Sayfalar

26 Aralık 2012 Çarşamba

PAZAR GÜNÜNDEN

Mutfakta uğraşan annenin yanına gelen Duru;
Duru: su velilmisin anne
anne : al annecim
Duru: bana anne deme ben anne değilim, ben hanımefendiğim anne sensin bana buylun hanımefendi diyeceksin.
anne: ???????????

Anne yine mutfakta Duru okul takıntısında;
Duru: anne ben okula gittiğimde sen ağlayacakmısın,
anne: Evet kesin ağlarım (anne biraz durur ve sorar) peki sen ağlarmısın
Duru: ben ağlamıycam sen üzülme diye.
anne: !!!!!!!

Bazen böyle anne aşığı bazen küçük dağları o yaratmış gibi  havalı ama ben bu kızın her haline aşığım. Zaten oda farketmiş olacakki geçen gün ''anne sen bana aşık olmuşsun'' dedi. Aşktan artık ne anlıyorsa...

25 Aralık 2012 Salı

İLK KAR

Perşembe günü ilk kar düştü. o akşam babasıyla çıktı kuzu dışarıya. Ertesi gün ön balkonumuz hayli kar tutmuştu. Hadi Duru kar topu oynayalım mı dedim olul dedi.
Bu kadar eğleneceğini tahmin etmemiştim doğrusu. Kovasını doldurup doldurup kafamdan aşağı kar döktü:)) Bide minik kardan adamımız vardı üşümesin diye şapka taktık, biz içeriye girince Duru oda hasta olmasın alalım içeri dedi ve içeri girince sonuç malumunuz. Sonra gün boyu kardan adamın ardından gözyaşı döktü bizim kuzu. Neyse bu sayede karın sıcakta eridiğini öğrendi en azından:))

24 Aralık 2012 Pazartesi

DOST DEDİĞİN

Dost dediğin yıllarca konuşmasak bile diğerinin kötü durumda olduğunu bilip gururu kibiri bir tarafa atıp geçmiş olsun mesajı iletmek ve geleceğe dair zeytin dalı uzatmak mıdır?
Kendi doğumgününde bile sırf dostunu sevindirmek adına onlarca kilometre katedip dostunun kapısına bir pasta bırakıp gitmek midir?
Hayatında enn önemli gününün bu olduğunu bilip anne olduğu saati dakikasına kadar bekleyip o günde ve o dakikada aramak mıdır?
Peki dünyadaki en zengin insan parası olan mı yoksa dostu olan mıdır?
 Ben bunların hepsine sahibim çünkü çok iyi bir dostum var. Durunun d.gününü 2 aralıkta Ankara'dan gelen kardeşim dönmeden kutladık. Öyle ki c.tesi karar verdik pazar kutladık. Hazırlıklar bir güne sığınca böylelikle her şey istedim gibi olmadı ama yinede güzeldi.
Bu pazar günü canım arkadaşımın d.günü idi ve sabah Duru ile Dilek teyzesinin doğum gününü kutladık. Biz ikinci bir kutlama yapmayacaktık bu arada. Akşam ben mutfaktayken kapı çaldı eşim kapıyı açtığında yerde mumları yanan bir pasta görmüş. Canım arkadaşım Tekirdağ'dan sırf Duru'ya sürpriz yapmak için gelmiş. Nasıl mutlu olduk anlatamam. Bu arada Duru miki fareyi çok sevdiğinden ona bir miki fare almış. O akşam kutladık ve geç saatlere kadar oturduk.
Ertesi gün ise saat 12:12 de Durunun doğum saatinde tekrar arayınca çok ama çok mutlu oldum. Bir okadar da duygulandım. Canım ya ne kadar ince düşünmüş değil mi. Gerçekten çok şanslıyım değil mi!!!!!!!



