Sayfalar

16 Mart 2016 Çarşamba

.....

Bazen en karamsar anınızda kapı çalar ve bir güzellik bitiverir karşınızda....
Hemen ardından telefonunuz çalar... Telefonu kapattığınızda bir kez daha anlarsınız ki yine sizi mutlu etmek için ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünüzü....
Mesela pembe karanfil kızınız, beyaz karanfilin oğlunuzu temsil ettiğini, altındaki karanfillerin sayısının evliliğiniz için geçen süre olan 10 yılı temsil ettiğini öğrenirsiniz.....
Bu dünyaya bir çocuk daha getirmek ne kadar yanlış diye düşündüğünüzde, umudunuz kaybolup gittiğinde bu ufacık mutluluk içinizde solan tüm çiçekleri yeniden açtırıyorsa aslında o kadarda kötü değildir herhalde bu dünya demekten de alamıyorsunuz kendinizi...
Ne var sanki insanlar bir başkasını nasıl öldürürüm, asıl üzerim, nasıl intikam alırıma kafa yoracaklarına mutlu etmek için çabalasalar....
Ne var ki biraz daha iyi olsalar, öldürseler içlerindeki bu kötü şeytanı....
Öldürseler de biz anneleri daha çok üzmeseler.....
Yada herşeyi biz annelere bırakıp herkes bir kenara mı çekilse....

15 Mart 2016 Salı

ABLAYA VE BABAYA MEKTUPLAR...

Sevgili Babacığım,
Erkek adamın oğlu olur diyorlar, 
bende düşündüm benim babamdan daha erkek, 
daha adam mı var ki ben gitmiyorum dedim :)
Önce annemin sonra ablamın rüyalarına girmeye başladım,
sonra ikili testte anneme gösterdim ucundan, 
bugün ise erkek adamın malı meydanda olur oğlum dedim, 
bu kadar nazı kızlar yapar sen niye saklayasın dedim.  
Gösterdim tüm malzemeyi.
Baba; 
Annemin göz bebeği, 
Ablamın tek kardeşi, 
Senin gururun olmaya geliyorum.
Hadi kalbinizde yer açın bana da…..
Oğlun DORUK :))


Sevgili Ablacım,
Biliyorum yıllardır beni bekliyorsun, 
benimle ilgili çok güzel hayaller kuruyorsun.
Çok az kaldı ablacım 5 ay sonra senin yanında, 
sıcacık yuvamızda olacağım.
Sen zaten beni rüyalarında gördün, 
sadece kokumu bilmiyorsun onada az kaldı.
Geldiğimde sana çok ihtiyacım olacak. 
Bana herşeyi sen öğretirmisin.
Annem sen de ablan gibi akıllı ve zeki ol diyor. 
Bana yardımcı olacaksın değil mi.
Ben sana söz veriyorum en çok seni seveceğim, 
hep seni örnek alacağım, 
hep yanında olacağım.
Geldiğimde ellerimi tut, 
çünkü ben sana çok güveniyorum.
Küçük hediyemi kabul et, 
ben geldiğimde her şeyi beraber seçeceğiz söz mü :)) 
Minik kardeşn DORUK :))


Not: Cinsiyetini bu mektupları yazarak söyledim. Kontrole yalnız gittim.
Cinsiyeti öğrendikten sonra mektup yazdım ikisinede. Mektup babamıza bebişin
renkli resimlerinin ve hareketlerinin olduğu cd içerisine koyularak verildi.
Ablamıza çok beğendiği ayakkabılar alınarak hediye paketinin içerisinde verildi.
İkiside çok duygulandı, ablamız her satır sonunda bize sarılarak ve öperek okudu.
Oda bunun sonunda anne bende Doruk doğana kadar ona mektuplar yazmayı
düşünüyorum dedi ve kardeşini beklerken günlük tutmaya karar verdi. Günlüğe
kardeşi ile ilgili plan ve hayallerini yazacakmış.


8 Mart 2016 Salı

14.HAFTA VE 2 Lİ TEST

26 Şubat Cuma günü gittim önce dr bebişi ölçtü ve hadi şimdi radyolojiye gidebilirsin bebişin yeteri büyüklüğe gelmiş dedi.

Radyolojide yüreğim ağzımda bekledim. Karşımdaki koca ekranda tüm hareketlerini gördüm :) Elleri iki yanda duruyordu, karnıma bastırdıkça ellerini yüzüne doğru götürüp büzülüyordu. Minnacık bir insan. Sadece 8 cm benim kuzum. Renkli ekranda izlemek daha güzel, sağlığı şükür iyi, kan sonuçları da iyi bir sorun yok (Maşallah bebişe). Tabi hepimizin ilk önceliği oydu, ekranda her şey o kadar netti ki kaburgalarını tek tek sayıyordum. Cinsiyetini sordum, kuşa benziyor dedi. Hepiniz merak ediyorsunuz ama biz 16. haftadan önce söylemiyoruz dedi dik dik. Sizlerde neden bu kadar merak ediyorsunuz dedi bide. Ne kadar anlayışsız tabi merak ediyoruz.

Kusmalarım ise ilaç sayesinde durmuştu ama 14. haftada ilacı bırak dediklerinden ilacı bıraktım ve dün yine acilde bulduk kendimizi. Sadece 3 gün dayandım ve dün kan kusmaktan ağzım kan kokuyordu. Yine serumlar ve iğne ile şuan daha iyim. Artık bitsin patates ve kayısı suyundan başka şeylerde yemek istiyorum.

Duru ile her akşam sohbetimiz bebek üzerine. Dün akşam anne sen doğuma girdiğinde mi söyleyecekler kardeşimin kız yada erkek olduğunu. Artık söylesinler bizde alışveriş yapalım değil mi ama. Bir heyecanlı ki sormayın. İsimlerimiz de hazır ya DORUK EYMEN ya da DERİN ELİS.
Bakalım hangisi.  Anne liste yapalım liste yapmazsak karıştırırız ne alacağımızı, bide kapıya ismini yazdıracağımız bir kapı süsü olsun tamam mı. Kardeşim için en güzeli olsun diyor. Bunlar sadece bir kaçı. O kadar heyecanlı ki, bu kadarını beklemiyordum açıkçası :)

Allahım her şeyden evvel hayırlı bir evlat ve sağlıkla kucağımıza almayı nasip etsin. Bunlar engel olamadığımız heyecanlar, ne olursa olsun koşulsuz seveceğiz biz onu aynı ablasını sevdiğimiz gibi.
Sevgiler herkese...

25 Şubat 2016 Perşembe

DURUŞ İÇİN.....

Uzun zaman oldu ona dair birşeyler yazmayalı. Oysa kızım bu süre içerisinde ilk karnesini aldı ve ilk karnesinde ben yanında değildim. Sağolsun bir veli resimlerini çekip göndermişti, benim gibi kuzularının yanında olamayan anneler için.  Tabi bu kadar hormonla o resimleri alınca ben o günü ağlayarak geçirdim. Akşam ise önce hediye sonra karneyi gösteririm diye karnesini sıkı sıkı sarmayıda ihmal etmedi tabi.



Bunlarda geçen hafta çekildi. Okul hatırası. Pek bir sevimli çıkmış değil mi?



Bu mu, buda ödevimizden. Okul panosu için değerler dersi kapsamındaki proje için. 1. sınıfına dair bir şeyleri olsun istedim.  Kızımın güzel yazısına bir Maşallah ama.


Tabi ben ilgilenmiyorum şu sıralar ödevler öğle böyle gidiyor okula.İnşallah bu dönem bir düşüş yaşamayız. Mental aritmetik kursunda kızım olimpiyatlara hazırlayacaklardı, yaşıtlarına göre öndeymiş fakat ben bu duruma düşünce, babamızda akşam geç vakitlerde eve gelince çalışmalarımızda fazlası ile aksamalar oldu ve bizim talebimizle ben düzelene kadar kursa ara vermek zorunda kaldık. 
Mart sonuna kadar tamamen düzelmeyi umud ediyorum ve Duru için yüzme kursu arayışına geçicem, kesin kararlıyım bu sefer (İnşallah). Bir de artık ingilizce 2. sınıftan itibaren varmış bu yaz İngilizce kursuna başlatıp başlatmamak konusunda da kararsızım. 
Duru heyecanlı, her akşam gelip kardeşini gıdıklayıp bir ton nasihatte bulunuyor. Bazen acaba çok mu sevecek yoksa bu bekleyiş büyük bir kıskanmanın kıvılcımları mı diye düşünmeden edemiyorum.
Duru kuzusunda da haberler böyle. 
Daha güzel haberlerle gelirim İnşallah. Bir sonraki post bebişten haberlerle dolu olacak :)

