29 Ekim 2015 Perşembe
28 Ekim 2015 Çarşamba
AYRILIK REÇETESİ
Akşamları işten geldiğinde git Irmağı sev (yiyenim), sonra eve dön uyumadan önce benim bebeklik resimlerime bak, belki o zaman mutlu olursun ve beni daha az özlersin diyor bizim küçük cadı.
Bu gece Sakarya'ya gidiyorlar anane ile 5,5 günlük tatillerini değerlendirmek üzere. Giderken bana ayrılık reçetesi de yazmayı ihmal etmiyor.
Gerçi dayısı ile sağlam birde program yaptık, bir öğretmenden kaçıp dayı, teyze ve yengeden oluşan üç öğretmenin kucağına düşüyor yavrum. Duruşa göre nazi kampı gibi :))
İş bölümü dayı ile mental, yenge ile okul ödevleri, teyze ile okuma çalışmaları yapılacak. Hadi bakalım söyledim ben onlara Duruşu sizin öğretmenliğinizi sınamak için gönderiyorum 5,5 günde okumayı sökmüş matematikte karaköke geçmiş olun diye:)) onlarda istersen İngilizcede de ilk kuru atlatalım dediler :))
Duruşu dayı ile çalışacak olmanın stresi sarmış bile. Bakmayın siz resimlere kedi ile köpek gibidirler esasında. Bana da soruyor;
-Anne dayım küçükkende böyle gıcık mıydı diye.
Şimdiden kızıma iyi tatiller diliyor çalıştıracak olanlara Allah yardımcıları olsun diye dua ediyorum. Bende bu beş günde Duru'nun yazdığı reçetenin yanına kış temizliğimi ve en az bir kitap okumayı sıkıştırıyorum. Cümleten kolay gele.
Bu gece Sakarya'ya gidiyorlar anane ile 5,5 günlük tatillerini değerlendirmek üzere. Giderken bana ayrılık reçetesi de yazmayı ihmal etmiyor.
Gerçi dayısı ile sağlam birde program yaptık, bir öğretmenden kaçıp dayı, teyze ve yengeden oluşan üç öğretmenin kucağına düşüyor yavrum. Duruşa göre nazi kampı gibi :))
İş bölümü dayı ile mental, yenge ile okul ödevleri, teyze ile okuma çalışmaları yapılacak. Hadi bakalım söyledim ben onlara Duruşu sizin öğretmenliğinizi sınamak için gönderiyorum 5,5 günde okumayı sökmüş matematikte karaköke geçmiş olun diye:)) onlarda istersen İngilizcede de ilk kuru atlatalım dediler :))
Duruşu dayı ile çalışacak olmanın stresi sarmış bile. Bakmayın siz resimlere kedi ile köpek gibidirler esasında. Bana da soruyor;
-Anne dayım küçükkende böyle gıcık mıydı diye.
Şimdiden kızıma iyi tatiller diliyor çalıştıracak olanlara Allah yardımcıları olsun diye dua ediyorum. Bende bu beş günde Duru'nun yazdığı reçetenin yanına kış temizliğimi ve en az bir kitap okumayı sıkıştırıyorum. Cümleten kolay gele.
27 Ekim 2015 Salı
DURU'DAN İNCİLER...
Yazmazsam olmaz bazen çok güldürüyor beni. Birazda siz gülün, hatta bir gün okursa eğer kendide güler haline. Buyurun incilerimiz;
-Bayramın 3. günü Duru için adağımız vardı ve hayvan pazarına gidip kurbanımızı aldık. Koyunun kafasını kestiler ve bir bacağından askıya aldılar. Askıya asıldıktan sonra koyunu gören Duru bombayı patlatır:
Bakııın koyun bale yapıyor :))
-Kızçe ve annesi geçer ödev başına, ödev okumadır kelime ise ALA anne A'ları şapkalı gibi okur, çok bilmiş kızçe sinirlenerek;
Ne biçim okuyorsun öğle, sen Türkiye'de okula gitmedin mi?
-İlk okul kaydın çıkmış Duru, bu yıl artık gerçek bir öğrenci olacaksın.
Yani artık öğretmenime Hocam diyeceğim öğle mi :))
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Ha bu arada Duruşu servise yazdırdık, Şoför adı:Bayram, Hostes adı: Arife. İlk duyduğumdan beri gülüyorum şaka gibi :))
-Bayramın 3. günü Duru için adağımız vardı ve hayvan pazarına gidip kurbanımızı aldık. Koyunun kafasını kestiler ve bir bacağından askıya aldılar. Askıya asıldıktan sonra koyunu gören Duru bombayı patlatır:
Bakııın koyun bale yapıyor :))
-Kızçe ve annesi geçer ödev başına, ödev okumadır kelime ise ALA anne A'ları şapkalı gibi okur, çok bilmiş kızçe sinirlenerek;
Ne biçim okuyorsun öğle, sen Türkiye'de okula gitmedin mi?