17 Aralık 2012 Pazartesi

3 YAŞINDAYIZ


Evimize geleceğimiz gün  ise okadar yağmurluyduki evimize getireceğin bereketin ve güzelliklerin habercisi gibi.benim Duru Ecrin'im iyiki doğdun, iyikivarsın ve iyiki benim kızımsın. Rabbim seni daima korusun. Daha öncede demiştimya VARLIĞINLA ZATEN MUTLUYUZ BAŞARILARINLADA GURURLU OLMAK İSTİYORUZ diye.Rabbim bu mutluluğuda gururuda daim etsin. Daha nice senelere bu mutlulukla güzel kızım 





12 Aralık 2012 Çarşamba

3 YAŞA DOĞRU

Artık okadar farklı ki benim miniğim. Çok değişti, 2 buçuk yaşından itibaren tüm değişimleri iyice hissedilir oluyor.Her kelimeme daha çok dikkat eder oldum çünkü herşeyi taklit ediyor. Sizin kızarken yada severken söylediğiniz bir kelimeyi oda aynı şekilde size kullanıyor. Evde her hareketimizi taklit eden biri var kısacası.
Öğrenim için en güzel yaş çünkü alıcılar çok açık. Artık çocuk bile hadi bana birşeyler göstersene, hadi benimle oynasana anne diye yanınızda aniden bitebiliyor. Duru yeni şeyler yapmayı çok seviyor, buda benim en sevdiğim yönü.
3-4 aydır belkide daha fazladır tüm renkleri söylüyor, rakamların hepsini tanıyor yaklaşık biryıldır artık hedef farklı burada söylediğim gibi okumaya merak sardı. Bilgi dolu geçer umarım bu yılımız. Okula gitmeyi çok istiyor, evimizin tam karşısında ilk öğretim okulu var ve onun bahçe kapısı kapalı olduğunda başlıyor ağlamaya bu kapı kapalı şimdi ben okula nasıl gidicem diye. Bende 4 yaşımda başlamışım okul diye ağlamaya babaannem dayanamayıp 5 yaşımda vermiş okula ama kaymakamlık ozaman kaydımı yaptırmamış 2.dönem mecburen evde bekledim ertesi yıl 6 yaşımda yeniden başladım. Duruda bu gidişle bana benzeyecek gibi ama biz bu isteğini okul öncesi eğitimle geçiştiririz artık.
Yemeğini kendi yemiyor çünkü yemek yemiyor. İştahsız bir çocuk nasıl yaşıyor valla ben bir türlü anlam veremiyorum ona. Abur cuburla hiç arası olmadı onun.Tatlı pek sevmiyor. Hiç vazgeçemediği tatlı Danette onun dışında ayda yılda bir çikolata ya yer ya yemez.
Şunu giycem bunu giycem diye çok sık tutturmuyor, ama şu tutturma krizleri gelincede sağlam geliyor.
Buyıl doğumgünün pek farkında hatta pasta konseptler Duru'ya ait. Arkadaşlarımı çağıralım, bana şarkı söyleyecekler sonra ben mum höplüycem şeklinde anlatıyor.
Duru çok baskın karakterli. İlle onun dediği doğru, ille onun yaptığı gibi olacak. Öğleki geçen harfleri sıralıyor sıra İ ye geldi okuyunca İ dedi noktasınada İ nin üsü deyince bende düzelttim İnin noktası o hayır efendim İnin Üsüymüş ve hala sırf kendi dediği doğru olsun diye bastıra bastıra söylüyor. Çünkü o Duluymuş ve Dulular heeep haklıymış.
Neyse Duru bu kadar müsade ediyor başka bir postta devam ederiz.
Bu arada ben bugün görüştüm 1 şubat 2013 te yeni işime başlıyorum hayırlısıyla. Sevinemedim henüz çünkü Duru'dan ayrılmak zor gelecek:((



11 Aralık 2012 Salı

DURUNUN İLK PASTASI

Pazar günü annem ve babamı Ankara'ya gitmek üzere yolcu ettikten sonra eve gelince içim sıkılıyordu. Ben ilk kez annem ve babamdan ayrılıyorumda :(( İlk evlendiğimde çok uzakta oturuyordum ve çocuğumuz olursa  annem baksın diye mecbur annemlerle aynı sempte ev aldık. O zamanda en az 2 haftada bir annemin yanındaydım ama şimdi ben işten ayrılınca Duru'ya kendim bakmaya başladım doğal olarak onlarda 2 kişi eve sığamaz oldular bu kışı Ankara da geçirmeye karar verdiler. Aslında temelli idi bu gidiş ama tekrar işe başlayacağımı duyunca kıyamadılar torunlarına yine ben gelir bakarım dedi canım annem.
Akşama komşularımız bize geleceklerini söyleyince hadi Duru pasta yapalım dedim. Birlikte birşeyler yapınca çok mutlu oluyor kuzum. Ben koydum kaba o başladı malzemeleri karıştırmaya.  Pandispanya için malzemeler; 3 yumurta 3 kahve fincabı şeker ve bir okadar un,yarım paket kakao, yarım paket kabartma tozu ve 1 paket vanilya

