Sayfalar

11 Aralık 2012 Salı

HERŞEY BUNUNLA BAŞLADI

Aslında benim böyle bir amacım yoktu. Bunu da babası ilk yaş gününde aldı. Orada harfleri okudukça buda tekrar etmeye başladı. Kitap okuduğumda dur sıra bende diyerek alıyordu bir baktım büyük harfleri tek tek okuyor. Zaten rakamların hepsini yaklaşık bir yıldır biliyordu. Şimdi bir yere gitsek tabelaları yada asılı bir şey görse başlıyor harfleri söylemeye. iyimi kötümü hiçbir fikrim yok. Hayır üstünde dursam okuyacak çünkü hecelemek istiyor falan burada ne yazıyor birde sen oku anne diye soruyor bana. Tabi bu yönleri için Maşallah ama ben okulda iken sıkılmasından da korkuyorum. Teşfik etmeyip körelmesinide istemiyorum.

 Bunları zaten okulda öğrenecek diye dikkatini başka yönlere çekmek için farklı kitaplarda aldım ama baktım bu durmuyor resimlere bakmak yerine harflere odaklanıyor  bende bari okul müfredatına uygun olsun diye bunu astım. İnşallah yanlış birşey yapmıyorumdur. Sizin bildiğiniz birşey varsa lütfen bize yardımcı olun.  Hani bizim çevremizdeki çocuklarla katiyen aynı değil dönemi geldide merak sardı diyemiyorum. Eğer yanlış olduğunu düşünüyorsanız lütfen tavsiye ile birlikte beni uyarın. Sevgiler.......

10 Aralık 2012 Pazartesi

MAYIS, BEN VE DURU

Mayıs Ankara'da yaşayan kardeşimin kedisi. Evcil hayvanların çocukların zeka gelişimine katkısı olduğunu duyunca biricik yiğenine bir kedi almaya karar vermiş ve almış. Bunu bana ilk söylediğinde ben tüm hayvanlardan korkuyorum balığa bile zor dokunuyorum sakın dedim oda sağolsun anlayışla karşıladı ve kendi bakmaya karar verdi.
Kurban bayramı için buraya geldiğinde mecbur Mayısıda getirmiş. Arefe günü kardeşlerimin geldiğini duyunca kahvaltıya anneme gittik tabi ben Mayısı tamamen unutmuşum. Eve girer girmez Duru ve babası evde bir kedi olduğunu duyunca coştular. Aman bana uzak olsun dedim demesine de Duru'nun anne sende bak kedicik ne kadar tatlı deyip üstüme getirmesiyle babamın kucağına çıkmam görülmeye değerdi sanırım. (Duru hala bana anne kediciklerden korkma onlar sadece kedicik korkacak birşey yok diye terapiler yapmaya devam ediyor)
Neyse kardeşim gidene kadar ben her anneme gittiğimde kediyi kardeşimin odasına koyup kapıyı kapatıyorlardı. Duru kedi ile o kadar çok oynuyordu ki artık kedi Durudan kaçar olmuştu. Bayram tam komediydi ben kediden, zavallı kedide Duru'dan kaçıyordu. Duru'yu görür görmez Mayıs yön değiştiriyormuş:)
Bayramın ikinci günü akşamı Duru kulağım ağrıyor dedi ve gece boyunca ağladı. Sabaha karşı ateşi yükselince hastaneye gittik kulakları kızarmış deyip antibiyotik verdiler. Duru tabi her gün Mayısla birlikte. Sabah kalkar kalkmaz babasıyla dayısını arayıp Mayısın hal hatırını sorup biz bir saate kadar oradayız çok özledik deyip soluğu orada alıyorlardı. Valla eşimin hayvanlara olan merakını bilirdim de Duru'ya fazlasıyla şaşırdım. Hatta Mayısı ziyaretten bu bayram akraba ziyaretlerini yetiştiremedik:)
Neyse gelelim Duru'nun hastalığına üç gün boyunca ateş düşmedi ve tekrar hastanede aldık soluğu. Yapılan kontrollerin sonucunda Duru'nun mikrop aldığına karar verildi ve son zamanlarda farklı bir durum yaşandı
mı dediğinde aklıma Mayıs geldi. Şüphelerim;
- Ben yanında olmadığımdan Mayısın dışkısını yaptığı kumla oynamış olabilir.
- Yemek arasında kediye dokunup sonrasında elini yıkamadan yemeğe devam etmiş olabilir.
- Son olarak benim gibi tüylü hayvanlara alerjisi olabilir. Bende de hemen gözlerime vuruyor gözlerim çapak bağlamaya ve şişmeye başlar.
Siz siz olun bir hayvan alacaksanız muhakkak test falan ne gerekiyorsa yaptırın sonunuz bizim gibi olmasın. Buarada ben kedi ile bukadar oynamasın diye her uyardığımda bırak oynasın  kızım senin gibi korkak olmayacak diye üste çıkan sevgiliye selam olsun.


