Zamanı tutamıyorum.
Yapmak istediklerim bir sürü yaptıklarım bir avuç içini doldurabilecek kadar az. Nerede hata yapıyorum?
Sürekli bir handikap, sürekli bir vicdan muhasebesi.........
Her şeyi herşeyin sahibine emanet etmek en güzeli ama galiba her şeyden önce nefsimi sabırla terbiye edip, tevekkülle beklemeli ve emanet etmeli.....
Rabbim sana emanet ederek sana sığınıyorum gönlümden kalbimden geçen herşeyi. Sen hayırlısıyla muhafak olmam için yardım et. AMİN...........
22 Ocak 2014 Çarşamba
17 Aralık 2013 Salı
= 4 =
16 Aralık 2013 Pazartesi
MERHABALAR
Uzun aradan sonra MERHABALAR...
Çok oldu çok biliyorum suçluyum kuzumun anılarına bu kadar ara verdiyim için:(
Ama burdayım işte uzaktan herkesi ara ara izledim ama çok vaktim yoktu. Hayatımızda çok şey değişti. Bir işe girdim nazi kampı gibi. Oldukça kurumsal bir yer ama maalesef kurumsallık arttıkça rekabet ve adaletsizliklerde diz boyu oluveriyor. Ayrıca Internet komple yasak sadece bankalar ve gelirler.com hariç diğerleri kapalı. Servis olmadığından eve geç varıyordum öyle olunca evdende yazamaz oldum. Diğer firmamda yaklaşık 5 yıl çalıştım burada 8 ay inanın iki katı yıprandım.
Hayatımızda neler mi değişti;
-Kuzum okula başladı. 15 Ağustosta okula yazıldı ve eylül ayından beri DURU OKULLU OLDU.
-Böbrek taşları yeniden nüksetti. Artık iki böbreğindede taş var malesef:(
-Gül hastalığı diye bir hastalığa yakalandık hala çekiyoruz. Rabbimden tüm hastalara kızımada beraber şifa diliyorum.
-30 Kasım itibari ile işten ayrıldım dersaneye gidiyorum KPSS için. Lütfen dua edin. Eşim özellikle özel sektörde iş saatlerinin esnekliğinden kaynaklı çalışmamı istemiyor.
Duruş okulunda çok mutlu tek sıkıntımız sabah 6 da kalk(am)ıyor olması. Bide okula başladığımızdan beri tam bir feminist oldu. Tüm erkeklerden nefret ediyormuş. Bir kızın erkek arkadaşı olamazmış sadece kızlardan arkadaş olurmuş (!) Çünkü onlar çok yaramazmış en kötüsüde hepsi Duru'ya sen bebeksin diyince erkekler tüm ipleri kaparmış oldular:) Zira bugünlerde büyüme takıntısındayız da....
Bizden şimdilik bukadar:)))
Çok oldu çok biliyorum suçluyum kuzumun anılarına bu kadar ara verdiyim için:(
Ama burdayım işte uzaktan herkesi ara ara izledim ama çok vaktim yoktu. Hayatımızda çok şey değişti. Bir işe girdim nazi kampı gibi. Oldukça kurumsal bir yer ama maalesef kurumsallık arttıkça rekabet ve adaletsizliklerde diz boyu oluveriyor. Ayrıca Internet komple yasak sadece bankalar ve gelirler.com hariç diğerleri kapalı. Servis olmadığından eve geç varıyordum öyle olunca evdende yazamaz oldum. Diğer firmamda yaklaşık 5 yıl çalıştım burada 8 ay inanın iki katı yıprandım.
Hayatımızda neler mi değişti;
-Kuzum okula başladı. 15 Ağustosta okula yazıldı ve eylül ayından beri DURU OKULLU OLDU.
-Böbrek taşları yeniden nüksetti. Artık iki böbreğindede taş var malesef:(
-Gül hastalığı diye bir hastalığa yakalandık hala çekiyoruz. Rabbimden tüm hastalara kızımada beraber şifa diliyorum.
-30 Kasım itibari ile işten ayrıldım dersaneye gidiyorum KPSS için. Lütfen dua edin. Eşim özellikle özel sektörde iş saatlerinin esnekliğinden kaynaklı çalışmamı istemiyor.