İyice karıştırdıktan sonra yuvarlak bir borcama yağlı kağıt koyduktan sonra karışımın dörtte birini döktük.Bizim kalıbımız oldukça küçük ve bir tane olduğundan biz 4 defa bu işlemi tekrarladık daha büyük bir borcamda 3 yada 2 katlada aynı pastayı yapabilirsiniz. Pişince pasta kreması ve 1 paket krem şanti ile yaptığımız kremayı kekimize sürdük ve üstüne muzları dizdik bunu 3 defa tekrarladık 
son katada tekrar krema sürüp çikolata rendeledik. Farklı şekilde süsleyebilirsiniz. Gelen misafirerimiz, Duru ve özellikle babamız çok beğendi. Bitmiş halinin fotoğrafı malesef yok pasta yapımı bitince misafirlerimiz geldi ve vaktim olmadı. Ama lezzeti çok güzel ve oldukça hafif tavsiye ederiz.
Not: aynı pastayı rulo pasta olarakta yapabilirsiniz bunun için kare fırın tepsisini yarısını bira geçecek şekilde hamuru yayıp rulo olarakta gayet güzel oluyor.

HERŞEY BUNUNLA BAŞLADI

Aslında benim böyle bir amacım yoktu. Bunu da babası ilk yaş gününde aldı. Orada harfleri okudukça buda tekrar etmeye başladı. Kitap okuduğumda dur sıra bende diyerek alıyordu bir baktım büyük harfleri tek tek okuyor. Zaten rakamların hepsini yaklaşık bir yıldır biliyordu. Şimdi bir yere gitsek tabelaları yada asılı bir şey görse başlıyor harfleri söylemeye. iyimi kötümü hiçbir fikrim yok. Hayır üstünde dursam okuyacak çünkü hecelemek istiyor falan burada ne yazıyor birde sen oku anne diye soruyor bana. Tabi bu yönleri için Maşallah ama ben okulda iken sıkılmasından da korkuyorum. Teşfik etmeyip körelmesinide istemiyorum.

 Bunları zaten okulda öğrenecek diye dikkatini başka yönlere çekmek için farklı kitaplarda aldım ama baktım bu durmuyor resimlere bakmak yerine harflere odaklanıyor  bende bari okul müfredatına uygun olsun diye bunu astım. İnşallah yanlış birşey yapmıyorumdur. Sizin bildiğiniz birşey varsa lütfen bize yardımcı olun.  Hani bizim çevremizdeki çocuklarla katiyen aynı değil dönemi geldide merak sardı diyemiyorum. Eğer yanlış olduğunu düşünüyorsanız lütfen tavsiye ile birlikte beni uyarın. Sevgiler.......