6 Aralık 2012 Perşembe

SEVİYORUM UĞRAŞMAYI

Durunun en çok o uçları bukle saçlarını seviyorum. Ben kıvırcık saçlı olduğumdan Duru öğle olmasın diye çok dua ettim. Dümdüz saçları gittikçe dalgalandı. o dalgalar zamanla bukle oldu ve o bukleler şimdi saçlarının ucunda sadece. Saçları salık olduğunda insanlar aaaaaa sardınmı uçlarını diye soruyorlar bile:)
Ama ben sadece o buklelere aşık değilim asıl onun rengine aşığım. Ben 5 aylık hamileydim ve Duruş cinsiyetini bize göstermemekte inat ediyordu. Berat Kandili gecesi dua ettim cinsiyetini göreyim diye ve o gece 3 yaşlarında bir kız ve oğlan çocuk el ele tutuşmuş rüyama girdiler. Erkek çocuğu eşime o kadar benziyorduki bak oğlun demesini beklerken bir ses;
Bak bu senin kızın dedi. Bu kumral uçları bukle saçları ilk kez o zaman görmüştüm. O kadar hoşuma gidiyorki Durunun saçlarıyla uğraşmak. O kendi kendine oynarken ben onun peşinde saçına şekil vermeye çalışıyorum. Düşünün halimi çünkü Duruş 5 dakika bile sabit bir yerde kalamayacak kadar hareketli. Artık o bile alışmış benim saçlarına takıntılı olduğumu sabah geliyor saçlarım çirkin olmasın bak diye uyarıyor bile. Biter bitmez aynanın karşısına geçip bir orasına bir burasına bakıp duruyor.
Şuan bir yerlere yetişme derdimiz olmadığından rahat rahat yapıyorum. Bakalım bu güzel buklelerle okullu olduğundada uğraşabilecekmiyim.

5 Aralık 2012 Çarşamba

SİZDE OYUNCAK FUARINDAMIYDINIZ

Sabah uyandığında Duru bugün Keloğlana misafirliğe gidelimmi dedim sevinerek oluuuuuur dedi. İstersen ordan calio ve pepelerede geçeriz istermisin dedim havalara uçtu. Hazırlandık ve çıktık yola yol boyunca onların evi nerde diye sordu durdu. Onlar Oyuncak fuarındalar biz onları görüp gelcez dedim. Zaten sevindirik olduğundan hiç sorun çıkmadı yolda. Fuar merkezine geldiğimizde daha bilet işlemlerini halletmeden sesi duyan Duru fırladı içeriye. Bende kaybolmasın diye peşinden fırladım.

Ben birçok oyuncak olur diye düşündüm ama çizgi film fuarından ibaretti desem yeri. En çok pepelere misafir olduk oradan ayrılamadı kuzu. resimlerde görüldüğü üzere şilanın elini hiç bırakmadı. Hatta şilanın elini tutmak isteyen başka çocuklarıda tüm cadılığını kullanarak engel oldu.

günün sonunda gürültüden ben ve babacığın başı ağrır, Duruşta her gördüğüne biz oyuncak faleye gittik diye anlatır. Bu arada dönüş yolu boyunca sırf dönüyoruz diye Kuzu ağladı durdu.

4 Aralık 2012 Salı

DURU'NUN YENİ YATAĞI

-Anne baaaaak kendime yeni yatak yaptım:))

3 Aralık 2012 Pazartesi

MUTLU DURU

Dedimya artık evdeyim diye bu en çokta kuzuma yaradı. Bu durumdan pek memnun. İlk günler 9 gibi uyanıyordu aaa annem evdeymiş diyordu, ertesi gün bugünde evdeymiş diyor gün boyu evde mutlu mutlu geziyordu.  Birileri Duru annen işe gitsin mi diye sorduğunda avaz avaz bağırarak hayıııııııııııııır diyordu.
Şimdi hergün yanında olduğumu gördüğünden olsa gerek eskisi gibi değil. Bayramdan evvel Üniversiteden arkadaşlarımla buluşacaktık daha ben hazırlanırken başladı ağlamaya işe gideceksin diye. Yeniden başladığımda eminim ki çok üzülecek:(
Her sabah kahvaltıdan sonra Duru ile acaba bugün ne yapsam diye düşünmek bile bana mutluluk veriyor. Onunla öğlene kadar oynuyoruz öğlen iki buçuk saat uyuyor ve bende o sürede rahat rahat akşam yemeğimizi yapıyorum uyandığında ise o kendi kendine oynuyor ben dersime koyuluyorum.
Ders demişken ben Bilgisayarlı Muhasebe mezunuyum bide işletme okumaya karar vermiştim duru doğmadan evvel ama Duru ve okul bir arada gitmediğinden bırakmıştım şimdi kaydımı yeniledim ve ocakta sınavım var.
Böyle geçiyor işte günlerimiz, bayramma ve diğer zamanlara ait yazılarla tekrar görüşürüz.

1 Aralık 2012 Cumartesi

2 AYLIK EV HANIMINDAN SELAM VAR

Uzun süre ara verince nereden başlayacağını bilemiyor insan. Ama işte burdayız 23.09 da işten ayrıldım ki ne yapamadığımı bilemediğim uzun süre bu konuda bunalımlar yaşadığım bir dönemde, Rabbime sığınıp hayırlısı dedim  ve hayırlısı buymuş şimdi evdeyim kızımla başbaşayım. 5 yıllık Mali işler müdürü olarak çalıştığım firmadan ayrıldım. 
İşler yoğunlaştıkça gün yetmez olmuştu ve ben son 2 yıldır çok fazla mesaiye kalır olmuştum, pazar günleri bile bazen ordaydım, tabi durum böyle olunca ailemden fazlaca ödün vermeye başlamıştım hemde kızımın bana en ihtiyaç duyduğu dönemde. 
Şimdi yaklaşan doğum günümüze hazırlık yapıyoruz. Neler yaptığımız ise bir sonraki yazıda...
Sevgi ile kalın.......