü açıyorum Duru. Alışacağız yalnız uyumaya umutla bekliyorum.

Bu aydan itiren herkesi taklit etmeye başladı. Benim söylediğim bazı kelimeleri aynı vurguyla söylüyor:))
Kıyafetlerimiz yada aksesurlarımız hoşuna gittiğinde çıkartmamızı ve kendisine giydirmemizi istiyor. Kız çocuklarındaki özenti sinyallerini vermeye başladı gibi:))

Tuvalet eğitimine sıkı sıkıya başlamadık henüz ama bezinden çok şikayetçi. Bezine çiş diyor ve çıkarayım diye ağlıyor. Tuvaletini yapmadan önce söylemiyor, yapıyorken biz sorduğumuzda ne yapıyorsub Duru diye ''çiş'' diyebiliyor bunuda bir gelişme olarak kabul etmek istiyorum:))
Öğretmek istediğim şeyleri sayılar hayvanlar gibi şeyleri henüz öğretemedim:(( ama uygulamada gördüğü şeyi hiç zorlanmadan yapıyor.

Şimdilik kuzucukla ilgili aklıma gelenler bunlar. Sevgiyle kalın....





-


17 Ağustos 2011 Çarşamba

20 AYLIK OLDUK BİZ

20 Ayımızı doldurduk. 2. yaşımıza hızla ilerliyoruz. yada 20 ay evvel bugün.......
Hayatımız şüphesiz en güzel günü......

Özentimi kıskançlıkmı çıkaramadım!


Geçen hafta arkadaşımıza gittik. 7 aylık bir bebişi var onunda. Duru orada özenti mi kıskançlık mı bilmem yürüteçten inmedi bir türlü. Onunla kalsa yine iyi bebişin pusetine girip anne eeee deyip orada uyudu, bebişin biberon ve emziyinede el koydu.
En feciside bebişin karnına oturayım diye ağlamasıydı :(



çok değişmemiş dimi...


Bana sadece saçları ve boyu uzamış gibi geldi. Değişmeyen en büyük özellik ise hala çok tatlı oluşu:)

Duru Ecrin Emirganda...

Resimlere bakınca insanın içi açılıyor.
Ah emirgan bu kadar güzel olmak zorunda mısın. İçine girer girmez duyulan o yoğun çiçek kokusunu hiç bir şeye değişmem.
İstanbul'da tüm çocukluğum geçmesine rağmen hiç boğaz turuna gidemeyen ben bu yıl sonunda gittim:))
En son üniversite yıllarında gittiğim emirgan güzelliğinin tamamını saklamış kendine.
Duru da ordan oraya koştu durdu. Çok sevdiğinden hiç şüphem yok annesi gibi. Güzel kokan her şeyi oda benim gibi çok seviyor.



ilk örüyümüz


Her kız annesi hayal eder mi acaba benim gibi. Ah kızımın ipek saçları uzasa da şekilden şekle soksam diye.
Ben çok sabırsızdım ve minnacıkken kuzumun saçları başladım örmeye. Hadi saçlarını örelim kızım dediğimde yumuluyor kucağıma.
Umarım bıktırmam kuzuyu ben henüz bıkacak gibi değilim.

Koca Yaz Geçti Geçiyor


Koca yaz geçti geçiyor. Ramazana kadar dolu dolu geçen yazımız şimdilerde misafir ağırlamakla, iftarlara yetişmekle geçiyor.
Yazımız nasıl mı geçiyor Yine bol bol denize girdik ve denizi çok seviyoruz. Ayaklar çürüyene dek sudan çıkmıyoruz. Hafta sonu deniz hafta içi anneannenin itinayla doldurduğu çakma havuz:)
Parklara ve sokağa alışan Duru'yu kışın nasıl zapt edeceğime dair hiç bir fikrim yok.
Yaz mevsimi pikniksiz olmaz tabi diyerek bir kaç defada piknik tabi.
Çimlere alışması zor olan Duru hala tam anlamıyla alışamadı. Yalın ayak basmıyor hala. Tatilimizde bayram sonrasına inşallah. Geçen yıl yıllık iznim kaza nedeniyle hastanede geçmişti. Güzel bi tatili hakettiğimi düşünüyorum dimi ama........

27 Temmuz 2011 Çarşamba

UĞUR'UM DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN......



DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN CANIM KARDEŞİM. BİRLİKTE DAHA NİCE SAĞLIKLI YILLARA.....

SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM.... DURUNUN YAKIŞIKLI DADİSİ.........

