Kara kızın sana çok aşık...
17 Eylül 2015 Perşembe
DAHA NİCE NİCELERİNE :))
Kara kızın sana çok aşık...
7 Eylül 2015 Pazartesi
OKULLUYUZ BİZ :))
Okul alışverişindeyiz, gerçek veli olduk müsadenizle :))
Çok heyecan verici. Duru birşey istemiyor ama ben bir engel olamıyorum içimdeki alışveriş canavarına. Ne güzel bir duygu bu. Renk renk defterler, çiçekli böcekli şeyler. Çok süslüyüz sormayın. Kız annesi olmanın ayrıcalıklarını yaşıyoruz en sonuna kadar.
Merakla beklenen karneler, veli toplantıları, yeni kaygılar, yeni heyecanlar var bu uzun yolda. Ne güzel bir şeysin sen ki, çok güzel şeyler yaşatıyorsun bize.
Rabbim bu duyguyu herkese nasip etsin, kuzumada tüm eğitim hayatı boyunca başarı versin. Amin
.......
Çok heyecan verici. Duru birşey istemiyor ama ben bir engel olamıyorum içimdeki alışveriş canavarına. Ne güzel bir duygu bu. Renk renk defterler, çiçekli böcekli şeyler. Çok süslüyüz sormayın. Kız annesi olmanın ayrıcalıklarını yaşıyoruz en sonuna kadar.
Merakla beklenen karneler, veli toplantıları, yeni kaygılar, yeni heyecanlar var bu uzun yolda. Ne güzel bir şeysin sen ki, çok güzel şeyler yaşatıyorsun bize.
Rabbim bu duyguyu herkese nasip etsin, kuzumada tüm eğitim hayatı boyunca başarı versin. Amin
.......
2 Eylül 2015 Çarşamba
DÜĞÜN DERNEK ATLATTIK
Düğün dernek işlerimiz mutlulukla nihayetlendi. Heybemizi doldurduk bir dolu güze anı ile.
Önce Kınamızı yaptık ve yanlış kızı ağlattık.
Sonra gelinden daha güzel olalım diye elimizden geleni yaptık. Bol bol oynadık hemde analı kızlı, tabi ertesi günkü tüm kas ağrılarını hesaba katmadan.
Sonrada düğün selfiesiz olmaz dedik, bir dolu güzel insanla resimler çektirdik.
Şimdi evli evinde köylü köyünde moduna geri döndük. Darısı tüm bekarların başına efendim.
Önce Kınamızı yaptık ve yanlış kızı ağlattık.
Sonra gelinden daha güzel olalım diye elimizden geleni yaptık. Bol bol oynadık hemde analı kızlı, tabi ertesi günkü tüm kas ağrılarını hesaba katmadan.
Şimdi evli evinde köylü köyünde moduna geri döndük. Darısı tüm bekarların başına efendim.
27 Ağustos 2015 Perşembe
25 Ağustos 2015 Salı
İyiki doğdun Bir.....
''Bir''i var anneliğini idolüm olarak gördüğüm,bu yüzdende tüm yazılarını aksatmadan okuduğum. Geç keşfettim ama kısa sürede tiryakisi oldum. Blog dünyasına farklı bir güzellik getirmesi yetmiyormuş gibi birde 10. yılı nedeniyle hediye göndericem dedi ve sabahın en güzel sürprizini yaptı bana. Sadece beni değil birde Durucuğu da düşünmüş. Çok teşekkür ederim arkadaşım. Daha çok güzellikler paylaşmak dileği ile hep beraber. Daha nice 10 lara. Senden öğrenecek çok şeyimiz var bizim. Şimdi biri bana çok kısa birşey anlatacakmış. Bana müsade :))
15 Ağustos 2015 Cumartesi
DÜĞÜN TELAŞESİ :))
Alışveriş yapıldı, eksikler tamamlanmaya çalışılıyor, yoğun, yorucu bir o
kadar heyecanlı bir haftaya girerkene ben niye bu kadar enerjisizim.
Tüm çarşaflar mini programda yıkanacak, sarmalar sarılacak, ev elden geçecek, aksesuarlar tamamlanacak, kuaför ziyaret edilecek ama benim gözler uykudan kalkmıyor.
