Sayfalar

13 Şubat 2014 Perşembe

TATİL BİTTİ

Bu gün yeniden başladık okula ŞÜKÜRLER OLSUN. Pazar gece yine ateşimiz yükseldi. Gözle görünür bir şikayetimiz yoktu, velhasıl tahliller alındı. o gün hastanede geçirildi. İdrar tahsilinde sorun çıkmadı. Salı günü araştırma hastanesine gidilerek genel bir tarama için boğaz ve idrar kültürleri ve kan tahlilleri için örnekler verildi. İnşallah bir sorun çıkmaz kaç gündür bu yüzden tedirginim.

Kuzum 1 hafta boyunca hazırlandığı bale ödevini henüz icra edemedi:( Bunun içinde ayrıca üzüldük. Neyse iyi olsunda başka birşey istemem.
Şimdi mi nasılız; renk soluk, kilolar verilmiş ve olanca iştahsız gezinip duruyor işte....
Hayde blogcum selametle kal ve selamete çıkalım diye dua et.

24 Ocak 2014 Cuma

İLK KARNEMİZ

İlk karnemizi aldık. Bir ilki bir gururu daha yaşattı yavrum. Minik meleğim daha nice başarı dolu yıllarına İnşallah.....
Rabbim ömür boyu   güldürsün yüzünü güzeller güzeli yavrum benim...........

22 Ocak 2014 Çarşamba

TUTAMIYORUM ZAMANI

Zamanı tutamıyorum.
Yapmak istediklerim bir sürü yaptıklarım bir avuç içini doldurabilecek kadar az. Nerede hata yapıyorum?
Sürekli bir handikap, sürekli bir vicdan muhasebesi.........
Her şeyi herşeyin sahibine emanet etmek en güzeli ama galiba her şeyden önce nefsimi sabırla terbiye edip, tevekkülle  beklemeli ve emanet etmeli.....
Rabbim sana emanet ederek sana sığınıyorum gönlümden kalbimden geçen herşeyi. Sen hayırlısıyla muhafak olmam için yardım et. AMİN...........

17 Aralık 2013 Salı

= 4 =

Koskoca 4 oldu benim kızım. 41 kere MAŞALLAH benim güzeller güzelime. Rabbim yüzü ve adı kadar DURU bir ömür nasip etsin yavruma.
İyi doğdun
İyiki doğurdum.
İyi ki varsın.
İyi ki benim yarumsun.
Daha nice yıllara güzel meleğim.

16 Aralık 2013 Pazartesi

MERHABALAR

Uzun aradan sonra MERHABALAR...
Çok oldu çok biliyorum suçluyum kuzumun anılarına bu kadar ara verdiyim için:(
Ama burdayım işte uzaktan herkesi ara ara izledim ama çok vaktim yoktu. Hayatımızda çok şey değişti. Bir işe girdim nazi kampı gibi. Oldukça kurumsal bir yer ama maalesef kurumsallık arttıkça rekabet ve adaletsizliklerde diz boyu oluveriyor. Ayrıca Internet komple yasak sadece bankalar ve gelirler.com hariç diğerleri kapalı. Servis olmadığından eve geç varıyordum öyle olunca evdende yazamaz oldum. Diğer firmamda yaklaşık 5 yıl çalıştım burada 8 ay inanın iki katı yıprandım.
Hayatımızda neler mi değişti;
-Kuzum okula başladı. 15 Ağustosta okula yazıldı ve eylül ayından beri DURU OKULLU OLDU.
-Böbrek taşları yeniden nüksetti. Artık iki böbreğindede taş var malesef:(
-Gül hastalığı diye bir hastalığa yakalandık hala çekiyoruz. Rabbimden tüm hastalara kızımada beraber şifa diliyorum.
-30 Kasım itibari ile işten ayrıldım dersaneye gidiyorum KPSS için. Lütfen dua edin. Eşim özellikle özel sektörde iş saatlerinin esnekliğinden kaynaklı çalışmamı istemiyor.