1 Temmuz 2011 Cuma

1,5 YAŞ KONTROLÜ

Sonunda dün itibariyle aşıları yapıldı minnoşun. 2 haftadır böbrekler için kullandığı antibiyotikler nedeniyle aşıları yapılamıyordu. İlaçlara ara verildi ve doktorumuz bu arada hemen aşılarını yapın çıksın aradan dedi. Aşıları yapıldı kuzucuğun. Çoook ağlamanın ardından. Zaten doktorunu görünce başlıyo mızıldamaya. Sevmek için bile dokunduğunda kıyamet kopuyor.
Gelişimi çoook iyi değil malesef. Sadece iyi. kilosu 11 boyu ise 82 cm. Böbreğindeki taş gelişimini engelliyo olabilir dedi doktorumuz:(
Sosyal gelişimi gayet iyi. Hala dans etmek en sevdiği aktivite. Kitaplarla arası çok iyi. Koyup dizine başlıyo okumaya. çocuklara kaades, küçük çocuk gördüğünde bebe kaades, hayvan gördüğünde havhav diyerek geçiyor. Atmasyon yok sahi sahi okumaya çalışıyor. Sonra yırtıyor ama parçaları tek tek elime veriyor. Yırtmaması gerektiğini biliyor çünkü yırtarken gözlerimin içine bakıyor.
Şu sıralar en çok söylediği kelime ''al mını'' al bunu yani. Birşeyle oynamaktan sıkıldığında mutlaka elindeki şeyi biz ondan almalıyız. Yere asla atmaz. Dağınıklığa tahammülü yok. Babası kılıklı:))
Ben eve gittiğimde kimsenin benle konuşmasına izin vermiyor. Biri bişey söyleyecek olsa işaret parmağı havada Bi dakka diyerek uyarıyor . Paylaşamıyor beni. Ben bu durumdan çok mutluyum. Çoğu kelime çok düzgün ağzından çıkıyor. Bazen bir kelimeyi söylüyor bir kaç defa ama daha sonra unutuyor galiba tekrarlamıyo çünkü. Sayıları karman çorman sayıyor.
Aklıma gelenler şimdilik bunlar. Şu sıralar en çok istediğim şey Şu böbrek taşından kurtulmak. Bunun için dua edin. Sevgiler........

30 Haziran 2011 Perşembe

26.06.11 SELİMİYE'DEN BİR MELEK GEÇTİ....





Pazar günü Güzeller güzeli Selimiye camisini ziyaret ettik güzel kızımla. Oranın güzelliği Duruyuda sarmıştı adeta. Okadar mutluydu ki hergün saat 12 de uyuyan Duru öğlen uykusu geçmesine rağmen sesini çıkarmadı. Yolda hiç ama hiç rahatsızlık vermedi. Duru ile kocaeliden sonra Edirne 2. şehirdışı ziyaretimiz oldu.


Mimar Sinan'ın yapılarına hayran biri olarak Selimiyeden sonra hayranlığım iki katına çıktı.


















oraya kadar gitmişken Mericin kenarında keyifle çay yudumlamamak olur mu?

28 Haziran 2011 Salı

ŞİMDİDEN BÖBREK TAŞI :((

Günlerce geçmeyen ateşin sebebi, bacaklarını karnına çekerek ağlamalarının sebebi, küçük tualetini yaparken bile kendini sıkmanın sebebi hepsi, hepsinin sebebi daha 18 aylıkken böbreklerine yerleşen taşmıymış. Evet malesef :((
Ah be yavrum ben böbrek kumunun ağrısına dayanamıyorken sen taşın ağrısına nasıl dayanıyorsun. Çok üzgünüm çok. Rabbim bu güzel günde sana acil şifalar versin sana ve şifaya muhtaç herkese. Miraç kandilin mübarek olsun güzeller güzeli kızım.....

24 Haziran 2011 Cuma

Akşama annem işten çabuk gelsin ''AMİN''

Dün itibariyle kızımın yaptığı dua imiş bu. Anneannesi Duru'nun annesi akşama çabuk gelsin diyince Duruda amin yapıyo o minicik elleriyle. Bitanem benim.
Varlığı ile hergün tüm benliğime ayrı bir güzellik katan güzel meleğim. İyiki varsın.....

21 Haziran 2011 Salı

ŞU YAZDA NE KADAR NAZ YAPTI EH HADİ GEL ÖZLEDİK!

Hiç bu kadar özlediğimi hatırlamam yazın gelmesini. Bu yıl bir başka özledim. Bundan önce çocuk yoktu rüzgar soğuk etkilemiyorduda planlarımızı ondan mı acaba.
Mübarek ramazan yaza denk geleceğinden suyunu çıkarırcasına değerlendirmek istiyorum yaza ait tüm hafta sonlarını. Her hafta gezi planlarımıza bir yenisi ekleniyor ama havalardan biz her hafta sonu yerimizde sayıyoruz.
Geçen hafta sonu kıyıköye gidilmek üzere planlar yapıldı kamp yapacaktık lakin yağmurlu gösteren hava durumuna inat (ki bizde hava durumuna göre hareket ettik) hava müthişti. Durunun beklenmeyen ateşiyle birleşince bir hafta sonumuz yine evimizde geçti. Hadi artık açalım deniz sezonunu.....