Birazcıkın rüzgar istiyorum, birazcıkta enerji.
kadar heyecanlı bir haftaya girerkene ben niye bu kadar enerjisizim.
Tüm çarşaflar mini programda yıkanacak, sarmalar sarılacak, ev elden geçecek, aksesuarlar tamamlanacak, kuaför ziyaret edilecek ama benim gözler uykudan kalkmıyor.
Birazcıkın rüzgar istiyorum, birazcıkta enerji.
12 Ağustos 2015 Çarşamba
OKUL SORUNSALI
Okula başlamak için acaba hala erken mi 69 aylık olacak eylül ayında,
Tenefüslerde dışarı çıktığında tekrar sınıfını bulabilir mi,
Ya izin problemi yaşarsam da yanında olamazsam ne yaparım.
Küçük diye düşündüğümden tekrar anaokuluna gönderirsem bastırmış olurum, yazık değil mi 3 yıl anaokulunda zaman kaybı.
Servis onu almadan gelir mi eve, Duru daha ne benim nede babasının telefonunu tam olarak biliyor.
Peki derslerde nasıl olacak, konuşmayı çok seven Duru konuştuğunda öğretmeni nasıl tepki verecek, ve karşılaştığı cezalarda okuldan çok soğur mu?
Eğitim sistemi öğretmene dayalı olduğu bir mekanizmada bu öğretmen değiştiğinde çocuğum ters köşe olmaz mı?
Öğretmenin çocuklara yaklaşımları nasıl acaba ve velisi olarak kimyamız tutacak mı?
Tuvaletleri nasıl acaba, temiz mi ve çocukların boyları yetişir mi?
Çocuklar merdivenlerden itiş kakış inip çıkıyorlar ve Duru malesef ki çok gevşek bir çocuk kesin düşer, hep ben olamam ki yanında, ne yapacak?
Ben okula başlarken de her şey bu kadar zor muydu acaba. Çok geç biliyorum ama kafamı çok kurcalıyor bu okul sorunsalı. Bir yıldır düşünüp duruyordum, özel okul mu devlet okulu mu diye. Biliyorum bir çok madde özel okul olsaydı aklımı kurcalamayacaktı ama özel okula o kadar para vermek ne kadar mantıklıydı, yada ben ne kadar kaldıra bilirdim bu maddi külfeti. Kaldı ki müfredat aynı sadece spor aktiviteleri ve yabancı dili için tercih edecektim. Gerçi müfredat aynı ama dersi görme koşulları aynı değil. Hepsini üst üste koyduğumda sadece yabancı dil için bile olsa vermeye değerdi ama şuan bu koşulları sağlayabilirdim fakat devamını getirememek korkuttu beni.
Devlet okuluna gelince;
Balkonumdan baktığımda sınıfların içini görebildiğim, evimin hemen karşısında okul ama Duru oraya gitmeyecek, daha uzak bir yere servis kullanarak gidip gelecek. Bunun sebebi okulumuzun çevresi çok kötü, okul dağıldığında okulun bahçesinde kuzgun gibi bekleyen saçma sapan bir kaç genç ve malesef ki etek boyu fora yapmış, makyajları eksik olmayan, süslerine bir hayli dikkat eden kızlarımız var, tabi bunların yanında arada kavgaları, birbirlerine sarkmalarıda cabası.
Çocuğumun böyle bir ortamda okuması taraftarı değildim ve Duru benim işyerime yakın, çevresi daha nezih ve sınıf ortalaması 25-30 kişi arasında değişen bir okula gidecek. Kendimce böyle bir önlem almış olmam bile beynimi kurcalayan yukarıda kaygılandığım sorunların önüne geçmiş değil.
Nasıl geçsin ki. Her yıl yeni bir eğitim sistemi, yeni kararlar, yeni sınavlar. Şimdiki çocuklar yarış atı gibi. O sınavdan bu sınava, o sistemden bu sisteme. Hep bir hazırlanma, hep stres. Acaba her sistem değiştiğinde çocuklara ne kadar anlatılıyor yeni sistem, peki anlayamayacak yaştaki çocukların velilerine ne kadar anlatılıyor. Ben kendimi şanslı hissediyorum diğer insanlardan, dayımız, yengemiz ve teyzemiz öğretmen Allah'tan. Özellikle Duru'yu kendi çocuğu gibi gören ve onun eğitimi için en az benim kadar kaygılanan, benden çok araştıran dayımıza bu konuda çok şey borçluyuz.