23 Şubat 2016 Salı

12. HAFTA

Sahi hamilelik neydi, Şubatta dondurma aşermek olabilir mi mesala.
Yoksa bir tanecik kuzunun nefesine bile tahammül edememek mi?
Taze kuzu eti deyip, taa Iğdır'dan gelen kuzu etinin yüzüne bakmamak, yada kuru kayısı kompostosu diye diye herkesi alarma geçirip, gelenler ne tatlı ne ekşi ikisinin ortası olmalı deyip huysuzluk yapmakta olabilir.
Her şeye böööökleyip, mutsuz mutsuz dolanıp dr kontrolü geldiğinde kalp atışını ağzında hissetmekte olabilir aslında.
Bizde yukarıdaki durumların hepsi aynı anda yaşanıyor. Hiperemezis olduğumdan nadir görünen bir vakayım, ama ilk trimesterin sonuna yaklaşıyor olmanın mutluluğu içimi aydınlatıyor açıkçası. Günler yavaş geçiyor şu sıralar, bulantılarım son hız devam ediyor fakat kullandığım Zofran adındaki ilaç sayesinde kusmuyorum en azından. ilacı bir gün bıraktım, hayat durdu resmen. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Cumartesi günü ikili test için doktor ziyareti gözüküyor. İnşallah her şey yolundadır.
Şuan onun sağlıklı olması her şeyden öncelikli bizim için.
Anne bu kadar hayattan kopuk yaşayınca evde ilgi bekleyen kuzu bu süreci öğle güzel yönetiyor ki. Annem sen ve kardeşim iyi olun ben herşeyi kendim yaparım diyecek kadar olgun. Annem bende 5 ay kusmuş İnşallah kardeşimde 6 ay kusarda ben daha az üzmüş olurum demeyi de ihmal etmiyor tabi :))
Henüz kilo almadım, aksine 4 kg verdim. Duru da ilk üç ayda 10 kilo kaybettim ve doğuma kadar sadece o verdiğim kiloları geri alıp hiç kilo almadan tamamlamıştım 9 ayımı.
Bunda öğle olmayacağım ortada. Ama ne kadar aldığım umruda değil, şu süreci sağlıkla atlatalım yeter.
İnşallah cumartesi günü tüm sonuçlarımız güzel çıkar ve en azından kaygısız atlatırım bu süreci. Sevgiyle kalın....

29 Ocak 2016 Cuma

9. HAFTA

Merhabalar uzun bir aradan sonra işte burdayız.
Ocak 18 de kontrolümüze gittik bebişimizin minnak kalbini görmek için, en başta saklanan anneyi bolca korkutan miniğim sonradan duyurdu sesini, kontrol edilemeyen inci taneleri süzüldü sesini duyar duymaz. Ne güzel bir şey anne olmak.
Bebişim büyümeye çalışıyor ve bu 2 cmlik minnak beni tamamen ele geçirmiş durumda. Tüm kokulardan, tüm yemeklerden özellikle tavuktan ve tatlı her şeyden (çikolatadan bile) nefret eder moddayım.  Tabi durum böyle olunca hiç birşey yememekle beraber bolca kusuyorum. Pazar günü çok kötüleşince hastane yolunu tuttuk ve Duruşun hamileliğinde tanışmış olduğumuz hiperemezis gravidarum tanısı yeniden koyuldu ve  serum ile beslenmeye geçtik 3 gün. Bulantı hapı metpamid işe yaramayınca Emadur adındaki iğneye başladık, oda yeterli randımanı göstermeyince hala çekinerek yaklaştığım ama doktorumun ısrarla tek çare bu gözüküyor demesi ile başladığım Zofer adındaki ilaca başladık. Sonuçta ben iyi olmadığım sürece bebişimin de iyi olması beklenemez değil mi. 2 gündür işe gelebiliyorum, ve biraz daha iyi gibiyim. Hala bulantım var malesef fakat çıkarmıyorum en azından.
Ben böyle olunca Duru çok üzülüyor ve şuan Adapazarı'nda olan kuzum ananesine; bende annemin karnındayken bu kadar annemi üzdüm mü? diye soruyormuş. Abla olmak özveri gerektiriyor ve kuzum evde bir çok işini kendi yapmaya başladı. Karnesini aldığı gün bile yanında olamadım, çok kustuğum için.  Yatak ve koltuk arasında bir hamilelik geçiren ben ev ve evdeki hiç kimse ile ilgilenmiyorum. Dedim ya minnak tamamen ele geçirdi beni. Duru da bu halim 5. ayda sonlandı ama bunda umutluyum daha erken bitecek.

Daha güzel haberler ile gelirim İnşallah. Şimdilik bizden bu kadar. Kendimi iyi hissettikçe de sizi ziyarete gelicem. Herkese Hayırlı Cumalar :))

11 Ocak 2016 Pazartesi

BİZ GELDİK

Biz geldik derken, e iki kişi geldikde o yüzden. Çekirdek ailemize bir aday var, şükürler olsun. Bu gün tamı tamına 6 haftalık bir fasulye tanesi :)
Duru abla moduna, ben hamile moduna baba köle izabella moduna çoktaaan girdi(rdik).

Duru kız beni baş köşeye koydu, koca kişisi ağzını açamaz oldu bana. Bir şey isteyecek olsa;
Annem hem kardeşimi taşıyıp hem senin istediklerini nasıl yapsın diye çemkiriyor babasına. 5 dakika arayla kardeşim şuan ne yapıyor, acaba istediği bir şey var mı, hangi çizgi filmi açalım hangisinden hoşlanıyor, hadi bizi tanıştır adımı öğrensin, anne sen yalnız yürüme ben senle ve kardeşimle yürürüm, bu gece kardeşimle uyumak istiyorum baba sen benim odamda uyu şeklinde söylüyor.

Benim ise çok bulantım var, çok halsizim ve bir gözüm hep yatakta. Ama evdeki şaşkınları gördükçede ben niye 6 sene beklemişim sultan moduna terfi etmek için diye de hayıflanmıyorum desem yalan olur. Haftaya kalp atışlarını duymak için gideceğiz.

Bizden şimdilik bu kadar.Sevgiler bizden herkese :)