29 Ağustos 2012 Çarşamba
FLORYA AKVARYUM
Sonunda gittik gördük burnumuzun dibindeki akvaryuma. İlk akvaryum deneyimimizi Ankara da keçiörende bulunan akvaryumda yapmıştık. İstanbul'daki gerçekten çok büyük çok daha güzel ama biz Ankara gittiğimiz akvaryumda daha çok eğlenmiştik. Sebebi İstanbul'daki akvaryumun giriş ücreti olabilirmi acaba:)) 29Tl cik.
Evet Kompleks çok büyük ama bu kadarda fark olmaz ki Ankara'dakinin giriş ücreti 3TL idi.
Tekirdağda oturan canııım arkadaşım Dilek ve onun Duruştan 20 gün küçük kızı Dilara Yağmurla gittik. Neyse efendim gelelim resimlere.
Evet Kompleks çok büyük ama bu kadarda fark olmaz ki Ankara'dakinin giriş ücreti 3TL idi.
Tekirdağda oturan canııım arkadaşım Dilek ve onun Duruştan 20 gün küçük kızı Dilara Yağmurla gittik. Neyse efendim gelelim resimlere.
Akvaryumda en çok beğendiğim Pasifik Okyanusu, İstanbul Boğazı, Saroz Körfezi şeklinde bölümlere ayrılıp orada yaşayan balık türlerinin sergilenmesiydi. Aaa Yağmur ormanlarınında hakkını yememek lazım. Ayrıca İstanbullular bilir ama bilmeyenlere Akvaryum Florya sosyal tesislere çok yakın. Oranında konumunu çok beğeniyorum ben. Biz ramazanda gittiğimizde sosyal tesislere gitmedik, eve geldiğimizde saat 19:30 ve iftarı zar zor yetiştirdim. Ramazanın o tatlı telaşını şimdiden özledim. Rabbim yeniden kavuşmayı nasip eder İnşallah.
16 Ağustos 2012 Perşembe
RAMAZANDA BİZ VE SÜRPRİZİM....
Bunların dışında ramazan adetimi bozmadım bol misafirli, bol kahkahalı iftarlarla geçti. Gelelim Kadir gecesinee bitanecik komşumuz planlamış Kadir gecesinde Hırkai Şerih İlk durak olmak üzere 7 tane bircirinden güzel camiye gittik ve sahurumuzuda yapıp evimize döndük. Biricik emanetimizi gördük, Sakalı Şerifi gördük. Görmeyen herkese nasip olur İnşallah. Herşey çok güzeldi tekrarı seneye inşallah.
Dün ise ilk arabamızı aldık, arabalara çok meraklı olan Duru Ecrin sevinçten dört köşe. Her gördüğüne bizim arabamız var diye tek tek anlatıyor. Arabanın yanında bir çocuk dursa; Baba kızsana bizim arabamızın yanında durmasınlar modunda.
3 yıldır ehliyetim var ama pratiğim yok. Bakalım çabuk öğrenebilecekmiyim araba kullanmayı. Gerçi öğretmenimiz babamız olduğundan biraz endişeliyim zira fazlaca agresif. Adam direksiyona oturduğunda aniden sinirli birine dönüşüyor hakkımda hayırlısı. Dün akşam kuzu ile babası bana sürpriz yaptılar beni iş yerimden alıp oradanda iftara götürdüler. Bu aralar herşeye rağmen,
8 Ağustos 2012 Çarşamba
İLK KAVGAMIZ :(
Duru kuzusu büyüyor, büyüdükçe değişiyor, yeni yeni huylar adetler çıkarıyor ve bizde şaşkınlıkla onu izleyip ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ne ilginç biz 2,5 luk kuzuya ayak uyduruyoruz:))
Bu değişim sürecinde anane ve dedeye bağlılık arttı. Bize kafası estiğinde sizi sevmiyorum ben dedem ve ananemi seviyorum bile diyebiliyor. Babamız bu duruma gülüp geçiyor ama ben çok üzülüyorum.