ANNE BEBE KAADES!!!!

Bu da nedemek oluyor demeyin. Durunun bir haftadır ağzından çıkan tekşey. Üst komşumuz doğum yapınca haftada bir bebek görür olduk ve Duruda minik Ece'ye bayılıyor. Bebe kaadese bu kadar bağlı olduğunu gören ve çoook çocuk sahibi olmak isteyen babası alıştırmış olsa gerekki Duru ne istiyosun dediğimizde ''BEBE KAADES'' Duru bebek kardeşmi istiyorsun diye sorduğumuzda başıyla onaylayarak ''hı hııı'' diyor. Beni görür görmez ilk söylediği şey. Bunlar da yetmezmiş gibi emmediği halde Göğüslerime dokunmaya bayılan Duru şu aralar göğüslerimi gösterip anne kaades kaades deyip duruyor.
Bunuda ulu orta heryerde meme isteyince kızım onlar senin deyil artık kardeşinin olcak diyen babasını nasıl dikkatle dinlediyse günler sonra hatırlayıp bunu bana tekrarlamasıda ayrı bir enteresanlık.
Neyse canıım kızım bu konuda malesef çok üzüleceksin. Çünkü sen annene yetiyorsun. İkinci bir kardeşi düşünmüyorum enazından sen 5 yaşına gelinceğe kadar. Sonrasınada Allah Kerim.
Kuzucuğumu daha şimdiden bebek fikrine alıştıranlara duyurulur......

1.5 OLDU MU? VALLA OLDU:))

17.O6.2011 tarihi itibariyle 18.ayımızı geride bıraktık. Kuzucuğumun hayatımıza girmesiyle zamanı farkına varamadan geçiyor. Şu kırk dedikleri şey nezaman bitecek dediğim günler daha dün gibi....
Çok mutlu giremedik 1.5 yaşımıza. Cuma gecesi 1 haftadır süren griple beraber anicden yükselen ateş ve gece kendimizi hastaneye attık. Grip diye düşünüyordum ama değilmiş ateşin sebebi. İdrar yolları iltiyabıymış.
En son geçen sene mayısta cereyan etmişti bu sefer daha feciydi. Ateşimiz oldukça yüksek ve Huysuzluğumuzda tavan yapmıştı. Cuma geç saatte döndük ve c.tesi sabah erkenden tekrar ateş nedeniyle hastane gittik. Kültür testi çarşamba çıkacak ve şimdi böbreklerindede bişey varmı yokmu kontrol edilmek üzere ayın 28.inde ultrasonla bakılacak. İnşallah birşey çıkmaz ya çok üzülüyorum.
Bu hafta sonu bu sebeplerden dolayı evde geçirdik. Sadece biricik babacığıma hediyemizi vermek üzere gittik ve döndük. Bu arada uzun süredir babasına aba diyen Duru babalar gününün hatrına bile bikerecik olsun babacına baba demedi :(
Başta başta babacıüımın ve eşimin babalar günü olmak üzere tüm babaların babalar günü kutlu olsun.....

17 Mayıs 2011 Salı

BLOG YAZMAYI SEVIYORUM .



TÜM YASAKLAMALARA ,TÜM ENGELLEMELERE RAGMEN BURDAYIM .BLOG YAZMAYI SEVIYORUM .


Yukarıda yazılanları bende Sevgili Dolunay'dan aldım. Bu bir mim ve bloglarımızın kapatılması, tekrar aynı sorunların yaşanabilme olasılıklarına karşı lütfen paylaşalım.

Yukarıda kırmızı ile yazılanları ve resmi blogumuzda paylaşmamız rica edilmiş. Ben seve seve paylaştım sizde paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Herkese Sevgiler......

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Düne dair.......



Anneler gününü anneciğimi eve davet ederek geçirdim. Öncelikle ona güzel bi kahvaltı hazırladım. Sonra Duruyla ona aldığımız hediyeyi verdik ve tüm günü onunla geçirdik.

Kızımda annesine hediye babacıkla gidip almışlar. Allahım nasıl tarifsiz bir duygu bu annelik. Ne kadar sonsuz bir güzelliğe sahip bir duygu.

İyiki doğurmuşum ben bu solda güzel güzel uyuyan meleği.
İyiki annesi olmuşum ben bunun. Meleğim benim iyiki varsın. İyiki bana senin annen olman ayrıcalığını tattırdın.

