Sayfalar

23 Eylül 2012 Pazar

07.09.2011 Antalya - Kemer

26.08.2012 Tekirdağ - Kastro
Her şey aynı uzayan saçlar ve tamamlanan dişler dışında:))

21 Eylül 2012 Cuma

HAFTA SONUNDAN.......

Bu hafta sonu düğün nedeni ile Anadolu yakasına geçtik. Bir sonraki günde evlilik yıl dönümümüz olunca babamız bir sürpriz yapıp bizi Fethi paşa korosuna götürdü. Çok güzel bir yermiş. Üsküdarda 1. köprünün çok çok yakınında, nefis boğaz manzaralı bir yer. Ayrıca oraya kuzguncuğun içinden geçerek gittik. Kuzguncuğa da ayrıca bayıldım. Fethi paşaya tekrar gidilir mi? Hemde hiç düşünmeden tekrar tekrar gidilir. Ayrıca içerinde sosyal tesiste olduğundan bütçenize göre yerler bulmakta mümkün. 





Ben bu kızın her haline aşığım, oda babasının her haline aşık. Dün ya hali kaçan kovalanıyor:))
Herkese Hayırlı Cumalar ve çoooook güzel hafta sonları........

KASTRO

 Bayramdan sonraki hafta Ankara'dan gelen kardeşim için tertipledik bu geziyi. Ankara'da yaşamaya başladığından beri denizi özlüyor, hem o özlemini gidersin bizde arabamızla ilk seyahatimizi yapalım dedik tuttuk Tekirdağ yolunu. 2 saat uzaklıkta oraya varıncada dik bir yokuştan yaklaşım 7 km aşağı iniyorsunuz ve yol boyu ağaçlar size eşlik ediyor. yol bittiğinde orman göl ve deniz üçlüsü arasında çok güzel bir kamp alanı. Güzel bir yer Kastro. Tek sorun kamp hiç bana göre değil.Çadırda kalmak, dışarda uyumak, ya bir böcek gelirse diye düşündüm durdum  ki karıncadan bile huylanan ben düşünün geceyi nasıl geçirdim. Aksine de eşim bayılır böğle gezilere. Napalım şansına küssün ben atamıyorum şu korkumu tiksinmemi adı her neyse üzerimden. Yinede arada onu kırmamak adına sıkıcaz dişimizi. Buyrun resimler......


Hamak değince zaten akan sular duruyo kuzu için, çadırada kolay adapte oldu her ne hikmetse çok benimsedi. Gider gitmez hamağımızı ve çadırımızı kurduk. Elektrik problemi yok orda, hatta bazı aileler çamaşır makinası falanda getirmişlerdi, uzun süreler kalıyorlar demek ki,  ben dışarda bir iki hafta imkanı yok yapamam. 



Ertesi sabah resimlerde de havanın ne kadar bulutlu olduğu belli. Ama bu buluta rağmen deniz ve hava sıcacıktı. Deniz çok ama çok dalgalıydı ki karadeniz hep dalgalı dediler. Duru ise sevdiklerinin yanında olma mutluluğu, suyun sevinci derken coştu durdu orda. Önemli olan kardeşimin memnun kalmasıydı ki o çok mutlu oldu, bu da benim mutlu olamam için yetti.


Bide benim kuzumun yüzündeki bu mutluluk bana dünyaya bedel. Denizi çok seviyor kuzum, Şimdi mayosuna bakıp bakıp ben bunla denize gitmiştim ya anne çok güzeldi diyor.


20 Eylül 2012 Perşembe

BAYRAMIN ARDINDAN

Bayramdan bahsetmedim, hiç bu kadar kötü geçen bir bayramım yoktu herhalde. Bayrama 3 gün kala Kuzu bağırsak enfeksiyonu geçirdi, ertesi günde ben kötü oldum, bir sonraki günde babamız. Duru kötü olduğu gecenin sabahında hastaneye gitti serumdan sonra kendini iyi hissetmeye başladı, ben ve eşim de arefe günü kendimizi hastanede bulduk.
Gıda zehirlemesimi diye düşünürken eşimle ikimiz aynı anda dr odasına girince biz ağzımızı açmadan drumuzun şikayetlerimizi sıralaması çok ilginçti:)) Adam aynı şikayetle gelenlerden afakanlar basmıştı velhasıl biz bayramı özellikle de ilk günü yorgan döşek yatarak geçirdik. İkinci günü gelen misafirlerimizle lunapark keyfide olmasa ki gülmekten yüz kaslarım ağrıdı oda bu bayramı hatırlamak bile istemiycektim.
Öğleki bayrama şıkır şıkır hazırlanan kuzunun bir tane bile resmi yok. Eklenen resimler 2. günün akşamında gidilen lunaparktan.



Not: tam çıkmak üzereyiz ben Yağmulun elbiseni giycem, Yağmur Duyunun elbisesini giycem diye ağlayınca mecburen ikisinin kıyafetlerini çıkartıp değiş tokuş yaptık. Yağmurla pek geçinemediklerinden yanyana resimleri malesef yok. Ama didişmeleri çok komik ya.Hep ikiz çocuklarım olsun istedim ama nasip değilmiş. Olsa çok eğlenceli  olurdu kesin.


19 Eylül 2012 Çarşamba

İlk Kuaför Deneğimimiz......

