Okula başlamak için acaba hala erken mi 69 aylık olacak eylül ayında,
Tenefüslerde dışarı çıktığında tekrar sınıfını bulabilir mi,
Ya izin problemi yaşarsam da yanında olamazsam ne yaparım.
Küçük diye düşündüğümden tekrar anaokuluna gönderirsem bastırmış olurum, yazık değil mi 3 yıl anaokulunda zaman kaybı.
Servis onu almadan gelir mi eve, Duru daha ne benim nede babasının telefonunu tam olarak biliyor.
Peki derslerde nasıl olacak, konuşmayı çok seven Duru konuştuğunda öğretmeni nasıl tepki verecek, ve karşılaştığı cezalarda okuldan çok soğur mu?
Eğitim sistemi öğretmene dayalı olduğu bir mekanizmada bu öğretmen değiştiğinde çocuğum ters köşe olmaz mı?
Öğretmenin çocuklara yaklaşımları nasıl acaba ve velisi olarak kimyamız tutacak mı?
Tuvaletleri nasıl acaba, temiz mi ve çocukların boyları yetişir mi?
Çocuklar merdivenlerden itiş kakış inip çıkıyorlar ve Duru malesef ki çok gevşek bir çocuk kesin düşer, hep ben olamam ki yanında, ne yapacak?
Ben okula başlarken de her şey bu kadar zor muydu acaba. Çok geç biliyorum ama kafamı çok kurcalıyor bu okul sorunsalı. Bir yıldır düşünüp duruyordum, özel okul mu devlet okulu mu diye. Biliyorum bir çok madde özel okul olsaydı aklımı kurcalamayacaktı ama özel okula o kadar para vermek ne kadar mantıklıydı, yada ben ne kadar kaldıra bilirdim bu maddi külfeti. Kaldı ki müfredat aynı sadece spor aktiviteleri ve yabancı dili için tercih edecektim. Gerçi müfredat aynı ama dersi görme koşulları aynı değil. Hepsini üst üste koyduğumda sadece yabancı dil için bile olsa vermeye değerdi ama şuan bu koşulları sağlayabilirdim fakat devamını getirememek korkuttu beni.
Devlet okuluna gelince;
Balkonumdan baktığımda sınıfların içini görebildiğim, evimin hemen karşısında okul ama Duru oraya gitmeyecek, daha uzak bir yere servis kullanarak gidip gelecek. Bunun sebebi okulumuzun çevresi çok kötü, okul dağıldığında okulun bahçesinde kuzgun gibi bekleyen saçma sapan bir kaç genç ve malesef ki etek boyu fora yapmış, makyajları eksik olmayan, süslerine bir hayli dikkat eden kızlarımız var, tabi bunların yanında arada kavgaları, birbirlerine sarkmalarıda cabası.
Çocuğumun böyle bir ortamda okuması taraftarı değildim ve Duru benim işyerime yakın, çevresi daha nezih ve sınıf ortalaması 25-30 kişi arasında değişen bir okula gidecek. Kendimce böyle bir önlem almış olmam bile beynimi kurcalayan yukarıda kaygılandığım sorunların önüne geçmiş değil.
Nasıl geçsin ki. Her yıl yeni bir eğitim sistemi, yeni kararlar, yeni sınavlar. Şimdiki çocuklar yarış atı gibi. O sınavdan bu sınava, o sistemden bu sisteme. Hep bir hazırlanma, hep stres. Acaba her sistem değiştiğinde çocuklara ne kadar anlatılıyor yeni sistem, peki anlayamayacak yaştaki çocukların velilerine ne kadar anlatılıyor. Ben kendimi şanslı hissediyorum diğer insanlardan, dayımız, yengemiz ve teyzemiz öğretmen Allah'tan. Özellikle Duru'yu kendi çocuğu gibi gören ve onun eğitimi için en az benim kadar kaygılanan, benden çok araştıran dayımıza bu konuda çok şey borçluyuz.
Peki ya diğerleri. Çocuk büyütmenin en zor yanlarından biri imiş eğitim. Allah hepimizin yardımcısı olsun.