Vee herzaman diyorumki ben bu yolda çok çabaladım şükürler olsunki Rabbim nasip etti. Allahım isteyen herkese nasip et.

Bİ TEK ANNEM OLSUN BANA BİŞEY OLMAZ!!!

annedir yüreği fazla dayanamaz
herkes bıksa benden annem bana doymaz
öper besler beni unutur kalbind
eannem burda olsunbana bişey olmaz

hergün bakar banakusurumu görmez
günler gece olsao ışığı sönmez
ellerim büyüdü avuçlarında
bi tek annem olsun bana bişey olmaz..

Çoook seviyodum ben bu reklamı. Her cümlesi ayrı bir anlam içeriyor dimi ama. Varmıdır acaba büyümesine rağmen annesine ihtiyacı olmayan. Her yaşta lazım değilmi o şevkat, onun yanındaki huzur.
Herkesin anneler gününü kutluyorum ama en başta önce bana şimdide yavruma annelik yapan BİTANECİK ANNEMİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN:)) Çooooooooook seviyorum ben onu.

27 Nisan 2011 Çarşamba

GÜZEL Bİ HAFTA SONUNUN ARDINDAN BİTMEYEN ATEŞ...

Hafta sonu koskoca 2 gün kızımla birlikteydim. C.tesi temizlik, Duru ile AVM derken akşam ettik. Pazar günü ise akşama hazırlık için bi telaş. Kıyafet seçimi, ordan kuaför zaman hızla geçti.
Akşam sünnet düğününe, ordanda yemeğe gittik. Düğünde Palyançodan korkan Duru pistte bol bol dans etti. Allahım nekadar oynamaya meraklı bi çocuk. Yemekte ise halsizleşmeye başlayan Duru günlerce bitmeyen ateşinin ilk sinyalini verdi.
ve devamı diş, ateşşşş:( bu çocuğun dişleri ne zaman bitcek. Gerçi şükretmeyi arada unutuyorum. Şükürler olsunki çocuğumun kalıcı bi hastalığı yok. Sadece diş ve oda çıkınca bitcek di mi:)
Bide iş yerinde iki kişi kaldığımızdan çok yoğunum bloğumu ihmal ediyorum. Kuzucuğumun anılarını yazmayıncada unutuyorum. Tembelliğe sonn verip daha sık yazmalıyım....

20 Nisan 2011 Çarşamba

NEDEN ÇOCUKLARIMIZA SEVGİ AŞILAMAKTAN ACİZİZ....

Duru insanları seven, çok seven bir çocuk. Her parka götürdüğümde mutlaka bir çocuğa sarılıp öpmek istiyor. Sarıldığı çocukların bi çoğuda mutlaka kıza bir tokat yada yumruk yerleştiriyorlar. Küçücük çocuklara tabiki kızmıyorum benim tepkim büyüklerine. 1 yada 2 yaşındaki çocuklar daha isimlerini söyleyemezken yaşıtlarına el kaldırmayı nasıl öğreniyorlar.
Böyle alıştırma diye tepkiler alıyorum, çocuk kendini savunamıyor diyorlar. Kızım kendini savunmasını bir başkasının canını yakarak mı yapacak? Bu barbarlık kanımızda mı var? Kalpleri ekilmeye muhtaç miniklerimiz bu şekildemi eğitiliyor?
Şu dünya ilginç insanlarla dolu. Kızıma sevgi sadece sevgi aşıladığım için tepki alıyorum insanlardan. Garip olan benmiyim yoksa????????

16 AYLIK DURU ECRİN.........

Zaman su gibi akıp gidiyor. İnanamıyor insan geriye dönüp bi baktığında zamanın hızına. Kuzu pazar günü 16 ayını geride bıraktı. Sağlığı yerinde çok şükür. Patır patır çıkıyo dişler. Ara ara huzursuzluk, ateş ve bunlarla beraber gelen huy değişiklikleri yok değil. Ama Allahtan kısa sürüyor, bir ikigünde Duru normal ayarlarına dönüyor:)
Tartmadım ve ölçmedim kilo ve boy konusunda fikrim yok. Çok hareketli kah koşuyo, kah dansediyo yada sırtımıza kafamıza tırmanmaya çalışıyor. Herşeyini kendi yapmak derdinde. Yemek yemek ve yolda elimizi tutmadan yürümek gibi... Hayvan sevgisi inanılmaz derecede çok. Anne bu kadar korkakken kızındaki cesaret şaşırtıcı:(
Anneyi ve teyzesini örnek aldığı her hareketinden belli. Bizim yaptıklarımızı tekrarlayıp duruyor. Kendisini anneannesinin ve teyzesinin annesi olarak görüyor sanırım. Onlara durmadan kıkım cici (kızım cici) deyip duruyor. Ben genelde Duruyu öğle severim. Bazen söylemiş olduğum kelimeleri tekrarlıyor. Kitabı okuyup bıraktığımda o alıp okuyor gibi kitaba bakıp bişeyler diyor.
Tüm hayvanlar havhav. Hatta zizi hav hav (cici havhav). Kesilerin Miyav olduğunu duyunca kızıyor. Bunu kabullenemedi bi türlü. Kelime haznesinde çok fazla malesef kelime yok. Neredeyse aynı. Dans etmek en sevdiği aktivite. Bide 118 80'nin reklamına bayılıyor. Herhalde tek seven Duru:))