Duruş okulunda çok mutlu tek sıkıntımız sabah 6 da kalk(am)ıyor olması. Bide okula başladığımızdan beri tam bir feminist oldu. Tüm erkeklerden nefret ediyormuş. Bir kızın erkek arkadaşı olamazmış sadece kızlardan arkadaş olurmuş (!) Çünkü onlar çok yaramazmış en kötüsüde hepsi Duru'ya sen bebeksin diyince erkekler tüm ipleri kaparmış oldular:) Zira bugünlerde büyüme takıntısındayız da....
Bizden şimdilik bukadar:)))

3 Haziran 2013 Pazartesi

ÇÖZEMEDİM

Yaşadıklarımızmıdır beni bukadar derinden etkileyen yoksa yaşamaya korktuklarımız mıdır acaba?
Yoksa bu kadar ufak kıvılcımlarla başlayıp daha evvel şahit olduklarımızın yaşadıklarını yaşamak mı korkutuyor da boğazımı düğüm düğüm yapıyor bu durum.
Yoksa bu da değilde bugünümü yarınım olan kızıma bırakamama korkusu mu içimi yakıyor?
İnsanları bu kadar dolduran nedir anlayamıyorum anlam veremiyorum. Herkes bu kadar mı şikayetçi idi bugününden. Yoksa insanlar şükretmeyi mi unuttu, doyumsuzluk mu sardı hepsini.
Yoksa birileri oynuyor da benim kardeşlerim de yine piyon mu? Yıllardır süren aynı toprağın vatandaşı olan Kürt-Türk sorunu gibi.
Fillerin kavgasında çimenler ezilir. Bu çimen bugünün anneleri biz mi, yoksa sadece sevgi aşıladığımız yavrularımız mı?
Bütün bu soruların cevabını ararken lise yıllarına gidiyorum ve tarih hocamın bir sözü geliyor aklıma;
Siz sabah kalkıp işe gitmenin ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu biliyor musunuz?
Peki rahatlıkla bakkaldan ekmek alıp eve gelmenin bile ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu.
Ben biber gazının adını çocuğuma öğretmek zorunda kalmak istemiyorum,
Ben içinde mutlu anılar biriktirdiğimiz parkların harabe hallerini kızım görsün istemiyorum,
Ben taktığım başörtüsünün savaşını çocuğumun gözü önünde vermek istemiyorum,
Ben uzağımda olan kardeşlerim için endişelenmek istemiyorum.
BENİM BLOĞUMDA DİRENİŞ YOK.
Sadece Dua var. Yarınlarımız için, yavrularımıza huzur dolu bir hayat bırakmak için tıpkı 2 hafta önce olduğu gibi.
Ben şiddetin hiçbir zaman bir ifade yöntemi olmadığını savunuyor ve her geçen gün bu durumu uzatanların da samimiyetsizliklerine kanaat getiriyorum.
Rabbim bu ahir zamanda hepimizin gözünü açmayı nasip etsin.
Topraklarımıza kan dökülmeden huzura varmayı nasip etsin ki kimseciklerin diline iş işten geçtikten sonra KEŞKE düşmesin.
AMİN....

16 Mart 2013 Cumartesi

SABAHIN SAAT 4:44 VE MÜTHİŞ BİR KAR

Sabah namazına niyet uyandım ve nazlı nazlı ama iri iri karların düştüğünü gördüm okadar hoşuma gitti ki o mutlulukla eşimi uyandırdım. O tabiki ha evet dedi ve tekrar uyudu sanırım yanlış kişiyi uyandırdım Duruşu uyandırsam onun tepkisi babasından daha duyarlı olacağı garanti:))
Bu gün olmasını çok istediğim bir şey var dua edin hakkımda hayırlısıyla olsun olur mu! Sabahın köründe başka birşey yazılmıyor bizden haberler başka postta gelir artık. İyi hafta sonları.........