Duruş okulunda çok mutlu tek sıkıntımız sabah 6 da kalk(am)ıyor olması. Bide okula başladığımızdan beri tam bir feminist oldu. Tüm erkeklerden nefret ediyormuş. Bir kızın erkek arkadaşı olamazmış sadece kızlardan arkadaş olurmuş (!) Çünkü onlar çok yaramazmış en kötüsüde hepsi Duru'ya sen bebeksin diyince erkekler tüm ipleri kaparmış oldular:) Zira bugünlerde büyüme takıntısındayız da....
Bizden şimdilik bukadar:)))
3 Haziran 2013 Pazartesi
ÇÖZEMEDİM
Yaşadıklarımızmıdır beni bukadar derinden etkileyen yoksa yaşamaya korktuklarımız mıdır acaba?
Yoksa bu kadar ufak kıvılcımlarla başlayıp daha evvel şahit olduklarımızın yaşadıklarını yaşamak mı korkutuyor da boğazımı düğüm düğüm yapıyor bu durum.
Yoksa bu da değilde bugünümü yarınım olan kızıma bırakamama korkusu mu içimi yakıyor?
İnsanları bu kadar dolduran nedir anlayamıyorum anlam veremiyorum. Herkes bu kadar mı şikayetçi idi bugününden. Yoksa insanlar şükretmeyi mi unuttu, doyumsuzluk mu sardı hepsini.
Yoksa birileri oynuyor da benim kardeşlerim de yine piyon mu? Yıllardır süren aynı toprağın vatandaşı olan Kürt-Türk sorunu gibi.
Fillerin kavgasında çimenler ezilir. Bu çimen bugünün anneleri biz mi, yoksa sadece sevgi aşıladığımız yavrularımız mı?
Bütün bu soruların cevabını ararken lise yıllarına gidiyorum ve tarih hocamın bir sözü geliyor aklıma;
Siz sabah kalkıp işe gitmenin ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu biliyor musunuz?
Peki rahatlıkla bakkaldan ekmek alıp eve gelmenin bile ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu.
Ben biber gazının adını çocuğuma öğretmek zorunda kalmak istemiyorum,
Ben içinde mutlu anılar biriktirdiğimiz parkların harabe hallerini kızım görsün istemiyorum,
Ben taktığım başörtüsünün savaşını çocuğumun gözü önünde vermek istemiyorum,
Ben uzağımda olan kardeşlerim için endişelenmek istemiyorum.
BENİM BLOĞUMDA DİRENİŞ YOK.
Sadece Dua var. Yarınlarımız için, yavrularımıza huzur dolu bir hayat bırakmak için tıpkı 2 hafta önce olduğu gibi.
Ben şiddetin hiçbir zaman bir ifade yöntemi olmadığını savunuyor ve her geçen gün bu durumu uzatanların da samimiyetsizliklerine kanaat getiriyorum.
Rabbim bu ahir zamanda hepimizin gözünü açmayı nasip etsin.
Topraklarımıza kan dökülmeden huzura varmayı nasip etsin ki kimseciklerin diline iş işten geçtikten sonra KEŞKE düşmesin.
AMİN....
Yoksa bu kadar ufak kıvılcımlarla başlayıp daha evvel şahit olduklarımızın yaşadıklarını yaşamak mı korkutuyor da boğazımı düğüm düğüm yapıyor bu durum.
Yoksa bu da değilde bugünümü yarınım olan kızıma bırakamama korkusu mu içimi yakıyor?
İnsanları bu kadar dolduran nedir anlayamıyorum anlam veremiyorum. Herkes bu kadar mı şikayetçi idi bugününden. Yoksa insanlar şükretmeyi mi unuttu, doyumsuzluk mu sardı hepsini.
Yoksa birileri oynuyor da benim kardeşlerim de yine piyon mu? Yıllardır süren aynı toprağın vatandaşı olan Kürt-Türk sorunu gibi.
Fillerin kavgasında çimenler ezilir. Bu çimen bugünün anneleri biz mi, yoksa sadece sevgi aşıladığımız yavrularımız mı?
Bütün bu soruların cevabını ararken lise yıllarına gidiyorum ve tarih hocamın bir sözü geliyor aklıma;
Siz sabah kalkıp işe gitmenin ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu biliyor musunuz?
Peki rahatlıkla bakkaldan ekmek alıp eve gelmenin bile ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu.