31 Mart 2011 Perşembe

KIZIMI ÇOK AMA ÇOOOOOOK ÖZLEDİM....

Bu hafta kızımı ne doğru düzgün gördüm nede ilgilendim.... Yavrum unutacak beni. Salı migrenim tutmuştu kendimi yatağa zor attım. Duru babasının anlattığına göre gelip saçlarımı okşayarak cici yapıyomuş. Dünde mesaideydim 23:00 sıralarında gördüm uyuyordu. Sabah o uyandı ben çıktım çok özlediiiim çooook. Bu akşam koşucam yavrumun yanına. Hadi akşam olsuuun.............

22 Mart 2011 Salı

YİNE Bİ KARMAŞA.....

Tam seviniyorum bloglarla ilgili yasak kalktı diye sonra yeniden. Ne zaman bitecek bu karmaşa????? Bitsin kurtulalım artık! Yazmak istediğimizde giremiyoruz. Göremiyorum büyüdüklerine tanık olduğum bi çok bebişi. Özledim onların anılarını, güzel annelerinden aldığım güzel nacizhane fikirleri.... Biçok arkadaşıma yorum yazamıyorum. Buyüzden sitelerin bir çoğunu uzaktan takip ediyorum. Duruş büyüyor, annesi de büyüyor onla birlikte. Küçücük şeylerle mutlu olmayı öğreniyor kızıyla. Bugünlerde herkesin taklidini yapmaya çalışıyor, gülüyor güldürünce daha bi mutlu oluyor melek kızım. Allahım nekadar masum. Tek sığınağı annesiymiş gibi kızdığımda bile bana sarılıp ağlaması yokmu ölüyorum onun o haline. Kızıyorum dediğime bakmayın en şiddetli kızmam bile kaşlarım çatık Duru deyişimdir. Ama o kadar kırılganki buna bile iç çeke çeke dakikalarca ağlıyo. Barışması içinde özür dilerim güzel kızım demem yeter. Şimdi soruyorum size bu saflığa, temizliğe kurban olunmaz mı...

16 Mart 2011 Çarşamba

15.AY KONTROLÜ

Sabah kızım 15.ay kontrolünü bende 1 yıl sonra yaptırmam gereken tetenoz aşımı yaptırmak üzere sağlık ocağındaydık. Kilo 10,5, boy 78 cm boy bana pek sağlıklı ölçülmüş gibi gelmedi neyse... Gelişimi gayet iyi dişlerimiz 8 olmak üzere 2 tane incimizin başı görünüyo. Doktorumuz bol bol güneş alsın. Kemiklere bu güneş çok iyi dedi. Kızım hastaneye girer girmez oda oda gezdi, herkese şirinlik yapıp orada hasta, görevli herkesin gönlünü kazandı şirine:))))

Gelelim sosyal gelişime. Hala çok anneci, odada bırakıp mutfağa sessizce kaçtığımda bile bi bakıyorum bacaklarıma asılmış. Banyoda bile yanımda :))) Bugünlerde yapışık ikiz gibiyiz. Haksızlık etmek istemiyorum kucak meraklısı değil sadece yanımda olmak istiyor. Keşif merakı sürüyor. Mutfak dolapları çekmeceler günde birkaçdefa boşalıyor. İlk defa bu sabah kendi çorap çekmecesini bi baktım boşaltıyor; Duru çabuk topla dedim. Bi baktım tek tek çekmeceğe koyuyor yeniden. Çok hoşuma gitti. Bişeyler istediğimizde getirip veriyor.
2 gündür sabahları anne gak (anne kalk) diyor. Doğduğundan beri benden önce uyanıyor ve itiraf ediyorum telefonun saati kurulu ama tlf çantamdan hiç çıkmıyor. Nede olsa uyandırma işlemini Duru kusursuz yerine getiriyor.
Neredeyse herşeyi yedirmeye çalışıyorum ama tatlı hiç birşeyi sevmiyor. Ballı sütü sabah açken veriyorum yoksa hayatta içmez. Yumurta ve et türlerine bayılıyor. Yoğurt hala favorilerimiz arasında. Müzik dinleyip oyun oynamayı çok seviyor. Telefonları kimseye kaptırmıyor. Uykusu geldiğinde anne eee diyor. Bebeklerini daha bilinçli oynuyor. Biberonuyla besleyip kucağında eee yapıyor.
Ben artık sabahları sürünerek kaçıyorum desem yeri. Akşam saatlerinde cama yapışıyomuş yoldan geçen herkese anne diye bağırıyo:(( Çocukları çok seviyor bu yüzden hergün bi komşudan rica ediyorum çocukları gelsin diye. Çocuklar gittiğinde düşünün artık Duruyu.
Aklıma gelenler şimdilik bunlar....
Oh be yazmak ne güzel.....