10 Aralık 2012 Pazartesi

MAYIS, BEN VE DURU

Mayıs Ankara'da yaşayan kardeşimin kedisi. Evcil hayvanların çocukların zeka gelişimine katkısı olduğunu duyunca biricik yiğenine bir kedi almaya karar vermiş ve almış. Bunu bana ilk söylediğinde ben tüm hayvanlardan korkuyorum balığa bile zor dokunuyorum sakın dedim oda sağolsun anlayışla karşıladı ve kendi bakmaya karar verdi.
Kurban bayramı için buraya geldiğinde mecbur Mayısıda getirmiş. Arefe günü kardeşlerimin geldiğini duyunca kahvaltıya anneme gittik tabi ben Mayısı tamamen unutmuşum. Eve girer girmez Duru ve babası evde bir kedi olduğunu duyunca coştular. Aman bana uzak olsun dedim demesine de Duru'nun anne sende bak kedicik ne kadar tatlı deyip üstüme getirmesiyle babamın kucağına çıkmam görülmeye değerdi sanırım. (Duru hala bana anne kediciklerden korkma onlar sadece kedicik korkacak birşey yok diye terapiler yapmaya devam ediyor)
Neyse kardeşim gidene kadar ben her anneme gittiğimde kediyi kardeşimin odasına koyup kapıyı kapatıyorlardı. Duru kedi ile o kadar çok oynuyordu ki artık kedi Durudan kaçar olmuştu. Bayram tam komediydi ben kediden, zavallı kedide Duru'dan kaçıyordu. Duru'yu görür görmez Mayıs yön değiştiriyormuş:)
Bayramın ikinci günü akşamı Duru kulağım ağrıyor dedi ve gece boyunca ağladı. Sabaha karşı ateşi yükselince hastaneye gittik kulakları kızarmış deyip antibiyotik verdiler. Duru tabi her gün Mayısla birlikte. Sabah kalkar kalkmaz babasıyla dayısını arayıp Mayısın hal hatırını sorup biz bir saate kadar oradayız çok özledik deyip soluğu orada alıyorlardı. Valla eşimin hayvanlara olan merakını bilirdim de Duru'ya fazlasıyla şaşırdım. Hatta Mayısı ziyaretten bu bayram akraba ziyaretlerini yetiştiremedik:)
Neyse gelelim Duru'nun hastalığına üç gün boyunca ateş düşmedi ve tekrar hastanede aldık soluğu. Yapılan kontrollerin sonucunda Duru'nun mikrop aldığına karar verildi ve son zamanlarda farklı bir durum yaşandı
mı dediğinde aklıma Mayıs geldi. Şüphelerim;
- Ben yanında olmadığımdan Mayısın dışkısını yaptığı kumla oynamış olabilir.
- Yemek arasında kediye dokunup sonrasında elini yıkamadan yemeğe devam etmiş olabilir.
- Son olarak benim gibi tüylü hayvanlara alerjisi olabilir. Bende de hemen gözlerime vuruyor gözlerim çapak bağlamaya ve şişmeye başlar.
Siz siz olun bir hayvan alacaksanız muhakkak test falan ne gerekiyorsa yaptırın sonunuz bizim gibi olmasın. Buarada ben kedi ile bukadar oynamasın diye her uyardığımda bırak oynasın  kızım senin gibi korkak olmayacak diye üste çıkan sevgiliye selam olsun.


6 Aralık 2012 Perşembe

SEVİYORUM UĞRAŞMAYI

Durunun en çok o uçları bukle saçlarını seviyorum. Ben kıvırcık saçlı olduğumdan Duru öğle olmasın diye çok dua ettim. Dümdüz saçları gittikçe dalgalandı. o dalgalar zamanla bukle oldu ve o bukleler şimdi saçlarının ucunda sadece. Saçları salık olduğunda insanlar aaaaaa sardınmı uçlarını diye soruyorlar bile:)
Ama ben sadece o buklelere aşık değilim asıl onun rengine aşığım. Ben 5 aylık hamileydim ve Duruş cinsiyetini bize göstermemekte inat ediyordu. Berat Kandili gecesi dua ettim cinsiyetini göreyim diye ve o gece 3 yaşlarında bir kız ve oğlan çocuk el ele tutuşmuş rüyama girdiler. Erkek çocuğu eşime o kadar benziyorduki bak oğlun demesini beklerken bir ses;
Bak bu senin kızın dedi. Bu kumral uçları bukle saçları ilk kez o zaman görmüştüm. O kadar hoşuma gidiyorki Durunun saçlarıyla uğraşmak. O kendi kendine oynarken ben onun peşinde saçına şekil vermeye çalışıyorum. Düşünün halimi çünkü Duruş 5 dakika bile sabit bir yerde kalamayacak kadar hareketli. Artık o bile alışmış benim saçlarına takıntılı olduğumu sabah geliyor saçlarım çirkin olmasın bak diye uyarıyor bile. Biter bitmez aynanın karşısına geçip bir orasına bir burasına bakıp duruyor.
Şuan bir yerlere yetişme derdimiz olmadığından rahat rahat yapıyorum. Bakalım bu güzel buklelerle okullu olduğundada uğraşabilecekmiyim.

5 Aralık 2012 Çarşamba

SİZDE OYUNCAK FUARINDAMIYDINIZ

Sabah uyandığında Duru bugün Keloğlana misafirliğe gidelimmi dedim sevinerek oluuuuuur dedi. İstersen ordan calio ve pepelerede geçeriz istermisin dedim havalara uçtu. Hazırlandık ve çıktık yola yol boyunca onların evi nerde diye sordu durdu. Onlar Oyuncak fuarındalar biz onları görüp gelcez dedim. Zaten sevindirik olduğundan hiç sorun çıkmadı yolda. Fuar merkezine geldiğimizde daha bilet işlemlerini halletmeden sesi duyan Duru fırladı içeriye. Bende kaybolmasın diye peşinden fırladım.

Ben birçok oyuncak olur diye düşündüm ama çizgi film fuarından ibaretti desem yeri. En çok pepelere misafir olduk oradan ayrılamadı kuzu. resimlerde görüldüğü üzere şilanın elini hiç bırakmadı. Hatta şilanın elini tutmak isteyen başka çocuklarıda tüm cadılığını kullanarak engel oldu.

günün sonunda gürültüden ben ve babacığın başı ağrır, Duruşta her gördüğüne biz oyuncak faleye gittik diye anlatır. Bu arada dönüş yolu boyunca sırf dönüyoruz diye Kuzu ağladı durdu.

4 Aralık 2012 Salı

DURU'NUN YENİ YATAĞI

-Anne baaaaak kendime yeni yatak yaptım:))

3 Aralık 2012 Pazartesi

MUTLU DURU

Dedimya artık evdeyim diye bu en çokta kuzuma yaradı. Bu durumdan pek memnun. İlk günler 9 gibi uyanıyordu aaa annem evdeymiş diyordu, ertesi gün bugünde evdeymiş diyor gün boyu evde mutlu mutlu geziyordu.  Birileri Duru annen işe gitsin mi diye sorduğunda avaz avaz bağırarak hayıııııııııııııır diyordu.
Şimdi hergün yanında olduğumu gördüğünden olsa gerek eskisi gibi değil. Bayramdan evvel Üniversiteden arkadaşlarımla buluşacaktık daha ben hazırlanırken başladı ağlamaya işe gideceksin diye. Yeniden başladığımda eminim ki çok üzülecek:(
Her sabah kahvaltıdan sonra Duru ile acaba bugün ne yapsam diye düşünmek bile bana mutluluk veriyor. Onunla öğlene kadar oynuyoruz öğlen iki buçuk saat uyuyor ve bende o sürede rahat rahat akşam yemeğimizi yapıyorum uyandığında ise o kendi kendine oynuyor ben dersime koyuluyorum.
Ders demişken ben Bilgisayarlı Muhasebe mezunuyum bide işletme okumaya karar vermiştim duru doğmadan evvel ama Duru ve okul bir arada gitmediğinden bırakmıştım şimdi kaydımı yeniledim ve ocakta sınavım var.
Böyle geçiyor işte günlerimiz, bayramma ve diğer zamanlara ait yazılarla tekrar görüşürüz.

1 Aralık 2012 Cumartesi

2 AYLIK EV HANIMINDAN SELAM VAR

Uzun süre ara verince nereden başlayacağını bilemiyor insan. Ama işte burdayız 23.09 da işten ayrıldım ki ne yapamadığımı bilemediğim uzun süre bu konuda bunalımlar yaşadığım bir dönemde, Rabbime sığınıp hayırlısı dedim  ve hayırlısı buymuş şimdi evdeyim kızımla başbaşayım. 5 yıllık Mali işler müdürü olarak çalıştığım firmadan ayrıldım. 
İşler yoğunlaştıkça gün yetmez olmuştu ve ben son 2 yıldır çok fazla mesaiye kalır olmuştum, pazar günleri bile bazen ordaydım, tabi durum böyle olunca ailemden fazlaca ödün vermeye başlamıştım hemde kızımın bana en ihtiyaç duyduğu dönemde. 
Şimdi yaklaşan doğum günümüze hazırlık yapıyoruz. Neler yaptığımız ise bir sonraki yazıda...
Sevgi ile kalın.......