Ben biber gazının adını çocuğuma öğretmek zorunda kalmak istemiyorum,
Ben içinde mutlu anılar biriktirdiğimiz parkların harabe hallerini kızım görsün istemiyorum,
Ben taktığım başörtüsünün savaşını çocuğumun gözü önünde vermek istemiyorum,
Ben uzağımda olan kardeşlerim için endişelenmek istemiyorum.
BENİM BLOĞUMDA DİRENİŞ YOK.
Sadece Dua var. Yarınlarımız için, yavrularımıza huzur dolu bir hayat bırakmak için tıpkı 2 hafta önce olduğu gibi.
Ben şiddetin hiçbir zaman bir ifade yöntemi olmadığını savunuyor ve her geçen gün bu durumu uzatanların da samimiyetsizliklerine kanaat getiriyorum.
Rabbim bu ahir zamanda hepimizin gözünü açmayı nasip etsin.
Topraklarımıza kan dökülmeden huzura varmayı nasip etsin ki kimseciklerin diline iş işten geçtikten sonra KEŞKE düşmesin.
AMİN....
16 Mart 2013 Cumartesi
SABAHIN SAAT 4:44 VE MÜTHİŞ BİR KAR
Sabah namazına niyet uyandım ve nazlı nazlı ama iri iri karların düştüğünü gördüm okadar hoşuma gitti ki o mutlulukla eşimi uyandırdım. O tabiki ha evet dedi ve tekrar uyudu sanırım yanlış kişiyi uyandırdım Duruşu uyandırsam onun tepkisi babasından daha duyarlı olacağı garanti:))
Bu gün olmasını çok istediğim bir şey var dua edin hakkımda hayırlısıyla olsun olur mu! Sabahın köründe başka birşey yazılmıyor bizden haberler başka postta gelir artık. İyi hafta sonları.........
Bu gün olmasını çok istediğim bir şey var dua edin hakkımda hayırlısıyla olsun olur mu! Sabahın köründe başka birşey yazılmıyor bizden haberler başka postta gelir artık. İyi hafta sonları.........
28 Şubat 2013 Perşembe
BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM
Ama dahada önemlisi 9 aydır beklediğimiz bebişimizde bugün doğmak üzere oluşu. Yengem hamile kaldığından beri bu bebekle benim doğum günümü birlikte kutlarız diyordum, diye diyede oldu galiba:))
Yengem şuan hastanede bende postu yayınladıktan sonra hastaneye gidicem ailenin yeni ferdi ile tanışmaya. İlginç olan bişey daha var bu amcamın 3. oğlu ve ilk ikisininde doğum günlerinin 2 kardeşimle aynı olması:)))
Doğumlar ne kadar güzel değil mi nasıl heyecan veriyor insana:))
Yengem şuan hastanede bende postu yayınladıktan sonra hastaneye gidicem ailenin yeni ferdi ile tanışmaya. İlginç olan bişey daha var bu amcamın 3. oğlu ve ilk ikisininde doğum günlerinin 2 kardeşimle aynı olması:)))
Doğumlar ne kadar güzel değil mi nasıl heyecan veriyor insana:))
26 Şubat 2013 Salı
NEREDEN BAŞLAMALI
Hiçbir fikrim yok nereden başlayayım. Son postu yayınladıktan sonra 14 ocakta Ankara'ya gittik. Aydında okuyan kız kardeşimin geleceğini düşünen annemlere iyi bir sürpriz oldu. Zaten gidişimin tek güzel yanıda o oldu. 10 gün kaldık orada benim dişime yaptırdığım dolgu sayesinde yatak döşek yattım enfeksiyon kapmış dişim geleceğim günden bir gün evvel sinirleri aldı doktorda öğle rahatladım. Neden başından yapmazlar işlerini anlamam....
Aslında Ankara fikri biranda çıktı. Bazı olaylara canım fazlaca sıkılınca Ankara'ya gittim kafam dağılsın diye o anlamda iyi oldu sevdiklerimin yanında deşarj oldum resmen. Orada Duruşu nefrolojiyede götürdük ve kalsiyum yine yüksek çıktı aman dikkat taş tekrar üreye bilirmiş (Allah korusun) dedi dr.
İş mevzuma gelince Ankara ya gideceğim akşam anlaşmış olduğum firmanın sahibi beni aradı tekrar şartları konuştuk ve arada sırada bir iki saatlik mesaiye kalabileceğimi söyleyince daha evvel kati suretle kabul etmediğimi hatırlattım ve orası başlamadan bitti.