-İlk okul kaydın çıkmış Duru, bu yıl artık gerçek bir öğrenci olacaksın.
Yani artık öğretmenime Hocam diyeceğim öğle mi :))
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Ha bu arada Duruşu servise yazdırdık, Şoför adı:Bayram, Hostes adı: Arife. İlk duyduğumdan beri gülüyorum şaka gibi :))
21 Ekim 2015 Çarşamba
SAĞLIKLA DAHA NİCE YILLARIMIZA.....
İyiki doğdun sevgilim, iyiki varsın. İlk ve son aşkım biz kızımla seni çoooooook seviyoruz. Hep beraber daha nice yıllara sevdiceğim.
14 Ekim 2015 Çarşamba
BUDA BANA DERS OLSUN....
Sinirli ve tahammülsüz bir yapım vardır, bir şeyleri defalarca tekrar etmek en gıcık olduğum şeylerin başında gelir. Çabuk kızarım, hemen sönerim ve iş işten geçtikten sonra pişmanlık duyarım. Böyle bir yapım olunca düşünün 1. sınıf çocuğunun yanımdaki halini neyse efendim, malum Duru Ecrin mental kursuna gidiyor ve bazen ders anlatırken ben sinirden çıldırma noktasına geliyorum, kıza sürekli kızıyorum hatta bazen bağırıyorum, hatta ağlayarak anne biraz daha yumuşak olamaz mısın diye sorduğuda oldu derken geçen gün yine pc başında mental aritmetik problemlerini çözerken sıra bana geldi ve cevabı yanlış söyledim bunu yaparkende gayri ihtiyari ayyy özür dilerim yanlış oldu dedim.
Bu tepkimin üstüne minik kuzum bana sarıldı ve ''bu kadar üzülme kendine güven yeterli, eminim bir daha ki sefere doğru yaparsın annecim, ben sana güveniyorum'' demez mi eridim o an. Aslında o hata yaptığında benim vermem gereken tepki idi, 6 yaşında bile olmayan çocuğun tepkisi değil. Kendime çok kızdım, ders başında bu kadar korkunç olmana gerek yok diye söylendim kendi kendime. Benim anne olarak yapmam gereken onun yapabileceklerini farkına varmasını sağlamaktı. O daha küçücük bir çocuk ötesine geçip ne kendime ne çocuğuma hayatı zehir etmenin, derslere ve belkide okula karşı fobi oluşturmanın bir anlamı yok. İnsan belli bir yaştan sonra huyunu değiştiremez belki ama aynı yanlışı tekrar etmeme konusunda daha dikkatli davrana bilir diye düşünüyorum. O günden sonra ben buna çok dikkat ediyorum, umarım tekrarlamam bir daha aynı hatayı zira sonrasında ben Duru'dan daha çok üzülüyorum.
Herkesin yeni yılı kutlu, muharrem ayı mübarek olsun...
Bu tepkimin üstüne minik kuzum bana sarıldı ve ''bu kadar üzülme kendine güven yeterli, eminim bir daha ki sefere doğru yaparsın annecim, ben sana güveniyorum'' demez mi eridim o an. Aslında o hata yaptığında benim vermem gereken tepki idi, 6 yaşında bile olmayan çocuğun tepkisi değil. Kendime çok kızdım, ders başında bu kadar korkunç olmana gerek yok diye söylendim kendi kendime. Benim anne olarak yapmam gereken onun yapabileceklerini farkına varmasını sağlamaktı. O daha küçücük bir çocuk ötesine geçip ne kendime ne çocuğuma hayatı zehir etmenin, derslere ve belkide okula karşı fobi oluşturmanın bir anlamı yok. İnsan belli bir yaştan sonra huyunu değiştiremez belki ama aynı yanlışı tekrar etmeme konusunda daha dikkatli davrana bilir diye düşünüyorum. O günden sonra ben buna çok dikkat ediyorum, umarım tekrarlamam bir daha aynı hatayı zira sonrasında ben Duru'dan daha çok üzülüyorum.
Herkesin yeni yılı kutlu, muharrem ayı mübarek olsun...