Velhasıl geçen pazar nereden esti yine bilmiyorum aramızdaki diyalog aynen şöyle;
- Sen benim annem diilsin, Defnenin annesisin, seni sevmiyorum ben ( Defne komşumuzun kızı ve Duruştan tamı tamına 40 gün küçük)
-ben sustum, duymamazlıktan geldim.tepkisizliğimi görünce;
-Seni sevmiyorum, benim annemdiilsin dedi. Artık tepkisiz kalamadım,
-beni sevmiyormusun Duru,
-Evet
- Neden, sana iyibir anne olamıyormuyum (ses biraz daha yüksek normale göre)
-ses yok
- Hayır hayır ben bunu haketmiyorum. Ben sırf seni mutlu edebilmek için elimden gelen herşeyi yapıyorum ama bizim bayan memnuniyetsiz bir türlü memnun olmuyor.
Ben böyle konuştukça sessiz ama öğle bir dikkatle beni dinliyordu ki, gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Babamızda kapı eşiğinde görünmeden bizi izliyor;
- Beni istemiyormusun hala,
- Başıyla evet işaretini verdi.
-Peki anlaşıldı ozaman. Ben Defnenin annesi olucam. Lütfen sana son aldığım tokaları verirmisin kızımın yanına eli boş gitmek istemiyorum. Onlar artık Defnenin.
-Ses yok hala dinliyor.
-Ben odaya gidiyorum beni istemiyorsan sana artık yalvarmıycam.
Yatak odamızda Duruş öğlece yatağın üzerinde kala kaldı. Sonu nereye gidecek merak ediyorum, herhalde gelir şimdi özür diler diye geçiriyorum içimden. Akşama anneme iftara davetliydik ve artık iftar zamanı yaklaştı. Babamız hadi hazırlanın çıkalım diyince, elimde tokalarla Durunun yanına gittim. Hadi kalk saçını bağlıyım ananeye gidiyoruz dedim. ve bizim üzgün kuzu bombayı patlattı;
- Offf ama anne sende sabaktan beri beni çok üzüyolsun:))
Tatlı bir anıydı benim için ve paylaşmak istedim. Yıllar sonra beni 2,5 yaşında annelikten azat ettiğini öğrendiğinde yüzündeki tebessümü çok merak ediyorum.
Bu değişim sürecinde anane ve dedeye bağlılık arttı. Bize kafası estiğinde sizi sevmiyorum ben dedem ve ananemi seviyorum bile diyebiliyor. Babamız bu duruma gülüp geçiyor ama ben çok üzülüyorum.
Velhasıl geçen pazar nereden esti yine bilmiyorum aramızdaki diyalog aynen şöyle;
- Sen benim annem diilsin, Defnenin annesisin, seni sevmiyorum ben ( Defne komşumuzun kızı ve Duruştan tamı tamına 40 gün küçük)
-ben sustum, duymamazlıktan geldim.tepkisizliğimi görünce;
-Seni sevmiyorum, benim annemdiilsin dedi. Artık tepkisiz kalamadım,
-beni sevmiyormusun Duru,
-Evet
- Neden, sana iyibir anne olamıyormuyum (ses biraz daha yüksek normale göre)
-ses yok
- Hayır hayır ben bunu haketmiyorum. Ben sırf seni mutlu edebilmek için elimden gelen herşeyi yapıyorum ama bizim bayan memnuniyetsiz bir türlü memnun olmuyor.
Ben böyle konuştukça sessiz ama öğle bir dikkatle beni dinliyordu ki, gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Babamızda kapı eşiğinde görünmeden bizi izliyor;
- Beni istemiyormusun hala,
- Başıyla evet işaretini verdi.
-Peki anlaşıldı ozaman. Ben Defnenin annesi olucam. Lütfen sana son aldığım tokaları verirmisin kızımın yanına eli boş gitmek istemiyorum. Onlar artık Defnenin.
-Ses yok hala dinliyor.
-Ben odaya gidiyorum beni istemiyorsan sana artık yalvarmıycam.
Yatak odamızda Duruş öğlece yatağın üzerinde kala kaldı. Sonu nereye gidecek merak ediyorum, herhalde gelir şimdi özür diler diye geçiriyorum içimden. Akşama anneme iftara davetliydik ve artık iftar zamanı yaklaştı. Babamız hadi hazırlanın çıkalım diyince, elimde tokalarla Durunun yanına gittim. Hadi kalk saçını bağlıyım ananeye gidiyoruz dedim. ve bizim üzgün kuzu bombayı patlattı;
- Offf ama anne sende sabaktan beri beni çok üzüyolsun:))
Tatlı bir anıydı benim için ve paylaşmak istedim. Yıllar sonra beni 2,5 yaşında annelikten azat ettiğini öğrendiğinde yüzündeki tebessümü çok merak ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











