Sayfalar

8 Nisan 2015 Çarşamba

DURU'DAN SEÇMELER :)

Cumartesi günü Eminönünde nişan ikramlıkları için alınan ve yapılacak olan lokum kutuları için satıcı bayana dedim ki;
Ben: Lütfen nasıl yapacağım konusunda bir örnek gösterebilir misiniz? Pek becerikli olduğum söylenemez.
Duru: Gerek yok ben becerikliyim yapabilirim.
Ben ve Satıcı:!!!!!

Anne dolaşır günlerce taa yerlere kadar dökülen siyah noktalı pembe elbise için ama bulamaz, evdekilerle idare edelim bari deyip umudunu yitirmişken E-bebekten tesadüfen bulduğu soldaki resimde mevcut olan elbiseyi alır ve eve mutlu mesut gider. Elbiseyi gören Duru önce çok sevinir ve 5 dakika sonra bombayı patlatır:
-Anne bu elbise nişana olmaz ki düğüne daha güzel olur, sen nişana başka elbise bak.......

Bir gün Duru okuldan gelir, elinde bir kaç küçük kağıt parçası ve merak edip soruyorum;
Duru bunlar ne?
Mektup annecim Ayaz verdi?
Ayazda kim?
Bizim serviste, başka sınıfta bana mektup yazmış,
Hıı ne yazmış (kağıtta sadece çizikler var),
Beni çok sevdiğini, aslında tüm arkadaşlarını Ayaz çok seviyormuş ama beni daha çok seviyormuş bu yüzden sadece bana yazdı mektubu, ben de ömrüm boyunca saklıycam.....

Minibüste gidiyoruz yanımda oturan amca Duru'yu sevdikten sonra kızım nerelisiniz diyor,
Bende memleketimi söyledim Duru oradan atlar,
-Anne niye yalan söylüyorsun ben ve babam Iğdırlıyız.

Dolmabahçe sarayını ziyaretten dönen Duru beni ananesinin telefonu ile arar ve;
-Annecim çok teşekkür ederim beni oraya gönderdiğin için dedi,
-Mutlu oldun mu peki,
-Evet anne bizim için çok önemli liderimiz Atatürk'ün vefat ettiği yeri gördüm, yatağında bayrağımız vardı o yatakta vefat etmiş, hatta anne inanamazsın her oda farklı renkteydi, Atatürk'ün silah arkadaşları hep oraya gidiyormuş, hatta tüm önemli kararlar orada alınıyormuş,
-Aferin sana hiçbir şeyi unutmamış benim zeki kızım,
-Tabi anne ben kulaklarımı kapattım herkese sadece öğretmenime açtım onu çok iyi dinledim ve hiçbir şeyi unutmadım :))

E bir Maşallah dimi benim kuzuma:) :)





BU GÜNLERDE BEN!

O kadar yoğunum ki şu günlerde nasıl anlatsam bilemedim.
Cumartesi apar topar Eminönüne gidildi 3 saat kalınan trafiğin ardından, eksikler tamamlandı, pazar beklenmeyen migren nöbeti eşliğinde Duru kuzusuna kıyafet arandı ve maalesef bulunamadı, kaynanana bohçaları hazırlandı bu akşam son rötuşlar atılacak, benim bohça dün akşam hazırlandı bir ara resimleri paylaşacağım (İnşallah).
Bana gelince şu son günlerde öz güven tavan yapmış durumdaki sormayın gitsin, nişan çikolatasını (tepsi içinde)ben hazırlarım diye atladım, hadi bakalım deneyeceğiz ve göreceğiz yapabilecek miyim merak ediyorum. İnşallah becerebilirim.
Ha bu arada nişandaki ikramlıkları da ben hazırlarım dedim, teferruatını düşünmeden, tabi buda yetmez dedim bohçaları da ben süslerim dedim! Umarım benim yüzümden kimse mahcup olmaz (İnşallah). Sadece bu işlerden tamam olan bohçalar :) Cuma gecesi yada c.tesi sabaha karşı Balıkesir'e gitmek için yola çıkacağız. Bu akşam nişan tepsimizi ve valizimizi hazırlamayı düşünüyorum yarın ve cuma ise sadece ikramlıkları hazırlarım diye düşündüm, çünkü gündüz çalışıyorum akşamları koca kişisi ve sevgili damat ile bitiririz diye planladım.   Dedim ya özgüven patlaması yaşıyorum diye :)

6 Nisan 2015 Pazartesi

KARTEPE - MAŞUKİYE - ABANT HEPSİ BİR ARADA :)

Aralık ayında bir gün eşim geldi yarın size bir sürprizim var dedi, bir yere götüreceğim hazır olun dedi.  Neresi dedim orası sürpriz dedi ama tek ipucu sıkı sıkı giyinin oldu. Bizde kızçemle sıkı sıkı giyindik, birerde yedek aldık sabah 5'te çıktık yola, ilk durağımız Kartepe idi. Ama biz karsız bir tepe ile karşılaştık o başka. Yıllardır doğru düzgün kar görmüyoruz diye götürmüş ama nereden bilelim İstanbul'da Şubat ayında 30 senenin yağmayan karı yağacak diye. Gerçi biz kar görmedik diye üzülmüştük ama yine de güzeldi...
Sonra Maşukiye gittik, en beğendiğim orası oldu. Tepelerden eriyen kar suları şelale gibi olmuş, yemyeşil bir yer tam benlik,
Son durak Abant oldu, hava oldukça soğuk ve çok fazla sis nedeni ile güzel bir manzara yakalayamadık, ama çok eğlendik. Aslında niyette Yedigöller'de varmış ama karanlık çökünce gidemedik. Akşam evimizin yolunu tuttuk ama temiz havamı çarptı mı bilmiyorum ertesi gün uykudan gözümü kaldıramıyordum.  Hafta sonu geçen yoğun ve yorucu işlerimi toparlayınca yazarım artık... Herkese İyi haftalar..........