Peki ya diğerleri. Çocuk büyütmenin en zor yanlarından biri imiş eğitim. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Tenefüslerde dışarı çıktığında tekrar sınıfını bulabilir mi,
Ya izin problemi yaşarsam da yanında olamazsam ne yaparım.
Küçük diye düşündüğümden tekrar anaokuluna gönderirsem bastırmış olurum, yazık değil mi 3 yıl anaokulunda zaman kaybı.
Servis onu almadan gelir mi eve, Duru daha ne benim nede babasının telefonunu tam olarak biliyor.
Peki derslerde nasıl olacak, konuşmayı çok seven Duru konuştuğunda öğretmeni nasıl tepki verecek, ve karşılaştığı cezalarda okuldan çok soğur mu?
Eğitim sistemi öğretmene dayalı olduğu bir mekanizmada bu öğretmen değiştiğinde çocuğum ters köşe olmaz mı?
Öğretmenin çocuklara yaklaşımları nasıl acaba ve velisi olarak kimyamız tutacak mı?
Tuvaletleri nasıl acaba, temiz mi ve çocukların boyları yetişir mi?
Çocuklar merdivenlerden itiş kakış inip çıkıyorlar ve Duru malesef ki çok gevşek bir çocuk kesin düşer, hep ben olamam ki yanında, ne yapacak?
Ben okula başlarken de her şey bu kadar zor muydu acaba. Çok geç biliyorum ama kafamı çok kurcalıyor bu okul sorunsalı. Bir yıldır düşünüp duruyordum, özel okul mu devlet okulu mu diye. Biliyorum bir çok madde özel okul olsaydı aklımı kurcalamayacaktı ama özel okula o kadar para vermek ne kadar mantıklıydı, yada ben ne kadar kaldıra bilirdim bu maddi külfeti. Kaldı ki müfredat aynı sadece spor aktiviteleri ve yabancı dili için tercih edecektim. Gerçi müfredat aynı ama dersi görme koşulları aynı değil. Hepsini üst üste koyduğumda sadece yabancı dil için bile olsa vermeye değerdi ama şuan bu koşulları sağlayabilirdim fakat devamını getirememek korkuttu beni.
Devlet okuluna gelince;
Balkonumdan baktığımda sınıfların içini görebildiğim, evimin hemen karşısında okul ama Duru oraya gitmeyecek, daha uzak bir yere servis kullanarak gidip gelecek. Bunun sebebi okulumuzun çevresi çok kötü, okul dağıldığında okulun bahçesinde kuzgun gibi bekleyen saçma sapan bir kaç genç ve malesef ki etek boyu fora yapmış, makyajları eksik olmayan, süslerine bir hayli dikkat eden kızlarımız var, tabi bunların yanında arada kavgaları, birbirlerine sarkmalarıda cabası.
Çocuğumun böyle bir ortamda okuması taraftarı değildim ve Duru benim işyerime yakın, çevresi daha nezih ve sınıf ortalaması 25-30 kişi arasında değişen bir okula gidecek. Kendimce böyle bir önlem almış olmam bile beynimi kurcalayan yukarıda kaygılandığım sorunların önüne geçmiş değil.
Nasıl geçsin ki. Her yıl yeni bir eğitim sistemi, yeni kararlar, yeni sınavlar. Şimdiki çocuklar yarış atı gibi. O sınavdan bu sınava, o sistemden bu sisteme. Hep bir hazırlanma, hep stres. Acaba her sistem değiştiğinde çocuklara ne kadar anlatılıyor yeni sistem, peki anlayamayacak yaştaki çocukların velilerine ne kadar anlatılıyor. Ben kendimi şanslı hissediyorum diğer insanlardan, dayımız, yengemiz ve teyzemiz öğretmen Allah'tan. Özellikle Duru'yu kendi çocuğu gibi gören ve onun eğitimi için en az benim kadar kaygılanan, benden çok araştıran dayımıza bu konuda çok şey borçluyuz.
Peki ya diğerleri. Çocuk büyütmenin en zor yanlarından biri imiş eğitim. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










