Sayfalar

21 Eylül 2012 Cuma

KASTRO

 Bayramdan sonraki hafta Ankara'dan gelen kardeşim için tertipledik bu geziyi. Ankara'da yaşamaya başladığından beri denizi özlüyor, hem o özlemini gidersin bizde arabamızla ilk seyahatimizi yapalım dedik tuttuk Tekirdağ yolunu. 2 saat uzaklıkta oraya varıncada dik bir yokuştan yaklaşım 7 km aşağı iniyorsunuz ve yol boyu ağaçlar size eşlik ediyor. yol bittiğinde orman göl ve deniz üçlüsü arasında çok güzel bir kamp alanı. Güzel bir yer Kastro. Tek sorun kamp hiç bana göre değil.Çadırda kalmak, dışarda uyumak, ya bir böcek gelirse diye düşündüm durdum  ki karıncadan bile huylanan ben düşünün geceyi nasıl geçirdim. Aksine de eşim bayılır böğle gezilere. Napalım şansına küssün ben atamıyorum şu korkumu tiksinmemi adı her neyse üzerimden. Yinede arada onu kırmamak adına sıkıcaz dişimizi. Buyrun resimler......


Hamak değince zaten akan sular duruyo kuzu için, çadırada kolay adapte oldu her ne hikmetse çok benimsedi. Gider gitmez hamağımızı ve çadırımızı kurduk. Elektrik problemi yok orda, hatta bazı aileler çamaşır makinası falanda getirmişlerdi, uzun süreler kalıyorlar demek ki,  ben dışarda bir iki hafta imkanı yok yapamam. 



Ertesi sabah resimlerde de havanın ne kadar bulutlu olduğu belli. Ama bu buluta rağmen deniz ve hava sıcacıktı. Deniz çok ama çok dalgalıydı ki karadeniz hep dalgalı dediler. Duru ise sevdiklerinin yanında olma mutluluğu, suyun sevinci derken coştu durdu orda. Önemli olan kardeşimin memnun kalmasıydı ki o çok mutlu oldu, bu da benim mutlu olamam için yetti.


Bide benim kuzumun yüzündeki bu mutluluk bana dünyaya bedel. Denizi çok seviyor kuzum, Şimdi mayosuna bakıp bakıp ben bunla denize gitmiştim ya anne çok güzeldi diyor.


4 yorum:

  1. puantiyelere bayıldım.. mutluluğu yüzünden okunuyor.. sanırım bu resim için herşeye değer..

    YanıtlaSil
  2. Bu güzel tatil için tekrardan çok ama çookkk teşekkür ederim ablacımmm

    YanıtlaSil