13 Ekim 2015 Salı
BİZİM EVİN KURALLARI VAR
Bizim evin kuralları var anacım. Öğle kafanıza göre gelip bizim eve kurulamazsınız. Bizim eve gelen misafirlere bile bu kuralları dayatan birde cadı var sıkıyorsa uyma. En önemli kuraldan başlayarak sayıyorum, bu arada ilk kuralın sahibi Duru ;1. Birisi tv izlerken başkası gelip kumandayı alamaz ve kanalı değiştiremez. Bu çok önemli çünkü çok sinir oluyorum anne :))
2. Her ne olursa olsun, birbirimizi hep çok seveceğiz ve birbirimizi sevmekten asla vazgeçmeyeceğiz.
3. Her alınan kararda üçümüzünde fikri alınacak, uyuşmazlıklarda oy çokluğuna gidilecek. (Bu konuda ben yırttım Duru hep benim tarafta )
4.Büyük çalışma masası anne ve babanın küçük çalışma masası 10 yaşına kadar Duru'nun. Bizim masamızda çalışmak yasak. (neden yasak çünkü tüm sanatsal çalışmalar beyaz masanın üstüne yapılıyor ve her hafta ciflemekten bıkkınlık geldi bana)
5.Tüm ödevler ve okul ile ilgili her şey okul köşesinde olacak ve eve gelen arkadaşlara okul araç gereçleri oyun parçası haline gelmeyecek.
6.Herkes kendi odasınının düzeninden sorumlu, işimiz bittiğinde oda ilk girildiği gibi bırakılacak. Kimse çamaşırını orda burda bırakmayacak, kirliler sepete temizler katlanıp dolaba kalkacak. (Bu kural eşim tarafından benim için koyuldu :( Zira kendileri kirlileri bile katlayıp kirli dolabına koyan bir tip olduğundan ona göre ben çok dağınık mışım)
Aslında bu liste epeydir var bizim evde, ama öğle bir yere asılı değil hepimizin zihninde. Cimcimem bu sistemi çok sevdi, özellikle tv başında :) Hafta sonuda geldi yanımıza odamda yeni değişiklikler yapmak istiyorum, hani evin kuralıydı ya sizde söyleyin fikirlerinizi diye başladı yine bıcır bıcır anlatmaya.
Ben bu kuralları koyarken Duru'nun ben merkezci kişiliğinden biraz daha arınsın, topluluk içerisinde herşey onun sadece onun istediği gibi olamayacağını bilsin, aslında yaşamın her yerinde kurallar vardır bilsin ve bu kurallar içerisinde vazifelerinin olduğu kadar haklarının da olduğunu bilsin ve bunları hiçbir zaman çiğnemesin ve kendi hakkınıda çiğnettirmesin istedim. Sanırım bu konuda istediğim noktaya erişmiş olacağım ki öğretmeni de Duru kurallar konusunda çok duyarlı dedi ve eve bu konuda tebrik içerikli bir kart bile gönderdi. Bazen evde atmış olduğunuz en ufak adım bile çocukların hayatlarını nasılda etkiliyor. Evlatlarımız için doğru adımlar atmamız dileği ile.
Mutlu haftalar hepinize.
10 Ekim 2015 Cumartesi
MUTLULUK BULAŞICIDIR - MİM (TABİKİ BULAŞICIDIR)
Sevgili Handan'cığımın bloğunda gördüm, bir ayı aşkın bir süredir ha göndericem ha göndericem anca anacım. Handan gönderim konusunda senden beteride varmış değil mi?
Aslında o iş öğle değil, ben Duru'ya fazla alışveriş yapmıştım zaten evdekilerden alıp getirdim hemen bu güzel kampanyayı öğrendiğimin ertesi günü. Tekrar okuyunca gördüm ki defter boyutları yanlış küçük boy benimkiler, onları eve götürüp yerine büyük boy almam uzun sürdü. Gerçi tembelliğimi hafifletecek bir neden değil ama olay tam olarak böyle vuku buldu :)
Neyse efendim bunu okuduğumda çok hoşuma gitti, bugünde ilgili siteye girince, hediyeleri alan çocukların mutluluğunu görünce ne kadar güzel bir işe vesile olmuşlar diye geçirdim içimden. Bende ilk okul 1.sınıfı köy okulunda okudum ve bizede kaymakam ve müfettiş geldiğinde hediyelerle gelmişti ne kadar mutlu olmuştum o gün. Şimdi mutlu etme zamanı belkide bende yada sizde ;)
Bunlarda ben denizin hediyeleri, bu gün gönderdim. Alan küçük arkadaşım mutlulukla kullansın, hep başarılı olsun.