Neden bu kadar geciktirdim bu postu telefonumun bağlantı kablosunu bulamıyordum :((
Ama bayanlar için önemli olan bu ilk deneğimimizi kızımın anıları arasına koymak istedim.
Kuaföre gittik dayımızın mezuniyet töreninde, teyze fön çektirdi Duruş oralı bile değil. Duru seninde saçlarını yapalım mı diye sordum. Hayıl dedi. İyi ozaman teyzen kadar güzel olmak istemiyorsun demek deyince teyzesini çok kıskanan Duruş dayanamadı bende yapcam bende diye can attı. Yukardaki resimdede nasıl sevindirik olduğu ortada. 

Veeeeee Sonuç
Ne olur sanki bu fıstığın saçları hep aynı renkte kalsa. Benim saçlarımda o renkmiş büyüdükçe koyu olmuş maaaaalesef.......

17 Eylül 2012 Pazartesi

6

















- 6 Yıl mı oldu sana katlanalı,
- Evet ya üstün bir başarı gösterdik ve tam 6 yıl oldu birbirimize katlanalı:))

Bu muhabbet gece 00:00 da oldu. tam 6 yılı devirdik kocacıkla.
Ama biz hala yeni evliyiz dimi eski evli olmadık olmayacağız dimi.......
Birlikte daha güzel daha mutlu daha huzurlu günlere................................ Amiiiiiiiiin....

15 Eylül 2012 Cumartesi

33 AYLIK DURU

33 aylık bir kuzu var evde, ele avuca sığmayan. Bizimki yeni coştu desem yeri. Son zamanlarda aramız sıkça limoni oluveriyor, nasıl olur valla ben bile anlamıyorum. Eve ilk gittiğimde ikimizden iyi arkadaş yok taki babası eve gelene kadar.
İkimizi yanyana gördüyse o akşam bana düşman kesiliyor, bu kadar erkenmi başlıyordu kız çocuklarının babaya aşkı. Ama onu babasından şimdi de ben çok kıskanıyorum. Duru'nun ona bağlılığını gören baba ağzı kulaklarında bu durumdan pek bir memnun.
Kıyafetlerini babası giydirecekmiş, elbiselerini teyzesi seçecekmiş ben güzel seçemiyormuşum, zaten en çok anane ve dedesini seviyormuş v.s bu örnekler son zamanlardaki ahvalimizi yeterince gözler önüne sermiştir heralde. Ki aile içirisinde ayrımı öğrenmesin diye, herkesi eşit tutsun diye asla sormam kimi çok seviyorsun diye.
Herşeyden çabuk sıkılan bir çocuk, imkanı yok yarım saat aynı oyunu oynatamazsınız bizim cadıya. Kaadeş istimiyolum anne ben odamda tek uyuycam modunda. Bu kadarda bencil.
Bu kadar çekiştirmek yeter herhalde gelelim olumlu yönlerimize;
Yaz döneminde teyzemiz yanımızda olmasının çok ama çok faydası oldu kuzuma. Söyleyemediği sadece r harfi var, herşeyi çok akıcı bir şekilde anlatıyor Maşallah. Gelişimi çok iyi. Kışın kreşle desteklemeyi düşünüyorum. Hakikaten yetemediğim yetişemediğim zamanlar oluyor. İş yerinde sorumluluklarım okadar arttıki bazen ilgilenemiyorum ve ona çok haksızlık ediyorum. Kreşe benim yapamadığım anneliği yapsın diye göndermiyorum. Ben ona sevgimi veriyorum ama paylaşımı öğretemiyorum, belki bana olan siteminden midir bilmem benim ona 1 yılda öğretemediğim renkleri teyzesinden bir haftada öğreniyorsa bir çocuk, ben adresimizi durmadan tekrarlamama rağmen aklında yer etmiyorsa başkaları 1-2 günde kafasına sokuyorsa bir yerlerde yanlış yapıyorum demekki. Acaba tüm çocuklar mı böyle diyorum bazende.
Hastalıklardan çok korkuyordum, çünkü çok dikkatle büyüttüm ve birgün doktorumuzun dediğini hiç unutmuycam, 2 defa görüyorsan bir kerede görme kızım bu çocuğun bağışıklığı çok zayıf demişti. Doğru gerçekten, ilk çocuk birazda deneme tahtası gibi, kitaplardan netten araştırıp her duyduğumu yasakladım. Sonra bin pişman oldum. Eskiden televizyon izletmezdim. Ben izletmedikçe o izlemek istiyordu, yasaklar tatlıdır stratejisi bizim kuzu içinde geçerli. Ama uzun zamandır karışmıyorum ve aklina bile gelmiyor. Anne keloğlana bakalımmı diyordu eskiden, uyuyor şimdi uyandırmayalım derdim bizim kuzu inanırdı haliyle ama artık ben yasaklamıyorum onunda televizyon hiç aklına gelmiyor:))
Şu sıralar iştahı yerinde, hadi anne kitap okuyalım, hani oynayalım. Herşeyi birlikte yapıyoruz. İşin yoğunluğundan çok ihmal ettim onu özlediği o kadar belli ki. Bir oyun oynayıp bittiğinde ne güzel oynadık dimi anne diye soru veriyor.
Ramazan ayında her gün mukaveleye gitmenin faydaları bol bol dua edip namaz kılmaya çalışıyor. Bu benim çok hoşuma gidiyor. Kuzumun Kalbini aydınlatmaya çalışan anneciğimin emekleri çok bu konuda.
Şu sıralar harıl harıl kreş arıyorum. oturduğum sempte bir yere vermeyeceğime kesin kararlıyım.  Hiç birini beğenmiyorum. Bakalım gelecek günler neler göstercek herşeyin hayırlısı olsun.........