3 Nisan 2015 Cuma

ELBİSE ARIYORUZ

Nişanımız var efenim. Balıkesir'e kardeşimize eş, kendimize kardeş almaya gidiyoruz.
Ailemizin 11. ferdini istemeye gidiyoruz. Efendimizin sünnetini yerine getirip, mutlu bir yuvanın (inşaAllah) temelini atmaya gidiyoruz. İkinci kez görümce olmaya, çok tatlı bir kızçenin ablası olmaya gidiyorum.
 Yoğun bir hafta sonu bizi bekler. Geçen hafta yarım kalan nişan alışverişi için Eminönü tekrar ziyaret edilecek, sandıktan çıkan ıvır zıvırlar yıkanıp ütülenecek, en zevkli iş olan bohça hazırlama başlayacak, Duru Ecrin kokoşuna pembe, taaa yerlere kadar dökülen, üzerinde siyah noktaları olan bir elbise araştırılacak ve İnşaAllah bulunup kızçenin gönlü hoş edilecek. Aksi taktirde çıkacak krizi bastıramayacağım galiba.
Çünkü benim özellikle özel günlerde 3 kişilik çekirdek ailemizi uyumlu giydirme takıntım Duru'yu içerletiyor olacak ki, anne ben pembe, taaa yerlere kadar dökülen, üzerinde siyah noktaları olan bir elbise istiyorum ve bu sefer siz bana uygun giyinin demez mi!!! babası ile göz göze geldik, muhtemelen o an ikimizde koca kişisini üzerinde pembe puantiyeli gömlekle hayal ettik.:)) zira benim aklımdan geçen ilk şey oydu. Neyse yalvar yakar Duruşu ikna ettik bu nişanda herkes kafasına göre takılacak istemeye giderken uyumlu giyineceğiz.
Resime gelince alakasız gibi görünsede nisan ayındayız ve nisan yağmuru şifa getirdiğini Peygamberimiz bile söylemiş. Bu konuyu severek bloğunu takip ettiğim bir kase lezzette geçen yıl çok güzel anlatmıştı. Merak edenler için burada var. Nisan yağmurlarını kaçırmadan toplayalım ve şifa için aile fertlerine içirelim İnşallah.......     
 Herkese hayırlı cumalar.......

2 Nisan 2015 Perşembe

DURU HALLERİ

Seviyorum senin her halini ......

1 Nisan 2015 Çarşamba

ÖĞRETMENLER GÜNÜ FAALİYETİ

Öğretmenler gününde sınıf annesi toplu bir şey alalım diye düşündü ve cüzi bir miktar topladık aramızda. Bu durum hiç içime sinmedi ve hadi öğretmenine biz birşeyler yapalım dedim ve Duru bunu duyunca çok sevindi. Sonuçta bize emek veriyor ve ben de emeğimizi içeren bir şeyler yapmak istedim.
Nette bir site keşfetmiştim ve hala bir çok faaliyette oradan fikir alıyorum merak edenlere burada. işte bu faaliyeti oradan bulduk. Hafta sonu yaptık ve öğretmenimize öğretmenler günü için hazırladık.
Öğretmenimiz görünce çok beğenmiş hatta o gün ilçe eğitim müdürlüğüne Okulu temsilen Duru ve 2 erkek arkadaşını alarak ziyarete gitmişler ve giderken bizim faaliyetimizi de yanlarında götürmüşler. Öğretmenimizle konuştuk akşamında ve çok beğendim onu ilçe eğitim müdürüne hediye olarak götürdük dedi:) Başlarken bu kadar iyi bir iş çıkaracağımızı sanmıyordum ama sonuç benide mutlu etti. Bu faaliyette şunu anladım Duru çok iyi makas kullanıyor, Maşallah kuzuma benim :)

SON BAHAR PROJEMİZ

Okulumuzda çok fazla ödev olmaz, çok nadiren Duru ödevim var diye gelir. Sonbahara girerken anne sonbahar ile ilgili ödev yapmamızı istedi öğretmenimiz dedi. Yaprak toplayıp yapıştırmak istemedim. Amasra gezimizde Duru'ya kırık bir dal parçası vermişlerdi boyarız diye öylece duruyordu.
Biz duru ile onu sonbahar rengine boyadık. Ağaç olarak nitelendirdik. Üzerine kuş yapıştırdık ve alt tarafına birkaç yaprak koyduk. Kuzum öğretmenine verdiğinde ''bu nedir'' diye sormuş öğretmenimiz ve işte Duru'nun cevabı;
Bu bir sonbahar ağacı öğretmenim. Sonbaharda yapraklar döküldüğünden ağaçta yaprak kalmamış hepsi dökülmüş. Kuşlarda sıcak ülkelere gidiyorken uçmaktan yorulmuş ağaçta dinleniyorlar ve biraz sonra yine uçmaya devam edecekler demiş.
Öğretmeni evet aynen öyle yaparlar demiş ve kuzumu öpmüş:) Akşam eve geldiğinde çok mutluydu prensesim aferin aldığı için :))