Aslında o iş öğle değil, ben Duru'ya fazla alışveriş yapmıştım zaten evdekilerden alıp getirdim hemen bu güzel kampanyayı öğrendiğimin ertesi günü. Tekrar okuyunca gördüm ki defter boyutları yanlış küçük boy benimkiler, onları eve götürüp yerine büyük boy almam uzun sürdü. Gerçi tembelliğimi hafifletecek bir neden değil ama olay tam olarak böyle vuku buldu :)
Neyse efendim bunu okuduğumda çok hoşuma gitti, bugünde ilgili siteye girince, hediyeleri alan çocukların mutluluğunu görünce ne kadar güzel bir işe vesile olmuşlar diye geçirdim içimden. Bende ilk okul 1.sınıfı köy okulunda okudum ve bizede kaymakam ve müfettiş geldiğinde hediyelerle gelmişti ne kadar mutlu olmuştum o gün. Şimdi mutlu etme zamanı belkide bende yada sizde ;)
Bunlarda ben denizin hediyeleri, bu gün gönderdim. Alan küçük arkadaşım mutlulukla kullansın, hep başarılı olsun.
6 Ekim 2015 Salı
1. SINIFTA İLK HAFTA
Okullar açıldı ve bizim kuzu öğlenci.
Geçen tüm hafta boyunca sabah Duru ile işe geldik ve işten okula gittik ilk üç gün, üçer ders yapıp tekrar işe dönmek zorunda kaldım. Perşembe günü artık gitmeme gerek yok dedim ama dayanamadım çıkışa yakın yine gittim almaya ama bu sefer ona haber vermeden uzaktan izledim onu. Tam istediğim gibi sınıf dağıldı ve alması gereken ablası yanına gelene kadar sırasından kalkmadı. Cuma günü içim biraz daha rahat bir şekilde onu uğurladım ve hiç gitmedim okula. Şimdi öğlen evden alınıyor ve akşam çıkarken beni de alıyorlar beraber eve dönüyoruz. Böylelikle ikimizinde yol sorununu çözdük.
Öğretmenimiz mesleğinin 30. yılında oldukça deneyimli, matematiğe çok önem veren ve çocuklara lütfen kızmadan bağırmadan okulu sevdirerek ders çalıştıralım görüşünde bir bey. Tabi bu durum bizim evde mümkün olma olasılığı çok düşük bir ihtimal.
Geçen yıldan farkımız beslenmemiz tamamen bitiyor eve gelene kadar bu Duru için mucizevi bir durum. Geçen senelerde defalarca şikayet almıştım, durum raporlarında özellikle belirtilmişti ve ben çok korkuyordum akşama kadar aç ne yapar diye ama korkmama gerek kalmadı şükür.
Ödevlerimize gelince salonda yapalım diye çok pazarlık yapıyor ama biz odamızda oluşturduğumuz okul köşemizin dışında hiç bir yere defter yada kitap taşımıyoruz. Bu düzen konusunda istikrarımızı sürdürmeyi umut ediyorum :)
Şimdilik bizden bu kadar ben işe gömülüyorum geçen haftanın acısı fena çıkıyor benden :))
Geçen tüm hafta boyunca sabah Duru ile işe geldik ve işten okula gittik ilk üç gün, üçer ders yapıp tekrar işe dönmek zorunda kaldım. Perşembe günü artık gitmeme gerek yok dedim ama dayanamadım çıkışa yakın yine gittim almaya ama bu sefer ona haber vermeden uzaktan izledim onu. Tam istediğim gibi sınıf dağıldı ve alması gereken ablası yanına gelene kadar sırasından kalkmadı. Cuma günü içim biraz daha rahat bir şekilde onu uğurladım ve hiç gitmedim okula. Şimdi öğlen evden alınıyor ve akşam çıkarken beni de alıyorlar beraber eve dönüyoruz. Böylelikle ikimizinde yol sorununu çözdük.
Öğretmenimiz mesleğinin 30. yılında oldukça deneyimli, matematiğe çok önem veren ve çocuklara lütfen kızmadan bağırmadan okulu sevdirerek ders çalıştıralım görüşünde bir bey. Tabi bu durum bizim evde mümkün olma olasılığı çok düşük bir ihtimal.
Geçen yıldan farkımız beslenmemiz tamamen bitiyor eve gelene kadar bu Duru için mucizevi bir durum. Geçen senelerde defalarca şikayet almıştım, durum raporlarında özellikle belirtilmişti ve ben çok korkuyordum akşama kadar aç ne yapar diye ama korkmama gerek kalmadı şükür.
Ödevlerimize gelince salonda yapalım diye çok pazarlık yapıyor ama biz odamızda oluşturduğumuz okul köşemizin dışında hiç bir yere defter yada kitap taşımıyoruz. Bu düzen konusunda istikrarımızı sürdürmeyi umut ediyorum :)
Şimdilik bizden bu kadar ben işe gömülüyorum geçen haftanın acısı fena çıkıyor benden :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