Döndüğümde evimi nekadar özlediğimi anladım. Ankara dan zorla getirdiğim Duru kuzusuda odasına girince herşeyi unuttu. Oda benim gibi evcil.Oysa Ankara'daki son akşamımızda ananesiyle uyuyan Duru yatakta şunları konuşuyorlardı;
Anane - Duru ben seni çok özlüycem gitmesen olmazmı
Duru - İstanbula gelin ozaman bende seni özlüyorum
Anane - Olmaz Uğur dayın burada
Duru - O da gelsin
Anane - ama burada çalışıyor gelemeyiz
Duru - Sizin ordaki ev çok mu soğuk o yüzdenmi dayım burada çalışıyor....
Oda anlam veremiyor anlamsız mesafelere annesi gibi... Geldikten sonra bende Duruda burada grip olduk Ankara da orada olduğumuz süre boyunca hava çok güzeldi burada da soğuk olunca muhtemelen şifayı buyüzden kaptık.Ama şuan ikimizde iyiyiz sadece bir süredir peşimizi bırakmayan olumsuzluklar var arada canımı fazlaca sıkıyor.
Şu sıralar en çok duayı sağlık için ve hayırlı bir iş için ediyorum. Zira istediğim gibi bir iş bulursam ilk iş oturduğum evi değiştirmek olacak ki can sıkıntımın en büyük sebebi bu. Ama yazmama sebep bunlar değil hazırlandığım sınavlardı. Ha bu arada nezaman uzaklaşsam beni unutmayan Serpil'ime de ayrıca teşekkürler.
Resimler yok Duru fotoğraf makinemi kırdı yeni bir fotoğraf makinesi arayışındayım. Bu konudaki tavsiyelerinizi bekliyorum efendim sağlıkla kalın........
Aslında Ankara fikri biranda çıktı. Bazı olaylara canım fazlaca sıkılınca Ankara'ya gittim kafam dağılsın diye o anlamda iyi oldu sevdiklerimin yanında deşarj oldum resmen. Orada Duruşu nefrolojiyede götürdük ve kalsiyum yine yüksek çıktı aman dikkat taş tekrar üreye bilirmiş (Allah korusun) dedi dr.
İş mevzuma gelince Ankara ya gideceğim akşam anlaşmış olduğum firmanın sahibi beni aradı tekrar şartları konuştuk ve arada sırada bir iki saatlik mesaiye kalabileceğimi söyleyince daha evvel kati suretle kabul etmediğimi hatırlattım ve orası başlamadan bitti.
Döndüğümde evimi nekadar özlediğimi anladım. Ankara dan zorla getirdiğim Duru kuzusuda odasına girince herşeyi unuttu. Oda benim gibi evcil.Oysa Ankara'daki son akşamımızda ananesiyle uyuyan Duru yatakta şunları konuşuyorlardı;
Anane - Duru ben seni çok özlüycem gitmesen olmazmı
Duru - İstanbula gelin ozaman bende seni özlüyorum
Anane - Olmaz Uğur dayın burada
Duru - O da gelsin
Anane - ama burada çalışıyor gelemeyiz
Duru - Sizin ordaki ev çok mu soğuk o yüzdenmi dayım burada çalışıyor....
Oda anlam veremiyor anlamsız mesafelere annesi gibi... Geldikten sonra bende Duruda burada grip olduk Ankara da orada olduğumuz süre boyunca hava çok güzeldi burada da soğuk olunca muhtemelen şifayı buyüzden kaptık.Ama şuan ikimizde iyiyiz sadece bir süredir peşimizi bırakmayan olumsuzluklar var arada canımı fazlaca sıkıyor.
Şu sıralar en çok duayı sağlık için ve hayırlı bir iş için ediyorum. Zira istediğim gibi bir iş bulursam ilk iş oturduğum evi değiştirmek olacak ki can sıkıntımın en büyük sebebi bu. Ama yazmama sebep bunlar değil hazırlandığım sınavlardı. Ha bu arada nezaman uzaklaşsam beni unutmayan Serpil'ime de ayrıca teşekkürler.
Resimler yok Duru fotoğraf makinemi kırdı yeni bir fotoğraf makinesi arayışındayım. Bu konudaki tavsiyelerinizi bekliyorum efendim sağlıkla kalın........
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