15 Mart 2011 Salı

GÜNÜN EN GÜZEL HABERİ......

BLOGLAR AÇILDI..........
umarım bidaha yaşamayız aksini....



RESİMLERİMİZ ÇIKTI 2:)

SİNİRLENDİRMEYİN KUZUMU SİNİRLENİNCE BÖYLE TATLI OLUYO:))




BEBİŞİNE KUCAK AÇMIŞKEN:)



MASUM MELEĞİM:)


MÜZİK EŞLİĞİNDE OYNARKEN:)




DURU BURDA BENİ KORKUTUYO BU ŞİRİN HALİYLE:) ÇOK KORKUNÇ DİMİ....





DURU BİRİCİK BEBEĞİNİ FOTOCU AMCAYA KAPTIRINCA:(








BUNU BENDE ANLAMADIM:)))))



RESİMLERİMİZ ÇIKTI:)


DAHA ORTAMA ALIŞAMAMIŞTI Kİ HEMEN RESİM ÇEKTİLER YAAA:((



SEVMEDİ Bİ TÜRLÜ SAÇINI BAĞLATMAYI:(((

BUDA EN ŞİRİN HALLERİMİZ:)))







9 Mart 2011 Çarşamba

BÜTÜN KADINLARA; 08 marta gecikmiş bir yazı

Adam olmadan önce insan olabilmenin en temel unsurudur kadın. Çoğu zaman değil, her zaman her gözün nuru, hayatın can damarıdır. İnsanlığın devamı için olmazsa olmazdır. En büyük dertlerin dertlisi, en büyük mutlulukların ardındaki kahramandır.

Kadın; denizin dibindeki inci, parlaklığıyla gözleri alan yakuttur. Küçük şeylerden mutlu olan, mutlu olduğunu da, mutlu olmasına sebep olanı da unutmayandır.

Kadınlar gününü erkekler bilmiyorsa, onlara bunu göstermek gerek. Kadının bir ana, bir bacı, bir doktor, bir öğretmen yani kısacası kadının bir insan olduğunu kabullenemeyen küçük beyinlere, kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin diyen sefil varlıklara, kadına el kaldırmayı marifet bilen acizlere inat ‘’kadınlar gününüz’’ kutlu olsun…

7 Mart 2011 Pazartesi

DURUDAN HABERLER....


Minik şirinem dilleniyor, akıllanıyor ve bizden gördüğü bi çok şeyi yapmaya başladı.Geçen cumartesiden beri yeni huy edindik. Biri telefonla konuşuyorsa telefonu alıyor konuşanın elinden başlıyor Duruca konuşmaya. Anlattıkları bitince gapa diyor ve tlf kapatıyor. Kızdığımda başlıyo yalancıktan öksürmeye. Ayyy benim kızım hastamı olmuş diyorum tebessüm ediyor. Belkide yine kandırdım diye seviniyo kimbilir aklından ne geçiyo kuzunun. Tam yemelik oldu. Bu kız böyle tatlandıkça bırakmasıda bi okadar zor oluyor. Resimlerimiz hala çıkmadı sabırsızlıkla bekliyorum. Sevgilerle.....
Resim 8 aylıkken geçen yazdan dayısının kucağında....

GÜZEL Bİ HAFTA SONUNUN ARDINDAN....

