İstanbul'da büyüdüm ben 8 yaşımdan beri buradayım. 8 yaşıma kadar yemyeşil bir köyde yaşıyordum. Sofraya oturduğumuzda babaannem hadi karpuz al gel dediğinde gider tarladan alır getirirdim taşıyabileceğim en büyük karpuzu, yada salata yapacaksak doldururdum eteğimi getirir verirdim babaanneme. Her şeyin en tazesi ile büyüdüm. Koyun sağmaya pek bir meraklıydım. Hava çok ısındığında evin yanında akan ufak akarsuda hemen soyunur suya girerdik. Her gün mutlaka değerdi elim toprağa. Kızımda benim gibi olsun istedim hem de çok ama bu beton şehirde çok imkansızdı. Baharda üç saksıya ektiğim çilek ve domatesle,yazın hafta sonları piknik ile kapatmaya çalışıyorum ama nafile bir çaba olduğunu biliyorum aslında.
Sıra okul seçimine gelince mutlaka bir bahçesi olsun istedim. Tabi sadece bahçe değildi aradığım. Öğle bir binanın alt katına sıkıştırmak hiç mantıklı değildi bana göre, bağımsız olmalıydı. Parkı olmalıydı. Ufakta olsa kış bahçesi olmalıydı.
Çok şükür oldu. 3 katlı bir okulumuz, kocaman bir bahçesi var bir kısmı park ve bir kısmı da çocuklar ekip biçsin diye ayrılmış bahçe, sinema salonu ve ufak kış bahçesi de var. Çok temiz bir okul içerisi misler gibi kokuyor. 2 senedir Duru oraya gidiyor ve geçen sene anket yaptık Duruya.
Okulda en çok neyi beğenmiyorsun diye, düşündü ve bulamadım dedi. Peki sana göre en kızgın teyze kim dedik, düşündü ve hepsi bana gülüyor dedi. Seni en çok hangisi seviyor diye sordum hepsi çok seviyor annecim dedi. Çok korkuyordum okula gittiğinde her bir çocuktan bir huy alır diye Şükürler olsun hiç olmadı. Aksine hiç bir şeyini paylaşmayan kuzu paylaşım duygusunu geliştirdi. Darısı asıl eğitim hayatımıza diyorum.
Dün okulda yaptıkları faaliyetlerin resimlerini aldığımda çok mutlu oldum. Zira Duru kuzusu annesinden mutluydu. Üretmeye başlamış olmanın verdiği mutluluktu bu. şimdi bekliyoruz çileklerimizin hasat zamanını :)






10 sene tek katlı lojmanda oturduk. Çocuklarım camurlarla, toprakla büyüdüler. Bahçede yıkayıp eve alıyordum yazları:-) Ondan sonra üç yıl da iki katlı apartmandaydık ama tarlamız vardı. Bizimkiler bu sefer de erik ağaçlarının üzerindeydiler. Şimdi İstanbul'da bahçemiz yok, ama balkonda hangi meyvenin çekirdeğini sokdam oluyor:-) Bir akçaağaç, iki malta eriği, bir kayısı ve bir limon:-)
YanıtlaSilNe güzel bir okul bulmuşsun, çocukların toprakla temas etmesi çok önemli:-) Haydi bakalım, hasat zamanı güzel ürünler alın:-)
Ne güzel D vitaminine en çok ihtiyaç duydukları zamanda toprakta çamurdaymış oğluşların:) Sizde bahçe değil ev botaniğe dönmüş ne güzel :)
SilEvet okul çok iyi eve uzak ama hiç düşünmeden verirdim ilk okula devamı olsaydı. İnşallah bulurum yine iyisinden bir okul..
Kizimda gecen yil bu faaliyetlere katilmisti.okulunda mutlu olmasi cok iyi.suan cok dusunuyorum .özelmi devlet anasinifimi diye...ne zor mus egitim isi.basa gelince anliyosun
YanıtlaSilMehtap bence kızını özele vermiyorsan devlet anasınıfına da verme, devlet bağımsız anaokuluna ver. Bir bak istersen özelden farkı yok ve fiyat olarak çok daha uygun. Duru Devlet Bağımsız Anaokuluna gidiyor. Bu okulların hepsi bu kadar iyimi bilemiyorum ama bizim okulun dengi bir okul oldukça yüksek maliyetli. Ben çok araştırarak verdim. Bir çocuğum daha olsa yine aynını yapardım.
SilBu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSil