Hemen not edelim 31.12.2010 saat 22:50 itibariyle kuzucum ilk adımlarını attı. Akşamın büyük süprizini yine Duru yaptı. Minik Meleğim yine şaşırttı yine mutlu kıldı bizi. Emeklemeden yürüdü diyebiliriz Son bir haftadır emeklemeye çalışıyordu ama hala emeklemeyi çok seri yapamıyor.
Adımlarını okadar dikkatli ve düzgün atıyor ki bunu uzun zamandır yapıyor gibi. İlk korkusunu attıktan sonra başarının mutluluğu kapladı kızımı. İşte başardım der gibi kahkaha atıyor. o mutlu biz ondan mutlu.
3 Ocak 2011 Pazartesi
31 Aralık 2010 Cuma
2010 MU? YİNE DE ŞÜKÜR!!!!!!

2010'a bir çok hayalle kızım kucağımda girdim. Kuzucum 13 günlüktü. Anne olarak başladığım yıl hiçte güzel değildi. Haksızlık yapmıyorum sana 2010, aksine az bile söylüyorum. İşte 2010 özeti:
- 28 Şubatta yeni yaşıma girdim. Daha yeni yaşımın ilk günü 01 Marta kızımı bırakıp işe başladım. İtiraf ediyorum en çok gözyaşını o zaman akıttım. Sabahları evden çıkmaktan süt sağmaya kadar herşey eziyetti.
- Her şey rayına oturdu derken 06.09 Eşim kaza yaptı. 1 ay yattı sonra tekerlekli sandalye sonra bastonlar şeklinde devam etti. Kızımın ilk bayramı zehir gibi geçti.
- KPSS ye girdim. Sonuç istediğim gibi değil.
-Kayıplarımız oldu. Asla yeri dolmayacak kayıplar.
Son günler ise özür mahiyetindeymişcesine. Güzelliklerini gösterdi:
- Eşim bastonları bile bıraktı. Artık rahatlıkla yürüyor.
- Eşimin çalışmış olduğu firma çok çook kurumsal bir firma ve terfi etti. Ocakta başlayacak tekrar.
- KIZIM ANNE DEDİ. Benim için en özel ve güzeli.
- Kızım yaşına girdi. Bir çok heyecan ve tecrübe yaşattı. Her yeni hareketinde kahkahalara boğdu bizi. (Kızımın varlığına binlerce kez şükürler olsun)
- Sabrı öğrendik bu yıl. Özveri ile karşılık beklemeden sevmeyi.
- Ne kadar uykusuzluğa dayanabileceğimi, Çok sinirliyken bile bir gülücükle yumuşayabildiğimi öğrendim. Belkide buyıl tanımışımdır kendimi!
- 6 Yıldır moskovada yaşayan kardeşim geldi. Yıllar sonra bir aradayız. Hepimiz mutluluk sarhoşuyuz.
Bazen diyorum ki Duru plansız bir bebek oldu, acaba yaşayacağım bu sıkıntılara dayanma gücü olarak mı erken verdi Rabbim bize. Desteksiz yürümeyecek dedikleri eşim bile kısa bir sürede ayağa kalktı ise, bunun tek kahramanı DURU ECRİN. Minik Kahramanımız. Hayatımızın tüm güzelliği.
2011 İÇİİİN:
Sağlık, sağlık ve sağlık istiyorum.
Ailemle birlikte huzurlu bir yıl olsun istiyorum.
Birkaç tane maddiyata dayalı hayalim var bunlar olsun istiyorum.
Kilolarımdan kurtulmak istiyorum. Yaklaşık 10 kilocukcuk.
Veee hepimize bol şans ve mutluluk diliyorum. Hepimizin tüm hayallerinin gerçekleşmesi dileğiyle.........
29 Aralık 2010 Çarşamba
İSTANBUL YOLCUSU KALMASIN:)
Düzeltiyorum ve Uğurumdan cnm kardeşimden özür diliyorum. Bu akşam hayırlısıyla yıllar sonra 4 kardeş biarada olucaz. Annemin, babamın ve kızkardeşimin haberi yok. Yurtdışındn gelecek kardeşim bana haber verdi bende hepimiz buluşalım diye ankarada okuyan kardeşimide buraya gelmesinide organize ettik. Annem ankaradaki kardeşim bi proje için 4 arkadaşıyla istanbula ve annemlere geleceğini biliyor. Annem de misafirlerim var deyip heyecanla hazırlık yapıyor. Akşama annemin misafirleri Duru, uzaklardan gelen 2 kardeşim, eşim ve ben. Canım annem çok mutlu olucak.
Önemli not: Bu postu daha önceki postta gelişinden bahsetmediğim kardeşim Uğur'a özür olarak yazdım. Onu çok seviyorum.
Önemli not: Bu postu daha önceki postta gelişinden bahsetmediğim kardeşim Uğur'a özür olarak yazdım. Onu çok seviyorum.
28 Aralık 2010 Salı
Eee Gülelim biraz da.....

Kaza mahalinde elinde cep telefonuyla koşturup "112′nin numarasi neydiiiii?" diye bagıran sarışına,
Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım saat gelmesini bekleyen. Beklerken de canı sıkılmasın diye televizyon seyreden kişiye,
Ailecek televizyon izlerken üst komşu küçük oğlunu göndermiş. Çocuk, anneme ”X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsınlar da, biz de dinleyelim”. Biz de kırmadık, açtık. Ailecek çok iyi niyetli olduğumuzdan, televizyonları bozuk sandık. Yüksek sesten dolayı bize laf soktuklarını anlamamız çocuğun ikinci gelişinden sonra oldu. Bu olayı yaşayan aileye,
Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz AIDS’in açılımını yapıyor: (A)llaha (İ)syan eden (D)eyyusların (S)onu… diyen hocaya,birer alkış istiyorum:))
Ayrıca aşağıdakiler de birer tebrik hakediyor:
Acı Kaybımız:
3 ay önce ailemize katılan, "Necmi" ismini verdigimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük. Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip, Necmi’yi aldığımız dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ”Abi onlar kış uykusuna yatar” cevabını almış bulunmaktayız. Hepimizin başı sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.
3 ay önce ailemize katılan, "Necmi" ismini verdigimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük. Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip, Necmi’yi aldığımız dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ”Abi onlar kış uykusuna yatar” cevabını almış bulunmaktayız. Hepimizin başı sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.
Annemin Maceraları: Shrek’in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el eletutuşmuş Shrek ve Fiona’yi gören annem, ‘Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?’ diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.
Alfabe: Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: ‘örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?’ deme cesaretini gösterdiği için,
Annem: "Bu taraf bitti" diye CD’yi arkasına çeviren ve sonra da "CD çalar çalışmıyor!" diye feryat eden anneme alkış az geliyor!
Modem: Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem "Bu ne?" diye sordu. Ben de kolay anlasın diye "Hani benim bilgisayarım var ya, onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu" diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni ve "Yani modem bu" dedi ve konu kapandi…
Yaz Okulu: Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite ögrencisine gelsin. Bu yaratıcılıga şapka çıkarılır.
Beyin Göçü: Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındakı arkadaşına dert yanmaktadır. ”Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS’ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika’ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!” Sen git, masrafları ben karşılıyorum.
Alman Yazar: Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp "Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır" diyen hocaya, "Niye, kağıt bulamamış mı?" cevabını veren arkadaşa gonderelim
Düz Mantık: Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ”Bu ev kiralıktır” yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ”Bu da” yazısını görürseniz, bilin ki Trabzon’dasınız.
İngilizce Yazılısı: Bir alkış da İngilizce sınavında "Nice …….." şeklindeki boşluğu "Nice mutlu yıllara!" biçiminde dolduran, dahi mi yoksa aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.
Hugo’lar Beşledi: Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo’ya "Beşinci Hugo" diyen arkadaşımıza gelsin.
Ne Zaman? Kardeşim karne almıştı; fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu: "Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin" uyarılar özellikle babama yönelikti: "Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma". Babam daha fazla dayanamadı ve sordu: "Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?"
Havale: Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor: "Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?" Teyzem cevap veriyor: "Bu paranın hayrını görme inşallah yazalim" evladım.
Lamba: Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: "Bacım o geçtiğin gece lambası değildi; çek sağa".
Hacim nedir? Öğretmen bir arkadaşımdan naklen: 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: "Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız". Öğrencimizden gelen cevap: "Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?".
1 YAŞ BUNALIMI MI DERSİNİZ?
Şu sıralar çok ama çok agresifiz. Her şey bizim olmalı. Onun olmadığında başına hızlıca vuruyor. Bizde bu duruma çok üzülüyoruz. Nerede yanlış yapıyorum diyorum. Engel olmalı mı yoksa görmemezlikten gelip o başına vurunca izlemeli mi? Ama yok ben yapamam kuzum kendine vurunca ben görmemezlikten gelmeyi başaramam. Bende bu durumu araştırdım sonuç mantıklı geldi. Buyrun sonuç:
Bebeklerde Öfke Nöbetleri
Her ne kadar başını vurma çocuğun rahatlamasını sağlayan bir alışkanlıksa da bazen öfkeli olduğu anlamına da gelebilir. Bir öfke nöbetinde iki yaşındaki bir çocuk yere yatırıp tepinebilir ve çığlık atarak başını yere ya da duvara vurabilir.Bu durum çocuğun kendisine zarar verme olasılığı yüzünden anne-babayı telaşa düşürür. Öfke nöbeti genellikle çocuğun kendisini ifade edememesinin isteklerini dile getirememesinin ya da isteğini elde edememesinin yarattığı düş kırıklığına tepkisidir.Çocuk kendisine zarar vermediği sürece en iyisi olayı görmezlikten gelmektir. Yaralanma olasılığı varsa nöbet geçene kadar çocuk yatağına ya da güvenli bir yere konulabilir.Bu tür öfke nöbetleri sıklıkla oluyorsaanne-baba kendilerine çocuktan çok şey bekleyip beklemediklerini sormalıdırlar. Çocuklarını katı kurallar içinde sıkmaya ve ona sert davranmamaya çalışılmalıdırlar. Ayrıca çocuklarının ruhsal gelişimi konusunda kaygılanıyorsa bir çocuk psikiyatrisi uzmanına danışmaktan çekinmemelidirler.Başını vurma davranışı mazoşist bir davranış değildir çocuğun bir birey olarak yaşama uyum sağlamasıyla ilgili bir sorundur. Bu nedenle de anne babanın çocuğa karşı yumuşak anlayışlı ve hoşgörülü bir tutum takınmaları çok önemlidir.Bazı araştırmalarda her 100 normal bebekten 15′inde bu davranışın görüldüğü saptanmıştır. Ancak başını vurma ve sallama gibi ritmik hareketler annenin beden temasından yoksun olan yetiştirme kurumlarında büyüyen ya da çok sıkı kundaklanmış çocuklarda daha sık görülmektedir.
Bide bu yazının başında bebeklerde görülen bu davranış 3-4 yaşına kadar kendiliğinden kaybolur. Eğer 5-6 yaşına kadar devam ediyorsa davranış bozukluğunun işareti olabilir bir çocuk danışmanından yardım alın diyordu. Yazı uzun olduğundan sadece sonuç bölümünü yayınladım.
Bebeklerde Öfke Nöbetleri
Her ne kadar başını vurma çocuğun rahatlamasını sağlayan bir alışkanlıksa da bazen öfkeli olduğu anlamına da gelebilir. Bir öfke nöbetinde iki yaşındaki bir çocuk yere yatırıp tepinebilir ve çığlık atarak başını yere ya da duvara vurabilir.Bu durum çocuğun kendisine zarar verme olasılığı yüzünden anne-babayı telaşa düşürür. Öfke nöbeti genellikle çocuğun kendisini ifade edememesinin isteklerini dile getirememesinin ya da isteğini elde edememesinin yarattığı düş kırıklığına tepkisidir.Çocuk kendisine zarar vermediği sürece en iyisi olayı görmezlikten gelmektir. Yaralanma olasılığı varsa nöbet geçene kadar çocuk yatağına ya da güvenli bir yere konulabilir.Bu tür öfke nöbetleri sıklıkla oluyorsaanne-baba kendilerine çocuktan çok şey bekleyip beklemediklerini sormalıdırlar. Çocuklarını katı kurallar içinde sıkmaya ve ona sert davranmamaya çalışılmalıdırlar. Ayrıca çocuklarının ruhsal gelişimi konusunda kaygılanıyorsa bir çocuk psikiyatrisi uzmanına danışmaktan çekinmemelidirler.Başını vurma davranışı mazoşist bir davranış değildir çocuğun bir birey olarak yaşama uyum sağlamasıyla ilgili bir sorundur. Bu nedenle de anne babanın çocuğa karşı yumuşak anlayışlı ve hoşgörülü bir tutum takınmaları çok önemlidir.Bazı araştırmalarda her 100 normal bebekten 15′inde bu davranışın görüldüğü saptanmıştır. Ancak başını vurma ve sallama gibi ritmik hareketler annenin beden temasından yoksun olan yetiştirme kurumlarında büyüyen ya da çok sıkı kundaklanmış çocuklarda daha sık görülmektedir.
Bide bu yazının başında bebeklerde görülen bu davranış 3-4 yaşına kadar kendiliğinden kaybolur. Eğer 5-6 yaşına kadar devam ediyorsa davranış bozukluğunun işareti olabilir bir çocuk danışmanından yardım alın diyordu. Yazı uzun olduğundan sadece sonuç bölümünü yayınladım.
27 Aralık 2010 Pazartesi
BASTONLAR FORAAAA......
Evet babacığımız bastonlardan da kurtuldu. Artık çok iyiz Allaha şükürler olsun. Bastonlar fora Jimnastiğe devam. Eeee artık bitsin dimi o karabasan gibi günler.
İSTANBUL BİR İKİİİ....
Sonunda beklenen gün. Kardeşim dönüyor 6 yıldır Moskovada yaşayan kardeşim İstanbula geliyor. Bedelli askerliğini yaptıktan sonra serbestiz artık. Çok mutluyuz çook. Çarşamba günü büyük gün benim için. Meleğimi ilk defa görecek. Hadi hemen çarşamba olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)