Cumartesi ne güzel bi gündü öğle. Özlemişim baharı. Kızımı aldım dooğru parka. Parka gidice anlıyor insan herkes bu havaya hasret kalmış, yalnız değilmişim cıvıl cıvıldı park. Salıncakta sallandı ilk defa, geçen yaz küçük diye korkuyordum hep. Aldı sallanmanın keyfini doya doya. Sallandıkça kahkaha attı. Duruşum çok güzel gülen bi çocuk. O güldükçe ona bakan herkeste mutlaka bi tebessüm oluşuyordu. Ama indirmek tam facia. Patır patır gözyaşları akıyordu kuzumun. Parktaki diğer anneler kıyamadı biz bekleriz sen biraz daha bindir dediler demesinede nereye kadar. Tekrar bindi ama sıkılmadı bi türlü, esen rüzgardan dolayıda ben korktum, Biraz daha oynadıktan sonra ardından eve geldik.
Pazar günü ise erkenden kalktı. Birlikte kudurduk durduk. Alışveriş yaptık kızımla. Bide 2 aydır çektirmemiz gereken resimleri çektirdik sonunda. Bu hafta alıcam aldıktan sonra yayınlarım artık. Pozlar süper çıktı. Farkında gibi şirinlik yaptı durdu.
Şimdi sabırsızlıkla bekliyorum baharı. Geçen cumartesiyi tekrar tekrar kızıma yaşatabilmek için:)

1 Mart 2011 Salı

BÖYLE SAÇMALIK MI OLUR!


Dokunamazsınız blogumuza. Görünce sinirlerim tavan yaptı, şuan terbiyemden ödün vermemek için çok zorlanarak kelime buluyorum. Emek vererek hazırlamış olduğum, en kısıtlı zamanlarda bile özenerek yazmış olduğum bloğuma dokunamazsınız. Bazıları kazanç sağlayacak diye diğer insanların özgürlüklerini elinden alamazsınız. Neden birşeyler bazılarının istediği şekilde gitmediğinde hemen yasak koyuluyor. Hayır bu saçmalığa bir son verin BLOGUMA DOKUNMAYIN.....

28 Şubat 2011 Pazartesi

ARADAKİ 7 FARKI BULUN:)


Çok benzetiyorum ben onları soldaki Adasu sağdaki ise Duru Ecrin. Adasu Durudan 7 ay kadar büyük. Arkadaşımın kızı hamileyken çok bakmıştım gerçekten de ona ve herkes çok benzetiyor onları birbirine.

Sizde benzettiniz mi??????

BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM....


Bugün benim doğum günüm. Çok ama çok şanslı bir insanım, annem ve babam gibi iki melek insanın evladıyım. Her zorluğumda yanımda olan beni hiçbir zaman desteksiz bırakmayan, her şekilde yetebilen o iki insanın evladıyım. 3 yüreği büyük insanın ablasıyım. üçüde birbirinden farklı değerlere sahip insanlar benim için.

Dünyanın en tatlı bebişinin annesiyim. EEEEEE bide yardım sever, beni hiç ama hiç kıramayan, ailesiyle son derece ilgili, bana ve kızına aşık birinin eşiyim. Ben daha ne isteyeyim. Şükürler olsun Allahım. Buyılda sağlık verdin, imandan mahrum bırakmadığın için.

Sensen buyılda sevdiklerimle beraber huzur, iman, sağlık diliyorum Rabbim.

27 Şubat 2011 Pazar

KIZAMAMAK....


- Anne kaşlarını çatarak Duruuu;
Koşa koşa gelir anne cici ve bi öpücük,
- Yada anne kaşlarını çatarak Duru;
anne der başlar oynamaya.
- Yada anne kızar;
Anniii der gözlerini kısar burnunu buruşturur dünyanın en şirin varlığı haline gelir.
E gelde kız. Zamane çocukları dedikleri şey bumu acaba?????

BÜYÜDÜK BÜYÜDÜK KOCAMAN OLDUK....

Eveeet uzun zamanoldu bloğumuza yazmayalı. Güzel yoğun günler geçirdik ailecek. Dayımıza gönderdik askere 23 ocakta teskere aldı. Babamız 4 ay sonra işe başladı yeniden. Kapatıyoruz sonbaharda açılan yaralarımızı. Duru neler yapıyor kısaca özetleyelim:
Yılbaşına 2 saat kala ilk adımlarını atan duru ardından uzun süre geçmeden uzmanlaştı bu alanda. Yürümeyi öğrendikten bir hafta sonra emeklemeyide düzgün olarak yapmaya başladık.
Şuan 1 yılın enerji patlamasını yaşıyoruz adeta, emeklemeden yürüyen kızım kısaca koskoca bir yıl yan gelip yatan Duru şimdi yerinde durmuyo. odanın o başından diğer başına koşup duruyor. Hatta bazen hızını kontrol edemeyim duvara tosluyor bikaçdefa alnını buyüzden şişirdi :(
Her kelimeyi anlıyor ama ben kızacağım zaman kaşlarımı çatarak duru dediğimde o benden önce başlayıp bi sürü kelime sıralıyor. Ne dediği anlaşılmıyo tabi, seside öğle tiz çıkıyoki kızdığında güme krizine girmemek elde değil.
Bide bi avukat tutmuş kendisine Babam yani dedesi. Ama çoktan terfi etti duru dede diye bişey kullanmıyo tabi dedesine Haci diyo (Babam hacı anneanneden alıştı galiba) haci aşşağı haci yukarı. Şirinlikte üstüne yok burnunu kırıştırıp gözlerini kısması yokmu maalesef ben dahil herkes bu harekete dayanamıyor.
Çok anneci sabahları evden çıkmak çok zor artık arkamdan baya ağlıyor.
Bala başladık bu ay. kabızlık nedeniyle dr devam sütünü bıraktı. hergün en az 500 mg süt içiyoruz. Normal peynirede bailadık ama en gözde yemeğimiz yumurta labne ve tabiki süt.
Boyunu bilmiyorum ama kilo hala 10 maaalesef. Kilo alıyo ama biraz toplayıp hemen ardından hastalanıyo kilolarda böyle gidiyor. Benim haftalarca uğraşıp aldırdığım kilolar hastalanınca 2 günde gidiyor.
Konuşmayı ilerlemeye başladı Kelimeler Gelmem, du (dur), bılak, men (ben) eda (esra buda teyzesi ama demiyor) Haci, cici, baba (malesef bunuda nadiren diyo artık babaya EKİ der oldu babasını adı Tekin) v.b. aklıma gelenler bunlar.
Oyuncaklarını artık çok seviyor bebeğini alıp uyutuyor, Biberonuyla bebeğini besliyo, uykusu geldiğinde anne eeee diyor. Kitapları seviyor ama bi süreden sonra yırtıyor :(

Bide ben oyun türetmekte beceriksizim galiba. Çünkü oyunlarımızdan çabuk sıkılıyoruz.

parka bayılıyor ama havalardan pek çıkamıyoruz. Arkadaş istiyor duru bunun eksikliğini çok hissediyor ama maaaalesef yapabileceğim bişey yok miniğim çevremiz buna müsait değil.
Bizde havadisler böyle merak edenlere sevgilerle.....

25 Şubat 2011 Cuma

MUTLUYUM :)

Çokmu sitem ettim acaba. Hiç istemedim biliyorum bu isteksizlik kalbimin derinliklerinde büyük bi duayamı dönüştü ki böyle oldu. Herşey tamamdı aslında gitmek için bir engel kalmamıştı. Kim bilebilir ki son kontrollerden birinde çok komik bir sebepten uçuş iptali olacak. Sebep pasaport değişimi yapıldı yeni kanuna göre, vize tarihleri aktarılmamış :)
Neyse ne önemli olan gidememiş olması dimi!!!!!

24 Şubat 2011 Perşembe

AYRILIK :(

Sevmiyorum sevdiklerimin benden ayrı oluşlarını, benden uzaklarda yaşayışlarını. Yine geldi çattı ayrılık vakti Gidiyor işte yeniden. Bitti askerliğimiz, bitti tatilimiz ve yine kilometrelerce uzaklara gidiyor canımın bir parçası.
Adı bile soğuk geliyor bana kendi kadar. Her tecih bir vazgeçiştir. Tercihini yine Moskova'dan yana kullandı. İstanbuldan, ailesinden vazgeçti. Ne çok hayal kurmuştum oysa bitti Moskova macerası diye. Ama bitmemiş maalesef.
Ama bu sefer bir anlaşma yaptık istediği gibi bir iş bulursa kesin dönüş yapacak İstanbula. Hadi İnşallah dedik ve bu akşam gönderiyoruz kardeşimi yine o soğuk memlekete.

Yazamadım bi türlü ama okadar şey olduki düşünüyorum da evet yoğundum ama bir post bile ekleyemeyecek kadar mı kesinlikle hayır. Demek ki yine tembellikten. Duru ile ilgili yazılar bi sonraki postta.

3 Ocak 2011 Pazartesi

YENİ YILA ATILAN ADIMLAR.....

Hemen not edelim 31.12.2010 saat 22:50 itibariyle kuzucum ilk adımlarını attı. Akşamın büyük süprizini yine Duru yaptı. Minik Meleğim yine şaşırttı yine mutlu kıldı bizi. Emeklemeden yürüdü diyebiliriz Son bir haftadır emeklemeye çalışıyordu ama hala emeklemeyi çok seri yapamıyor.
Adımlarını okadar dikkatli ve düzgün atıyor ki bunu uzun zamandır yapıyor gibi. İlk korkusunu attıktan sonra başarının mutluluğu kapladı kızımı. İşte başardım der gibi kahkaha atıyor. o mutlu biz ondan mutlu.